kaçtılar ile cümle
kaçtılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Sillä he ovat miekkoja paossa, paljastettua miekkaa, jännitettyä jousta ja sodan tuimuutta paossa.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Ty de fly undan svärd, undan draget svärd, och undan spänd båge och undan krigets tunga.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Vì họ trốn gươm , trốn sự chiến_tranh kinh khiếp .
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Vì họ trốn gươm, trốn sự chiến tranh kinh khiếp.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Zij zijn gevlucht voor getrokken zwaarden, scherpe pijlen en de verschrikkingen van de oorlog!
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Защото побягнаха от сабите, От оголената сабя, от запънатия лък, И от лютостта на войната.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.ибо они от мечей бегут, от меча обнаженного и от лука натянутого, и от лютости войны.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.כי מפני חרבות נדדו מפני חרב נטושה ומפני קשת דרוכה ומפני כבד מלחמה׃
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.فانهم من امام السيوف قد هربوا. من امام السيف المسلول ومن امام القوس المشدودة ومن امام شدة الحرب.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.因 為 他 們 逃 避 刀 劍 、 和 出 了 鞘 的 刀 、 並 上 了 弦 的 弓 、 與 刀 兵 的 重 災
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.因為 他 們 逃避 刀劍 、 和 出了鞘 的 刀 、 並 上 了 弦的弓 、 與刀兵 的 重災
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A keď videli pasáci, čo sa stalo, utiekli a odíduc oznámili to v meste i v domoch v poli.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A pásztorok pedig látván mi történt, elfutának, és elmenvén, hírré adák a városban és a falukban.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A viděvše pastýři, co se stalo, utekli pryč; a šedše, vypravovali to v městě i po vsech.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A widząc pasterze, co się stało, uciekli; a poszedłszy, oznajmili to w mieście i we wsiach.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn , đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà_quê .
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn, đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà quê.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Da aber die Hirten sahen, was da geschah, flohen sie und verkündigten es in der Stadt und in den Dörfern.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.De varkenshoeders sloegen op de vlucht en vertelden in stad en land wat er was gebeurd.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.치던 자들이 그 된 것을 보고 도망하여 성내와 촌에 고하니
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da gjæterne så det som hadde hendt, tok de flukten, og fortalte det i byen og i bygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da Hyrderne så det, som var sket, flyede de og forkyndte det i Byen og på Landet.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men när herdarna sågo vad som hade skett, flydde de och berättade härom i staden och på landsbygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Mutta nähtyään, mitä oli tapahtunut, paimentajat pakenivat ja kertoivat siitä kaupungissa ja maataloissa.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Pastirji pa, ko so videli, kar se je zgodilo, pobegnejo in sporoče to po mestu in po deželi.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Porcarii, cînd au văzut ce se întîmplase, au fugit şi au dat de veste în cetate şi prin sate.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Quando os pastores viram o que acontecera, fugiram, e foram anunciá-lo na cidade e nos campos.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Quando videro ciò che era accaduto, i mandriani fuggirono e portarono la notizia nella città e nei villaggi
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Ιδοντες δε οι βοσκοι το γενομενον εφυγον, και απελθοντες απηγγειλαν εις την πολιν και εις τους αγρους.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.А свинарите, като видяха станалото, прибягнаха и известиха за това в града и в селата.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Пастухи, видя происшедшее, побежали и рассказали в городе и в селениях.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Побачивши ж пастухи, що сталось, повтікали, й, пійшовши, сповістили по городах і по селах.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.וינוסו הרעים כראותם את אשר נעשה ויגידו הדבר בעיר ובכפרים׃
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.فلما رأى الرعاة ما كان هربوا وذهبوا واخبروا في المدينة وفي الضياع.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.放 豬 的 看 見 這 事 就 逃 跑 了 、 去 告 訴 城 裡 和 鄉 下 的 人
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.放豬 的 看 見這 事 就 逃跑 了 、 去 告訴 城裡 和 鄉下 的 人
Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar.이 이상은 나 다니엘이 홀로 보았고 나와 함께한 사람들은 이 이상은 보지 못하였어도 그들이 크게 떨며 도망하여 숨었었느니라
Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar.וראיתי אני דניאל לבדי את המראה והאנשים אשר היו עמי לא ראו את המראה אבל חרדה גדלה נפלה עליהם ויברחו בהחבא׃
Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar.فرأيت انا دانيال الرؤيا وحدي والرجال الذين كانوا معي لم يروا الرؤيا لكن وقع عليهم ارتعاد عظيم فهربوا ليختبئوا.
Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar.這 異 象 、 惟 有 我 但 以 理 一 人 看 見 、 同 著 我 的 人 沒 有 看 見 、 他 們 卻 大 大 戰 兢 、 逃 跑 隱 藏
Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar.這異 象 、 惟有 我 但以理 一 人 看見 、 同 著 我 的 人 沒有 看見 、 他 們卻 大大 戰兢 、 逃跑 隱藏
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Dalam hidup saya, saat saya mencoba mencapai sesuatu baik sukses ataupun pengakuan, mereka menghindari saya.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.De câte ori am încercat să obțin succes sau recunoaștere, am eșuat.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Életem során, mikor próbáltam valamit elérni mint siker és elismerés, mind elkerültek.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.En mi vida, cuando intenté lograr cosas como el éxito o el reconocimiento, éstos me rehuían.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Kiedy chciałem coś osiągnąć w życiu, sukces czy uznanie - omijało mnie to.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.제 삶에서 성공이나 인정 같은 것을 얻으려 노력할 때, 그것을 얻을 수 없었습니다.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Nella mia vita, quando ho cercato di ottenere cose come il successo o la fama, mi sono sempre scappate.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Trong cuộc sống, khi tôi cố gắng đạt được điều gì như là thành công hoặc là sự công nhận, tôi không đạt được.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Wanneer ik in mijn leven zaken trachtte te bereiken als succes of erkenning, ontglipten ze me.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Wenn ich in meinem Leben versucht habe, Dinge wie Erfolg oder Anerkennung zu erreichen, habe ich sie verfehlt.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.В живота си, когато съм се опитвал да постигна неща като успех или признание, те са ми убягвали.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.Когда я пытался достичь чего-то в жизни - успеха или признания - все это ускользало от меня.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.בחיי, כשניסיתי להשיג דברים כמו הצלחה או הכרה, הם חמקו ממני.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.عندما كنت أحاول أن أحقق أشياء فى حياتى مثل النجاح أو الشهرة، كانت تستعصى على.
Hayatımda başarı ya da tanınmışlık gibi şeyleri elde etmek istediğimde hep benden kaçtılar.追求すればするほど それらは遠のきました 逆説的に それらの目的に囚われずに
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.압살롬의 사환들이 그 분부대로 암논에게 행하매 왕의 모든 아들이 일어나 각기 노새를 타고 도망하니라
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.Zo werd Amnon vermoord. De andere zonen van de koning sprongen op hun muildieren en gingen er vandoor.
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.ויעשו נערי אבשלום לאמנון כאשר צוה אבשלום ויקמו כל בני המלך וירכבו איש על פרדו וינסו׃
Hizmetkârlar Avşalomun buyruğuna uyarak Amnonu öldürdüler. Kralın öbür oğulları katırlarına atlayıp kaçtılar.ففعل غلمان ابشالوم بامنون كما امر ابشالوم. فقام جميع بني الملك وركبوا كل واحد على بغله وهربوا.