Ana içeriğe geç
Sözlük

kabı ile cümle

kabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bizim kabin mi?Is this our cabin?
O çok kabiliyetli ve yetenekliydi.He was very gifted and talented.
Tom kabin çekmecesini açtı ve bir klasör çıkardı.Tom opened the cabinet drawer and pulled out a folder.
Tom dondurucuyu açtı ve dondurma kabını çıkardı.Tom opened the freezer and took out a container of ice cream.
Tom lokantadaki kabinlerden birinde yalnız oturdu.Tom sat alone at one of the booths in the diner.
Kendi kabilenin dilini konuşabilir misin?Are you still able to speak your tribal language?
Onunki gibi bir şeker kabı istiyorum!I would like a sugar bowl like his!
Kabızlık çekiyor musunuz?Do you suffer from constipation?
Kabine geri dönüş yolunu biliyor musun?Do you know the way back to the cabin?
Tom kabiliyetsiz görünüyor.Tom seems incompetent.
Kabin kesinlikle sessizdi.The cabin was absolutely silent.
Bu uçak it dalaşı yaparken, bombalama yapabilme kabiliyetine sahip.This aircraft is capable to dogfight and bomb at the same time.
Berbat bir şekilde yanmış pilot hâlâ pilot kabinindeydi.The badly burnt pilot was still in the cockpit.
Tom kabininin içinde bekliyordu.Tom was waiting inside his cabin.
Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.Tom followed the moth outside the cabin.
Tom uyluklarında kabile dövmelerine sahip.Tom has tribal tattoos on his thighs.
Karıştırma kabında tüm malzemeyi birleştirin.Combine all the ingredients in the mixing bowl.
Onu denemek istiyorum. Deneme kabini nerede?I would like to try it. Where is the fitting room?
Kabile arabulucunun gelişi hakkında memnun değildi.The tribe wasn't delighted about the advent of the peacemaker.
Kaldığımız kabinde elektrik yoktu.The cabin we stayed in didn't have electricity.
Tüm kabinler kepenkli kalıyor.All the cabins remain shuttered.
Avrupalılar kabileyi uygarlaştırmaya çalıştı.Europeans tried to civilise the tribe.
Onların kabinlerini inşa etmem.I don't build their cabins.
Hangi kabiledensin?What tribe are you from?
Sarımsakları büyük bir karıştırma kabına koyun.Put the yolks in a large mixing bowl.
Evim bir Petri kabı değil!My house is not a Petri dish!
Sarhoş ayı bizim kabinlerine girdi.The drunk bear broke into our cabins.
Bu gemi yolculuğundaki yiyecek beni ciddi bir şekilde kabız etti.The food on this cruise made me severely constipated.
Bu özel bir kabin, ancak diğer kabinlerle harici bir tuvalet paylaşıyorsunuz.It's a private cabin, but you share an external washroom with the other cabins.
Bütün gece kabindeydim.I was in the cabin all night.
Onun kabiliyeti var.She has talent.
Kabil, Habil'e saldırdı.Cain attacked Abel.
Kabin küflü kokuyordu.The cabin smelled musty.
Herkes kendi kabiliyetine göre çalıştı.Everyone worked according to one's ability.
Tom doğuştan kabiliyetli bir müzisyen.Tom is a gifted musician.
Sincap, kabilemizin koruyucu ruhudur.The squirrel is the guardian spirit of our tribe.
Sami mutfak çöpünde bir antifriz kabı buldu.Sami found a container of antifreeze in the kitchen garbage.
Bu kabilenin atasal ayinlerinin çoğu zamanla kaybedilmiştir.Many of the ancestral rites of this tribe have been lost over time.
Kabiliye Cezayir'in bir parçasıdır.Kabylie is part of Algeria.
Kabiliye Cezayir toprağıdır.Kabylie is part of Algeria.
Kabiliye'nin resmî bir bayrağı yoktur.Kabylie has no official flag.
Cezayir'in bir parçası olan Kabiliye'nin resmî sınırları yoktur.Kabylie, which is part of Algeria, has no official borders.
Kabiliyece Cezayir'de en çok konuşulan Berberi lehçesidir.Kabyle is the most spoken Berber dialect in Algeria.
Kabiliyece Kuzey Afrika'da en çok konuşulan ikinci Berberi lehçesidir.Kabyle is the second most spoken Berber dialect in North Africa.
Kabiliyelilerin çoğu Müslüman'dır.Most Kabyles are Muslims.
Kabiliye Cezayir'in kuzeydoğusundadır.Kabylie is in the northeast of Algeria.
Kabiliyeliler Cezayirlidir.Kabyles are Algerian.
Cezayir'de bulunan Kabiliye'ye gelip Berberice öğrenmenizi tavsiye ederim.I recommend you to travel to Kabylie, Algeria, and learn Berber.
Kabile elbiseleri satıyor musunuz?Do you sell Kabyle dresses?
Kabile elbisesi satıyor musun?Do you sell Kabyle dresses?
Kabiliye'deki aynı köyde büyüdük.We grew up in the same village in Kabylie.
Seni Kabiliye'deki güzel bir gölü görmeye götüreceğim.I'll take you to see a beautiful lake in Kabylie.
Ben her zaman Kabiliye'de yaşamak istedim.I always wanted to live in Kabylie.
Biz her zaman Kabiliye'de yaşamak istemiştik.We always wanted to live in Kabylie.
Kabiliye'deki evimi sattım.I sold my house in Kabylie.
Kabiliye'ye taşındım.I moved to Kabylie.
Kabiliye'de kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone in Kabylie.
Kabiliye'ye gelişim hayatımı kurtardı.My coming to Kabylie saved my life.
Kabiliye'de yaşamak şimdiye kadar verdiğim en iyi karardır.Living in Kabylie is a best decision I have ever made.
Kabiliye'de başarılı oldum.I became successful in Kabylie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod