kaçtı ile cümle

kaçtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kelime İngilizce konuşmasa da Amerika'ya kaçtı.Als er in England eintraf sprach er nicht ein Wort englisch.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Nach dem Krieg schied er aus der Armee aus.
Zacharias Rhetor muharebeyi:" Pers saldırısından önce döndüler ve kaçtılar.Zacharias von Mytilene sagt von dieser Schlacht: „ wandten sich und flohen vor dem persischen Angriff.
Önce Malta'ya, ardından Londra'ya kaçtı.Er begab sich zuerst nach Irland und ließ sich dann in London nieder.
Bedzin, Polonya, Babası, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'ne kaçtı.Sein Vater stammte aus Będzin, Polen und floh während des Zweiten Weltkrieges in die Sowjetunion.
Bunun üzerine Nikki geldi ve Maryse ile Miz oradan kaçtı.Als Nikki in den Ring dazu kam, zogen sich Maryse und The Miz zurück.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Dabei trafen sie auf Riesen, vor denen sie flüchteten.
Çerkez Ethem ve kardeşleri ise Yunanlara sığınıp kaçtılar.Er selber konnte mit seinen Brüdern fliehen und suchte bei den Griechen Zuflucht.
Silahçıların büyük çoğunluğu Sibirya’ya, daha sonra da Çin'e ve ABD'ye kaçtılar.Konzerttourneen führten in die meisten Länder Europas, aber auch in die USA, nach China und Sibirien.
1903 yılında sürgünden yurtdışına kaçtı ve SR’lara katıldı.Im April 1903 floh er aus der Verbannung und hielt sich dann im Ausland auf.
"Açlıktan kaçtı".Es kam zu Hungersnöten.
Ana madde: Afgan mülteciler Devam eden savaş sebebiyle, yaklaşık altı milyon Afgan ülkesinden kaçtı.Uno-Bericht: Neun Millionen Syrer sind auf der Flucht vor dem Krieg.
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.Die Schotten wurden aber in einem Gefecht in die Flucht geschlagen.
Yurtdışına kaçtı.Darauf floh er ins Ausland.
Mekke paganları Amr bin Hişam dahil 70 ölü ve 70 esir bırakıp kaçtılar.Bei al-Buchārī werden die Verluste der Mekkaner auf siebzig Tote und siebzig Gefangene beziffert.
Sanatçıların hamisi Peggy Guggenheim'ın yardımıyla hapisten kaçtı ve ABD'ye sığındı.Auf der Flucht vor den Besatzern gewährte Peggy Guggenheim ihnen vorübergehend Obdach.
Boyer'e göre, Cooke bir anlığına banyoya girdiğinde, kıyafetlerini hızla aldı ve odadan kaçtı.Strauber hat, wie schon bei der Siegerehrung, plötzlich Schmerzen und muss zur Toilette.
Kehya, cezaevinden iki kez firar ettikten sonra Almanya'ya kaçtı.In Deutschland erwartet beide wegen ihrer Flucht das Gefängnis.
Kısa bir süre sonra Lizbon'a kaçtı.Kurze Zeit später floh er nach Palästina.
Sabık halife Raşid İsfahan'a kaçtı.Der Diebstahl wurde entdeckt, Raspe floh nach England.
Beni Sadr ülkeden kaçtı.Gustav wurde des Landes verwiesen.
Avusturya taht naibi Bari'ye kaçtı ve Carlos Napoli'ye girdi.Inzwischen drangen die Fürsten in österreichisches Gebiet vor und Karl musste aus Innsbruck fliehen.
Daha sonra o kişi kaçtı.Danach sei er geflohen.
Hapsedildi, daha sonra Sovyetler Birliği'ne kaçtı.Nach Verhaftung floh er wieder in die Sowjetunion.
1939 yılında, 29 yaşındayken, nazilerden Polonya kaçtı .Im Jahr 1939, im Alter von 29 Jahren, flüchtete dieser aus Polen um der braunen Pest (Nazis) zu entkommen.
Hıristiyanlara karşı bu tutumudan sonra birçok Hıristiyan Antakya'dan kaçtılar.Aufgrund von Verfolgungen mussten allerdings viele dieser Christen emigrieren.
Dişi Kurt derhal "Kao Çang"'ın (Turfan)'ın Kuzeybatısında bulunan bir dağın üstündeki mağaraya kaçtı.Aber die Wölfin floh an einen Berg nördlich von Kao-ch'ang.
