kaçtılar ile cümle

kaçtılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Nebo aj, králové když se shromáždili a spolu táhli,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Pero viéndola así, se quedaron atónitos; se turbaron y se dieron prisa a huir
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Sie haben sich verwundert, da sie solches sahen; sie haben sich entsetzt und sind davon gestürzt.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Sillä katso, kuninkaat kokoontuivat, hyökkäsivät yhdessä.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Tapi melihat bukit itu, mereka tercengang; mereka gempar dan lari kebingungan
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Ty se, konungarna församlade sig, tillhopa drogo de fram.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Viram-na, e então ficaram maravilhados; ficaram assombrados e se apressaram em fugir.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Αυτοι, ως ειδον, εθαυμασαν εταραχθησαν και μετα σπουδης εφυγον.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Те като видяха почудиха се, Смутиха се, спуснаха се на бяг.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.המה ראו כן תמהו נבהלו נחפזו׃
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.‎لما رأوا بهتوا ارتاعوا فرّوا‎.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.他 們 見 了 這 城 、 就 驚 奇 喪 膽 、 急 忙 逃 跑
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.他 們見 了 這城 、 就 驚奇 喪膽 、 急忙 逃跑
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?E, depois de terem saltado, para onde poderão ter ido?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?E quindi, una volta saltati giù, in che direzione potevano andare?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Hvilken vej er de flygtet, hvis de hoppede af?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Jeśli wyskoczyli, w którą stronę mogli się skierować?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Minne he olisivat paenneet hypättyään?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Veamos, después de saltar, ¿hacia dónde pueden haber ido?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Vilket håll har de flytt om de hoppade av?
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Αφού πήδηξαν, προς τα πού μπορεί να πήγαν;
Atladıktan sonra hangi yöne kaçtılar?Куда они могли побежать, спрыгнув с поезда?
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.A oni se na sebe podívali a odběhli dozadu tahat slámky.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.E eles olharam para mim e correram para as traseiras para tirarem à sorte quem ia ficar comigo.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.E mi hanno dato uno sguardo e sono corsi fuori dal retro per tirare a sorte.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Họ nhìn qua tôi và chạy ra phía say để rút thăm (xem ai rút được cây thăm ngắn sẽ phụ trách dạy tôi)
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.그들은 절 한번 보더니 뒤로 가서
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Mereka melihat dan berlari ke belakang.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Og de kiggede en gang på mig og løb ud bagved for at trække
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Pozreli sa na mňa a utiekli dozadu losovať, kto si ma zoberie na starosť.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Rámnéztek, és hátraszaladtak eldönteni, hogy ki húzza a rövidebbet.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.S-au uitat unul la altul și au dispărut în grabă să tragă la sorți.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Sie schauten mich an und rannten nach hinten, um den Schwarzen Peter zu vergeben.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Spojrzeli na mnie i pobiegli na zaplecze ciągnąć zapałki.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Y dieron una mirada y salieron a hacer una rifa.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Ze keken me aan en liepen weg om strootjes te trekken.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Με κοίταξαν κι έτρεξαν πίσω για να τραβήξουν κλήρο.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Они посмотрели на меня, отошли и стали метать жребий.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.Те ме погледнаха и избягаха отзад, за да теглят сламки.
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.אמרתי: "היי, באתי לשיעור טיסה".
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.فأخذوا نظرة واحدة و هرولوا للخلف للإقتراع .
Bana baktılar ve ihalenin onlara kalmaması için arka tarafa kaçtılar.「君が担当しろよ」 「いい いい 君が受け持てよ」
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.En dag föll några torn och huset nära parken blev ett hus under aska, så de flydde.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Într-o zi nişte turnuri au căzut, casa de lângă parc a devenit o casă sub cenuşă, aşa că ei au evadat.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.어느날 어떤 큰 빌딩들이 무너지고 공원 근처의 있던 집은 재투성이가 되서 다들 도망가게 되었죠.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Un giorno caddero delle torri e la casa vicino al parco divenne una casa sotto la cenere, e così fuggirono.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.יום אחד נפלו כמה מגדלים והבית ליד הפארק הפך לבית תחת אפר, אז הם ברחו.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.公園の近くの家は 灰の下の家になり みんなで逃げ出した リュックで背負われ 自転車で 暗室へと でもウースター通りのロフトは
Bu o. ...ve kendilerini bekleyen cezadan ödlekler gibi kaçtılar.Porucznik Solanas powiedział mi... ...że masz relikwię Swiętej Dziewicy Pillar..
Bu o. ...ve kendilerini bekleyen cezadan ödlekler gibi kaçtılar.To je ona. ...za barbarské zločiny, které spáchali.
Bu o. ...ve kendilerini bekleyen cezadan ödlekler gibi kaçtılar.Αυτή. ...για τα άγρια εγκλήματα που διέπραξαν.
Bu o. ...ve kendilerini bekleyen cezadan ödlekler gibi kaçtılar.Това е тя. ...без да се ангажират в жестоките престъпления тук.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Bo przed mieczami uciekać będą, przed mieczem dobytym, przed łukiem napiętym, przed ciężkością bitwy.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Car ils fuient devant les épées, Devant l`épée nue, devant l`arc tendu, Devant un combat acharné.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Denn sie fliehen vor dem Schwert, ja, vor dem bloßen Schwert, vor dem gespannten Bogen, vor dem großen Streit.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.for de flykter for sverdet, for det dragne sverd og den spente bue og for krigens trykk.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Kajti beže zaradi mečev, pred potegnjenim mečem in pred napetim lokom in pred nadlogami vojne.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.그들이 칼날을 피하며 뺀 칼과 당긴 활과 전쟁의 어려움에서 도망하였음이니라
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Lebo budú utekať pred mečami, pred vytaseným mečom, pred natiahnutým lučišťom, pred tiažou boja.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Nebo před mečem utíkati budou, před mečem vytaženým, před lučištěm nataženým, před těžkostí boje.

İlgili Sayfalar