Ana içeriğe geç
Sözlük

kaş ile cümle

kaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bunu bir eleştiri olarak kastetmedim.I didn't mean that as a criticism.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom Jackson bu kasabayı pratik olarak inşa etti.Tom Jackson practically built this town.
Tom bu hatayı kasıtlı olarak yaptı.Tom made this mistake intentionally.
Tom bu hatayı kasten yaptı.Tom deliberately made this mistake.
Kastettiğini anlıyorum.I get your drift.
Tom kasten güldü.Tom smiled knowingly.
Tom endişeyle kaşlarını çattı.Tom frowned nervously.
Tom kaslı, değil mi?Tom is muscular, isn't he?
Ne zamandır kasabadasın Tom?How long are you in town, Tom?
Bir kaşık olmadan nasıl yiyorum?How do I eat without a spoon?
Tom Mary'nin kasasında ne olduğunu görmesine izin vermedi.Tom never allowed Mary to see what was in his safe.
Tom'un bu kasanın güvenlik şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows the combination to this safe.
Tom uzandı ve ayak bileğini kaşıdı.Tom reached down and scratched his ankle.
Tom onu kasten yaptığımı düşünüyor.Tom thinks that I did that on purpose.
Tom'a kasabayı gezdirmeye zaten söz verdim.I've already promised to show Tom around town.
Tom Mary'nin kasabanın kötü tarafında yaşadığını zaten bilmiyordu.Tom never knew that Mary lived on the bad side of town.
Tom annesi daha iyi hissedinceye kadar kasabayı terk etmek istemiyor.Tom won't want to leave town until his mother is feeling better.
Eğer Tom bir kask giymeseydi çok daha kötü yaralanabilirdi.Tom might've been injured much worse if he hadn't been wearing a helmet.
Tom'un Mary'yi kasten incitmediğini biliyorum.I know Tom didn't intentionally hurt Mary.
Sivrisinek ısırıklarım kaşınıyor. Onlara sürebileceğim bir şeyin var mı?My mosquito bites are itching. Do you have anything I can put on them?
Sivrisinek sokmalarından kaşınıyorum. Herhangi bir merhemin var mı?I'm itching from mosquito bites. Do you have any ointment?
Japonya her yıl kasırgalardan sıkıntı çeker.Japan suffers from typhoons every year.
Tesisin kapanması kasaba için felaket anlamına geliyordu.The plant's closure spelt disaster for the town.
Kaşların tuhaf görünüyor.Your eyebrows look weird.
Tom'u gerçekten görmediğini mi kastediyorsun?Do you mean that you didn't actually see Tom?
Tom'un onu kastettiğine inanıyorum.I believe Tom did mean that.
Motosikletini sürdüğün zaman her zaman kask takar mısın?Do you always wear a helmet when you ride your motorcycle?
Tom kaşığını bıraktı va kupasını aldı.Tom put down his spoon and picked up his cup.
Kasırga yirmiden fazla kişiyi öldürdü.The tornado killed more than twenty people.
Tom ön camdan kasırgayı filme çekti.Tom filmed the tornado through his windshield.
Bu kasabanın sakinleri çok dindar ve vatansever insanlar.The residents of this town are deeply religious and patriotic people.
Kasırga gittikçe büyüyor.The tornado is getting bigger and bigger.
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Kasırga hiddetlenmeye devam etti.The hurricane continued to rage.
Tom kasabadan sürüldü.Tom was banished from the town.
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn the local police about the existence of a vampire club in the town.
Kasabaya virüs bulaştı ve şimdi karantinaya alındı.The town was infected by the virus and is now quarantined.
Son kurtulanlar dün kasabadan kaçtı.The last survivors fled the town yesterday.
Sana kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show you around town.
Onlara kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show them around town.
Ona kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show him around town.
Onu kastetmek istemedim.I didn't mean him.
Kasabadaki herkes seni sevmiyor.Not everyone in town likes you.
Kasabadaki herkes bizi sevmiyor.Not everyone in town likes us.
Kasabadaki herkes onları sevmiyor.Not everyone in town likes them.
Kasabadaki herkes beni sevmiyor.Not everyone in town likes me.
Kasabadaki herkes onu sevmiyor.Not everyone in town likes him.
Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı.Dan broke into the vault and stole millions of dollars.
Dan kasada elması bulamadı.Dan didn't find the diamond in the safe.
Dan hücresinde kaşıkla bir tünel kazdı.Dan dug a tunnel in his cell with a spoon.
Dan kasabayı terk etmeye karar verdi.Dan decided to leave town.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Bizim kasabamız ülkedeki en güzel kasabalar listesine eklendi.Our town was added to the list of the most beautiful towns in the country.
1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.No abduction had been reported in that town since 1965.
Dan Linda'yı kasten öldürmedi.Dan didn't intentionally murder Linda.
Seni kasabaya geri getiren ne?What brings you back to town?
Ne zaman kasabaya geri döneceksin?When will you get back to town?
Buradan kasabaya ne kadar uzak?How far is it into town from here?
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod