Daha sonra kabukları soyularak bir kabın içinde ezilir.Затем свая погружается в грунт.
Kardeşi Kabil'in çocuklarının bir kısmı, Şit Peygamber'e verilen bu suhuflara karşı çıkmıştır.Его брат Хашим был основателем рода Хашимидов и прадедом пророка Мухаммада.
Az sayıda yerli kabileler mevcuttur.Автохтонные индейские племена немногочисленны.
Kabine, Somali Başbakanı aracılığıyla cumhurbaşkanını yürütme hakkında bilgilendirir.Возглавляется президентом Сомали, который управляет кабинетом через премьер-министра.
Biz onlara “Kızılderililer”, bazen de “Apaçiler” (normalde sadece bir kabilenin ismi) diyoruz.В историографии их обычно называют «союзами племён», иногда просто «племенами».
Chickasaw Ulusu Amerika Birleşik Devletleri'de federal olarak tanınmış en büyük 13. kabiledir.Нация чикасо в Оклахоме на сегодняшний день — тринадцатое по величине племя, признанное на федеральном уровне.
İlk zamanlarda Vizigot önderlerinin tüm kabileyi yönetecek merkezi iktidarları yoktu.В ранние времена вожди вестготов не обладали централизованной властью надо всем племенем.
Kılıf Kılıf, bıçağın kabıdır.Ножеточка — точилка для ножей.
Bunun üzerine Paşa 'bir yerden İzmir'i görmek kabil midir?' dediler.Скрынников пишет: «Иван питал пристрастие к представлениям скоморохов.
Kur'an'da kabir azâbına işâret eden ayetler mevcuttur.Передается о возражении многобожников против того, что Коран ниспосылался постепенно.
Kabul University (KU) is Afganistan'ın başkenti Kabil'de bulunmaktadır.Кабульский университет расположен в Кабуле, столице Афганистана.
Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.Имеют способности к управлению водой и полёту.
Dünya dört ulusa ayrılmıştır: (Kuzey ve Güney) Su Kabilesi, Hava Tapınağı, Toprak Krallığı ve Ateş Ulusu.Человечество разделено на четыре нации: племя воды, Царство земли, народ огня и воздушных кочевников.
İshak (Somalice: Reer Sheik Isaxaaq, Arapça: إسحاق), Somalililerin ana kabilelerinden biridir.Reer Sheekh Isaxaaq) — один из сомалийских кланов.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Слушает он первого же, кто с доносом к нему является, и доносу верит .
Kabil'in, kardeşi Habil'i öldürdüğüne ve tarihteki ilk katil olduğuna inanılır.Чувство зависти заставило Кабиля убить своего брата и стать первым в истории человечества убийцей.
Cadde Kabil Caddesi Mimar CaddesiСхема улицы 2-я Мещанская улица.
Bazı yerlerde aynı hat üzerinde hem sandalyeler hem de kabinler yer alabilmektedir.Он замечает, что на них те же самые стол и стул.
Bir sonraki kabinede Savaş Bakanlığı'na getirildi.Занял пост военного министра в последующем кабинете.
Haram ayları kabileden kabileye küçük farklarla değişmekteydi.Им была установлена ежемесячная раздача милостыни бедным.
Zar suyu emer, yük tutma kabiliyetindeki artış ve kapasitans (direnç) ölçülür.Он как забирает (запирает) воду, так и приносит её избыток (наводнение, ливни).
Guevara ve Kabila arasında bu çatışma, aynı yıl isyanın bastırılmasına katkıda bulunmuştur.Неудачное сотрудничество Че Гевары с Кабилой привело к разгрому в том же году отряда партизан-кубинцев.
Sa’sa’a kabilesindendir.Он принадлежал к племени аш-Шияша.
Hareket kabiliyetimizi geliştirecek bütün ayetleri ezberledik.Пришло время показать всем своё мастерство.
Bu beşinci kabine Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin son hükümeti oldu.Пятый кабинет фактически был последним в истории Азербайджанской Демократической Республики.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.Бог обещает Зоровавелю воскресить его.
Bunlar, nesiller boyu K’ang-li (Qanglı) kabilesinin büyük devlet büyükleri olmuşlardır.Было повелено: «за великие на царский дом хулы сжечь их».
Tōgō gemilerinin üstün hız ve manevra kabiliyeti sayesinde düşmana karşı T manevrası yapabilmiştir.Корабли хааков обладают хорошей скоростью и маневренностью.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Нам будет очень не хватать его руководящей роли и мудрости.
Her kabin 30 yolcu ve 1 görevli kapasitelidir.Каждая команда состояла максимум из 3-х наездников и 1 помощника.
Kabileler de kabul eder fakat Tyrion'ın bir şartı vardır: hepsi onun komutası altında hareket edecektir.Члены племени согласны, но хотят, чтобы Тирион сопровождал их в качестве страховки.
Hatemi'nin ilk kabinesinde teknoloji bakanı olarak görev yaptı.Ранее служил министром технологии в первом кабинете Хатами.
1974 yılında ilk diferansiyel ısıtma kabı (DHC) tanıtıltı.В 1971 году выпущен первый опытный образец тепловоза ТГМ4.
Fawzia, kadınların eğitimine karşı olan tüm negatif tutumlara rağmen Kabil'de okula gitmeye başlar.Махавир, вопреки насмешкам всей деревни, начинает тренировать их по утрам, перед школой.
Her kabile kendi içinde klanlara, alt klanlara ve ataerkil ailelere ayrılır.Поэтому все женщины привязаны к семьям, кланам и мужьям.
Bir kabın içerisine alınarak içerisine su katılarak iyice yoğurulur.В корыто доливали воду, освящённую на Крещение (или на Пасху).
Juan Jiménez liderliğindeki kabinede, 24 Temmuz 2012 tarihinde savunma bakanlığına atandı.Был назначен министром обороны 24 июля 2012 года в кабинет министров во главе с Хуаном Хименесом.
Yasal olarak Yerli olarak tanımlanabilmek için şart, bilinen tek bir Yerli kabilesinden gelmekti.Названа в честь одноимённого племени индейцев.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).Даёт развернутое представление о городах Арабского Востока.
Proletarii'nin tamamı tek bir kabileye kayıtlıydı.Обычно весь экипаж лорчи состоял из одной семьи.
Başkent Kabil 13 Kasım'da düştü.Нападение на кассира всё же состоялось 13 ноября.
Catalina Tomcat'in sunucu kabı (İngilizce:servlet container)'dır.Apache Tomcat (Catalina) — программа-контейнер сервлетов.
Silahın üzerinde atış kabiliyetini üstün kılan unsurlar bulunmaktadır.Имеет чувство превосходства над Пушком.
Müslüman olduktan sonra kabilesinin ileri gelenleriyle Kûfe'ye yerleşmişti.Отвергнута своими сородичами после того, как к ней прикоснулся спасший её Хаями.
Siyasete ilk kez 1940'larda ilgi duymaya başlamış ve 1947'de kabineye girmiştir.Службу в начал в 1940 году, а на фронт попал в 1941.
Bir diğer varsayım ise bel gur, "beş kabile/boy" anlamına geldiği yönündedir.Всё это так же бессмысленно, как и вопрос Болванщика»:7/5.
Bilici Gad, Gad kabilesinin bir mensubuydu.Серко представлял собой тип истинного запорожца.
Vail kabilesinin Şeybanoğulları kolundan Arap bir aileye mensuptur.Сын со всей семьёй покидает Арал.
Benû ‘Uzra (Arapça: بنو عذرة) kadim bir Arap kabilesidir.Абу Амр аш-Шайбани — арабский лексикограф.
Hıçkıdık : Kabilenin reisinin oğludur.Происходил из потомственных дворян; сын чиновника царской канцелярии.
Tecrübeyle sabit bilgilere göre misyonerlerin bölgeye varışından önce kabilenin tamamı animistti.В конце концов был замечен мусор, как только вся команда проснулась.
Kabile üyeleri hem anne hem de baba tarafının ailelerine dâhil olur.Один и тот же человек при этом не может одновременно входить в группу родственников матери и отца.
Bakanlar kabinesi 1 Haziran'da yemin etti.Грамота на дворянство была получена 1 июня.
2011) 1939 - Laurent-Désiré Kabila, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin eski Başkanı (ö.2001 — Лоран-Дезире Кабила (р. 1939), президент Демократической Республики Конго.
Ticari hava taşımacılığında tüm uçaklarda kabin belirli sınıflara ayrılır.В этом самолёте весь салон оборудован под бизнес-класс.
7- Kabir azabı yoktur.В 7-й версии не работает.
1988 ile 1992 Adalet Bakanı olarak Cumhurbaşkanı Amata Kabua'nın kabinesinde görev yaptı.С 1988 по 1992 год он был министром юстиции в кабинете президента Амата Кабуа.
Ayrıca her bir kabın hacmine de bağlıdır.Каждый трекпад также является кнопкой.
Rakip kabileye yapılan baskında öldürülmüştür.Был убит во время кошачьего бунта.
Göl kıyısında yaşayan kabileler, balıkçılık ve avcılıkla geçinir.Окрестности озера используются для рыбалки и охоты.