Ana içeriğe geç
Sözlük

kaş ile cümle

kaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kasaba son on yıl içerisinde çok fazla değişmedi.This town hasn't changed much in the last ten years.
Polis kasabayı terk etmememi söyledi.The police told me not to leave town.
Lütfen beni güldürme. Dün bir sürü mekik çektim ve mide kaslarım ağrıyor.Please don't make me laugh. I did too many sit-ups yesterday and my stomach muscles hurt.
Irene, Meksika körfezinden. O bir kasırga.Irene is from the Gulf of Mexico. She is a hurricane.
Bıyıksız bir öpücük bir kase tuzsuz çorba gibidir.A kiss without a mustache is like a bowl of soup with no salt.
Kasım ayına hazır mısın?Ready for November?
Tom kasabanın içinden yürüdü.Tom walked through the town.
Tom kasayı açtı.Tom unlocked the safe.
Ben bir kase ve bir kaşık kullanıyorum.I'm using a bowl and a spoon.
Kaslar yüzlerce ince liften yapılmıştır.Muscles are made of hundreds of thin fibers.
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Tom, bir kaseye biraz pirinç koydu.Tom put some rice in a bowl.
Tom bir kasını incitti.Tom pulled a muscle.
Tom kasiyere ödedi.Tom paid the cashier.
Kasaba güzel.The town is beautiful.
Ben güzel kasabayı seviyorum.I love the beautiful town.
Ormandan gelen sesler kaşifleri korkuttu.The voices coming from the jungle frightened the explorers.
Onun sadece bir kaska ihtiyacı var.He just needs a helmet.
Kasabaya gelecek misin?Will you come to town?
Küçük bir köy, iki kasaba arasında yer alır.A little village is situated in between both towns.
Tom'un bir kaşıntısı var.Tom has a rash.
Kasaba kilisesi tamamen yeniden yapıldı.The town church has been completely redone.
Birkaç günlüğüne kasabanın dışında olacağım.I'll be out of town for a few days.
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?The sporks are still in the dishwasher?
Burnumu kaşımak istiyorum.I want to scratch my nose.
Benim bütün vücudum kaşınıyor.My whole body itches.
Ona sırtımı kaşıyıp kaşımayacağını sordum.I asked him if he would scratch my back.
Neden bu kadar çok kaşınıyorsun? Bitlerin mi var?Why do you itch so much? Could you have lice?
O, düşündüğünde başını kaşır.When he thinks, he scratches his head.
Doktor sana yaralarını kaşımaman gerektiğini söyledi.The doctor said you shouldn't scratch your wounds.
Çorba için derin bir kasen var mı?Do you have a deep bowl for soup?
Kaskını giysen iyi olur.You had better put on your crash helmet.
Bu kamerada kaset yok.There's no tape in this camera.
Ucube gösteri kasabaya geldi!The freak show came to town!
Bu kasabada kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody in this town.
Sebastian Cabot, John Cabot'un oğluydu ve aynı zamanda bir kaşifti.Sebastian Cabot was John Cabot's son and also became an explorer.
Kasabada değil misiniz?Aren't you in town?
Birkaç günlüğüne kasabadan ayrılıyorum.I'm leaving town for a few days.
Bunu kasten yapıyorsun!You're doing it on purpose!
Bana kaseti göster.Show me the tape.
Kasabadaki herkes onun adını biliyor.Everyone in town knows his name.
Kasabada en pahalı otelde kaldık.We stayed at the most expensive hotel in town.
Sen bir çocukken kasvetten korkardın.When you were a child you feared the gloom.
Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.I always add a spoonful of honey to my tea.
O kasılarak yürüyor.He is swaggering.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en sevdiğin küçük kasaba nedir?What's your favorite small town in the United States?
Kasaba terk edildi.The town was deserted.
Tom'un evi bir kasırga tarafından tahrip edildi.Tom's house was destroyed by a hurricane.
Bu bir betamax kasettir.This is a Betamax cassette.
Bu kasaba o kadar küçüktür ki herkesin ismini kolayca öğrenebilirsin.This town is so small that you can easily learn everyone's names.
Senin kasabanda çok insan yaşıyor mu?Do a lot of people live in your town?
Güzelliğini kasten sakladığını mı söylüyorsun?Are you saying you intentionally hide your good looks?
Motosiklet sürerken bir kask takmalısın.You should wear a helmet when riding a motorcycle.
Pilavı karıştırabileceğim bir kaşığın var mı?Do you have a spoon I can stir the rice with?
Güzel eski bir orta çağ kasabasıdır!It's a beautiful old medieval town!
Bu güzel bir sahil kasabası.It's a nice seaside town.
Ben anal kaşıntıdan müzdaribim.I'm suffering from anal itching.
Bu harika bir kasaba olacak.It will be a wonderful town.
Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.The scarecrow in the backyard fell over during the hurricane.
Bu kasabadan birçok büyük insan çıktı.Many great men came from this town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod