kaçtılar ile cümle

kaçtılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Öldürüleceklerini anlayan şeyhzadeler kaçtılar.Melihat pemimpin-pemimpin mereka terbunuh penduduk lari menyelamatkan diri.
Pencereden kaçtılar.Tôi quay trở lại cửa sổ.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Chúng ăn lá ở nơi chúng làm tổ.
Valentinianus ve annesi Selanik'e kaçtılar ve burada Theodosius'tan yardım istediler.Mẹ con Valentinian phải bỏ chạy và cầu cứu Theodosius.
Bunun üzerine 2 dük te kaçtılar.Và sau đó cả hai toan trốn thoát.
Otuzlar kaçtılar ancak sonraki birkaç yıl içerisinde teker teker öldürüldüler.Người thứ 17 tuy trốn thoát khi đó những cũng bị giết vào nhiều năm sau.
Öldürüleceklerini anlayan şeyhzadeler kaçtılar.Lập quận công trốn không thoát bị giết.
Ertesi gün kaçtılar.翌日離礁した。
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.へら等で塗った場所を掻き落す。
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.爆発音がそこまで届くと、彼女たちはおののいて家の中に引っ込んだ。
Pencereden kaçtılar.^ 割れた窓から脱出していた。
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.もう1人の賊がカウンターに近づき、現金5万1500ドルを奪って逃走した。
Öldürüleceklerini anlayan şeyhzadeler kaçtılar.聖職者たちは見つかった場合処刑された。
Birçok Taşnak yönetici ve üyesi yurt dışına kaçtılar.多くの社会主義者、民主主義者、ユダヤ人らが国外に亡命した。
James kardeşler gruptan ayrıldılar ve Missouri’ye kaçtılar.ジェームズ兄弟は、ミズーリへと戻っていく。
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.他们听到爆炸声,吓得跑回屋里。
Ertesi gün kaçtılar.隔天就離開。
Böylece kurtuldular ve dağılarak kaçtılar.但他们到达那里,发现有戒备,不得不投降。
Öldürüleceklerini anlayan şeyhzadeler kaçtılar.沒有逃跑的僧侶都被殺害。
On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar.後來,十二生肖則四散各地,轉世成人;而蓮花使者貝瑪降世於布達拉宮內。
Tubman ve iki erkek kardeşi Ben ve Henry, 17 Eylül 1849 tarihinde kaçtılar.터브먼과 그의 형제 벤, 헨리는 1849년 9월 17일 탈출하였다.
Kimden ya da neden kaçtılar, bilinmiyor." der.왜 그 사건이 일어났는지, 어디서 시작되었는지… 그것은 아무도 알 수 없다.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.네가 그 자리에 오를 수 있었던 비결.
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.כששמעו את הדי ההתפוצצויות נמלטו לתוך הבית בבהלה.
Kimden ya da neden kaçtılar, bilinmiyor." der.מדוע עזבו ולאן לא ידוע.
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.הלוחמים הולאכים ברחו משדה הקרב מבלי להילחם.
Mekke paganları Amr bin Hişam dahil 70 ölü ve 70 esir bırakıp kaçtılar.לקוריש המובסת היו 70 הרוגים ו-70 שבויים.
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.הנותרים נמלטו אל הערים הסמוכות.
Otuzlar kaçtılar ancak sonraki birkaç yıl içerisinde teker teker öldürüldüler.15 מתוכם נהרגו מיידית, ושניים נוספים נפטרו לאחר ימים מספר.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Те са изоставени след като са завършили целите, за които са създадени.
Fırka üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçtılar.Част от членовете на администрацията му бягат в чужбина.
Kimden ya da neden kaçtılar, bilinmiyor." der.Ostaje nepoznato tko ga je ubio i zašto.
Ertesi gün kaçtılar.Napad je uslijedio sutradan.
Ebeveynleri Geg klanındandı, Balkan Savaşları sırasında Kosova'dan kaçtılar ve çocukluğunu Tiran'da geçirdi.Jej starí rodičia, poľskí Židia, boli zatknutí počas vojny v Nice a zomreli v Osvienčime.
Bunlardan birçoğu Bizans Imparatorluğu arazilerine kaçtılar.Številni begunci so se zatekli v Bizantinsko cesarstvo.
Pencereden kaçtılar.Zvečer je pri oknu stala.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Reševal je vse probleme, ki so mu jih postavljali.
Şehirdeki Müslümanların bazıları şehri boşaltıp Ürdün Nehri'ne doğru kaçtılar.Številni muslimani so mesto zapustili in se naselili drugje.
Tabutları taşıyan gemilere saldırdılar ve cesetleri alarak kaçtılar.Oni so se privezali pod ovce in tako pobegnili in skočili na svoje ladje.
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.Suomiai pasitraukė iš turnyro be kovos.
Bunlardan birçoğu Bizans Imparatorluğu arazilerine kaçtılar.Didžioji teritorijos dalis atiteko Bizantijos imperijai.
17 Ocak 1945 gecesi, Almanlar şehirden kaçtılar.1944 m. liepos 29 d. vokiečiai pasitraukė iš miesto.
Pencereden kaçtılar.Ta visati aknast välja.
Ertesi gün kaçtılar.Järgmisel päeval õnnestus tal põgeneda.
Gerhard ve Karin Çekoslovakya’ya kaçtılar.Wittmann ja tema üksus saadeti puhkuseks Tšehhoslovakkiasse.
Zamanla bu hayvanlar sahiplerinden kaçtılar veya adaya terk edildiler.Selleks ajaks olid pärismaised kalaliigid järvest välja surnud või jõgedesse lahkunud.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.(47:6) увидели и изумились, смутились и обратились в бегство;
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.(48:6) Ils ont regardé, tout stupéfaits, Ils ont eu peur, et ont pris la fuite.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.au privit -o, au înlemnit, s'au temut, şi au luat -o la fugă.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.a videli so in so ostrmeli, zmedli so se in zbežali urno.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Bo oto królowie, gdy się zgromadzili i ciągnęli wespół,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.de så og tav på Stedet, flyed i Angst,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Ecco, i re si sono alleati, sono avanzati insieme
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.For se, kongene samlet sig, de drog frem tilsammen.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Họ thấy đến , bèn sững_sờ , Bối_rối , rồi mau mau chạy trốn .
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Họ thấy đến, bèn sững sờ, Bối rối, rồi mau mau chạy trốn.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.저희가 보고 놀라고 두려워 빨리 갔도다
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Lebo hľa, kráľovia boli sa shromaždili a prejdúc boli spolu pritiahli.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Let maar eens op: er was een samenzwering van koningen; met elkaar trokken zij op naar Jeruzalem.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Mert ímé, a királyok összegyûltek, de tovatüntek együttesen.

İlgili Sayfalar