Ve Evolution ringden kaçtı.Antje kam vom Skilauf.
Ve birlikte kaçtığı kadınla evlenir ve mutlu bir hayat sürer.Er kommt zu sich und heiratet Maggie, mit der er ein glückliches Leben führt.
Kral 14 Nisan'da kaçtı.Er traf den König am 17. August.
Kadın ise çöle kaçtı.Flucht in die Wüste.
Kalp ağrıları çekti ve kaçtı.Dann bekommt er Kopfschmerzen und geht ab.
Birçok Mozarap Hıristiyan kuzeye kaçtı.Mehrere wichtige Transsahararouten führten nach Norden.
Kınar Hanım'ın yardımıyla kaçtı.Die anderen können jedoch dank der Hilfe einer jungen Frau fliehen.
17 Ocak 1945 gecesi, Almanlar şehirden kaçtılar.Am 17. Januar 1945 endete die Besatzung durch die Deutschen.
Eşiyle birlikte 1945 yılının başlarında, Kızıl Ordu'dan korunmak için Aşağı Saksonya'ya kaçtı.Vor der Roten Armee floh sie bei Kriegsende 1945 zu ihrer Schwester nach Roßla im Harz.
Polisi görünce kaçtı.Il s'enfuit à la vue du policier.
Başka bir kadınla kaçtı.Il s'est enfui avec une autre femme.
Kim kaçtı?Qui s'est échappé ?
Biz kaçtık.Nous nous sommes enfuis.
Mahkûm kaçtı!Le prisonnier s'est échappé !
Antalas'ın adamları onların önünden kaçtı, Artabanes onları takip etmeyip, geri döndü.Les hommes d'Antalas s'enfuient devant lui, Artabanès de se lance pas à leur poursuite mais fait demi-tour.
Hoyski, anında öldürüldü ancak yaralanan Mahmadov kaçtı.Khoyski est tué sur le coup, mais Mahmadov, seulement blessé, réussit à s'échapper.
5 Temmuz 1969'da hapishaneden kaçtı.Il s'évada de la prison le 5 juin 1969.
Dahmer bundan kaçtı ve hafif yaralarla olayı atlattı.Dahmer réussit à s'échapper avec de légères blessures.
1945 yılı sonunda, Neuengamme'deki toplama kampından kaçtı.Mais fin 1945, il s'évade du camp d'internement de Neuengamme.
Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.Maurice dut alors fuir, mais fut rapidement rattrapé par les troupes de Phocas et assassiné,,.
Bu hikâyede Theodosius sonra kaçtı ve sonunda Lazika'ya gitti ve orada öldü.Selon cette histoire, Théodose aurait ensuite fui pour finalement atteindre Lazique où il meurt.
Bedzin, Polonya, Babası, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'ne kaçtı.Son père, né à Będzin, Pologne, a fui en Union soviétique pendant la Seconde Guerre mondiale.
İki şüpheli daha sonra kaçtı.Deux suspects prennent la fuite.
Kadın ise çöle kaçtı.Il parvient à s’enfuir dans le désert.
Sağ kurtulanlar ise Kudüs'e kaçtı.Tous les survivants sont ensuite évacués vers Jérusalem.
Avitus, daha güvende olacağı Arles'e kaçtı.Avitus parvient à se réfugier à Arles.
1951 yılında tekrar kaçtı ve bir iz bırakmadan kayboldu.Le 9 avril 1951, il réussit à échapper et disparait sans laisser de trace.
Bu arada 150 bin kadar Macar yurtdışına kaçtı.Avec plus de 150 000 personnes voyageant à l'étranger.
Kendi deyimiyle Malibu'dan "kaçtıktan" sonra uzun yıllar New Mexico'da yaşamıştır.Elle a vécu plusieurs années à Santa Fe, au Nouveau-Mexique, pour « fuir Malibu ».
Defalarca evden kaçtı.À plusieurs reprises, il s'est évadé.
İspanyolların bir kısmı kaçtı, kaçmayanlar İngilizler tarafından uzaklaştırıldı.La habitants arabes qui n’ont pas fui sont en partie évacués par les Britanniques.
Ertesi gün kaçtılar.Le jour suivant elles étaient parties.
Kraliçe ve yardımcıları canlarını kıl payı kurtararak kaçtılar.La reine et ses enfants durent se cacher.

İlgili Sayfalar