Ana içeriğe geç
Sözlük

kaşif ile cümle

kaşif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Khả năng tưởng tượng biến ta thành những nhà phát minh và nhà sáng tạo độc nhất.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.상상력을 통해 우리는 발명가, 창작가, 그리고 특별한 존재가 됩니다.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Nasza zdolność wyobraźni czyni nas wynalazcami, twórcami, indywidualnościami.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Notre capacité à imaginer fait de nous des inventeurs, des créateurs, des gens uniques.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Nuestra capacidad para imaginar nos hace inventores y creadores y únicos.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Unsere Vorstellungskraft macht aus uns Erfinder und Schöpfer und einzigartig.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Η ικανότητά μας να φανταζόμαστε μας κάνει εφευρέτες, δημιουργούς και ανθρώπους μοναδικούς.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Наша способность к воображению делает нас изобретателями, создателями и неповторимыми.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Способността ни да си представяме ни прави изобретатели, творци и уникални.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.היכולת שלנו לדמיין הופכת אותנו לממציאים, יוצרים וייחודיים.
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.قدرتنا على التخيل تصنع منا مخترعين و مبتكرين و اصحاب قدرات فريدة
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.私は2003年にオリジナルのショーの創作の依頼を受けて
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Die ersten Entdecker rieben sich Kokain in ihre Augen um den Schmerz zu verhindern.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Exploratorii timpurii își frecau cocaină în ochi pentru a le ceda durerea.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.I primi esploratori si cospargevano gli occhi di cocaina per alleviare il dolore.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Kiedyś wcierano kokainę do oczu by powstrzymać ból.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.그래서 초기 탐험가들은 그 고통을 없애기 위해 코카인을 눈에 바르기도 했죠.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Les premiers explorateurs se frottaient les yeux avec de la cocaïne pour ne plus en ressentir la douleur.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Los primeros exploradores se frotaban cocaína en los ojos para calmar el dolor.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Những nhà thám hiểm đầu tiên xoa cô-ca-in vào mắt để cho đỡ đau.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Ontdekkingsreizigers smeerden cocaïne in hun ogen om de pijn te bestrijden.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Penjelajah terdahulu menaruh kokain di mata mereka untuk menghilangkan rasa sakitnya.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Prví prieskumníci si vtierali do očí kokaín, aby utíšili tú bolesť.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.První objevitelé si do očí vtírali kokain, aby bolesti tlumili.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Varhaiset tutkimusmatkailijat hieroivat kokaiinia silmiinsä tukahduttaakseen kivun.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Οι πρώτοι εξερευνητές έβαζαν κοκαΐνη στα μάτια τους για να σταματήσει ο πόνος.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.В началото изследователите търкали кокаин в очите си, за да облекчат болката от нея (светлината).
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Ранние исследователи втирали кокаин в глаза, чтобы заглушить боль.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.החוקרים הראשונים שפשפו קוקאין לעיניהם כדי להפסיק את הכאב.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.وقد كان المستكشفون الاوائل يضعون الكوكائين على أعينهم لتخفيف الآلام الناتجة عن تلك الاضواء
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.痛みを和らげました 氷の重さはすさまじく 大陸全体を
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.C'è l'articolo di copertina che parla dei grandi esploratori del nostro tempo.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Có một câu chuyện bí mật về những nhà thám hiểm tài ba ở thời chúng tôi
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Die Titelstory dreht sich um die großen zeitgenössischen Forscher.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Er is een hoofdartikel over de grote ontdekkingsreizigers van onze tijd.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Este o poveste despre marii exploratori din vremea noastră.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Il y a une série d'articles en couverture sur les grands explorateurs de notre temps.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.커버스토리가 역사상 위대한 탐험가에 관한 내용이었습니다.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.La portada es una historia sobre los grandes exploradores de nuestro tiempo.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Tytułowy temat dotyczy wielkich odkrywców naszych czasów.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.Το κεντρικό θέμα αναφέρεται στους μεγάλους εξερευνητές των καιρών μας.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.І там була заголовна стаття про великих дослідників нашого часу, і остання частина статті називалась:
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.На корицата е заглавието за всички велики изследователи на нашето време.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.ישנה כתבה על כל המגלים הגדולים של כל הזמנים.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.هناك تغطية عن قصة جميع المستكشفين من وقتنا.
Kapak konusu zamanımızın büyük kâşifleriyle ilgiliydi.最後の記事のタイトルは『新天地はない』です [科学における発見とは背びれに余分な棘がある グッピーを見つけるようなことだ]
Kitapta okuduğum, Afrika'nın balta geçirmemiş ormanlarına giden kaşifler gibi yaşamak istiyordum.저도 책에 나온 것처럼 아프리카 정글이나 연구실에서
Kitapta okuduğum, Afrika'nın balta geçirmemiş ormanlarına giden kaşifler gibi yaşamak istiyordum.רציתי להידמות לחוקרים עליהם קראתי בספר, שנכנסו לג'ונגלים באפריקה,
Kitapta okuduğum, Afrika'nın balta geçirmemiş ormanlarına giden kaşifler gibi yaşamak istiyordum.أردت أن أصبح كالباحثين الذين قرأت عنهم في الكتاب، الذين ذهبوا الى أدغال إفريقيا،
Kitapta okuduğum, Afrika'nın balta geçirmemiş ormanlarına giden kaşifler gibi yaşamak istiyordum.この致死性の高いウィルスが何なのか 研究所で究明しようとした
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Általában úgy mutatnak be, mint sarkkutatót.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Di solito vengo presentato come esploratore polare.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Generalmente me presentan como explorador polar.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Ich werde meistens als Polarforscher vorgestellt.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Ik word meestal geïntroduceerd als poolreiziger.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Jeg bliver som regel introduceret som polar opdagelsesrejsende.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Jestem zazwyczaj przedstawiany jako polarnik.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.사람들은 저를 극지 탐험가라고 부릅니다.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Người ta thường giới thiệu tôi là một nhà thám hiểm vùng cực.
Normalde kutup kaşifi olarak tanıtılıyorum.Normalmente, eu sou apresentado como um explorador polar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod