Ana içeriğe geç
Sözlük

kaş ile cümle

kaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Bu iyi bir kasaba.This is a decent town.
O başını kaşıdı.She scratched her head.
O, başını kaşıdı.He scratched his head.
Bunu kasaya koyalım.Let's put this in the safe.
O bir kasap.He's a butcher.
Kasabadan ayrılmak istemiyorum.I don't want to leave town.
Tom'un kasabada olup olmadığını görmek istiyorum.I want to see if Tom is in town.
O seksi ve kaslı.He's sexy and muscular.
Tom onun kasabayı terk ettiğini düşünmeni istedi.Tom wanted you to think he'd left town.
Görünüm kasvetli.The outlook is bleak.
Tom'un onunla ne kastettiğini bana söylemesini istiyorum.I want Tom to tell me what he meant by that.
Onlar Moskova'nın dışında küçük bir kasabada yaşıyorlar.They live in a small town on the outskirts of Moscow.
Söylediğim her sözü kastettiğimi bilmeni istiyorum.I want you to know that I meant every word I said.
Tom Mary'nin kasabadan ayrılmayı planladığını bilmesi gerekiyor.Tom wants Mary to know he's planning to leave town.
Onlar kas ağrıları çekiyorlar.They suffer from muscle pains.
Onlar kas ağrısına katlanır.They put up with muscle pain.
Geçen ay kasımdı, değil mi?Last month was November, right?
Tom muhtemelen kasabanın bu tarafında yaşamak istemiyor.Tom probably doesn't want to live on this side of town.
Bunun olmasını kastetmediğimi Tom'un bilmesini istiyorum.I want Tom to know that I didn't mean for this to happen.
Tom kaşık çaldı ve Mary kazoo çaldı.Tom played spoons and Mary played kazoo.
Ben bir kasaba sakiniyim.I'm a town dweller.
Bizim kasaba mükemmel spor tesislerine sahiptir.Our town has excellent sports facilities.
Birisi bana kaşık verebilir mi?Could somebody get me a spoon?
Bir kasırga Tom'un evini yıktı.A hurricane destroyed Tom's house.
Kasılmalar başladı.Contractions began.
Hayır, hayır! Kasabaya geri döneceğim.No, no! I am going back to town.
O bir cerrah değil, ama bir kasapHe's not a surgeon, but a butcher.
Kasırga küçük eve hasar verdi.The hurricane damaged the small house.
Kasırga tehlikeli bir biçimde yaklaşıyor.The hurricane is coming dangerously close.
Bir kasırganın ortasındaki bir kulübe gibi güvenilirsin.You're reliable like a shack in the middle of a hurricane.
Bu, kayışlar ve kasnaklar ile hareketi iletir.It transmits movement by belts and pulleys.
O hatayı kasten yaptın, değil mi?You made that mistake on purpose, didn't you?
Bu küçük bir kasaba.It's a small town.
Tom hafifçe kaşlarını çattı.Tom frowned slightly.
Tom kasvetli.Tom is somber.
Tom onu kastetti.Tom meant that.
Biz kasaplarız.We're butchers.
Bir kaşık alın.Grab a spoon.
Her yeri kaşıyorum.I itch everywhere.
O, kasıtlı değildi.It wasn't intentional.
Kasaba halkı alkışladı.The townspeople applauded.
Maçta bütün aile kaşlarını çattı.The whole family frowned on the match.
Sonunda kastedileni anlayabildim.Finally I was able to get the meaning across.
Kasabada herhangi güzel kızlar var mı?Are there any pretty girls in town?
O her zaman kaşlarını çatıyor.He's always scowling.
Bu 3000 kişilik bir kasaba.It's a town of 3,000 people.
Onlar onu kasıtsız öldürmeyle suçladı.They accused him of manslaughter.
Mücevherlerini kasada tutuyorlar.They keep their jewelry in the safe.
Tom'u kastetmedim.I didn't mean Tom.
Gürültü tüm kasabayı telaşlandırdı.The noise alarmed the whole town.
Kasırgaya rağmen gemi limana ulaştı.In spite of the hurricane, the ship reached port.
Kasabadaki en iyi ev bu.It's the best house in town.
Kasiyer çok dürüst bir adamdı.The cashier was a very honest man.
Tom hafifçe kaşını çatıyordu.Tom was frowning slightly.
Kasabayı terk etmeye çalışma.Don't try to leave town.
Okulun kasabasında mıydı?Was your school in town?
Bir maden kasabasında büyüdüm.I grew up in a mining town.
Bu kaslar zayıfsa, diz kaputunu doğru konumda tutamazlar.If these muscles are weak, they cannot hold the kneecap in the correct position.
Ben kelimenin tam anlamıyla bunu kastetmedim.I didn't mean that literally.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod