kaçmak ile cümle

kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
De Vere de İngiltere'den kaçmak zorunda kaldı.Но дон Мурилъо успява да избяга от Англия.
1962 yılında 60,000 Kazak ve Uygur, Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne kaçmak zorunda bırakılmıştır.През 1962 г. 60 000 уйгури и казахи избягват от глада и от политическите чистки в съседния Съветски съюз.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.Кралската кобра яде други змии.
İkisi beraber kaçmaktadır.Да избягат двамата?
Polis takibi nedeniyle 1838'de İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldı.През 1993 Тачи заминава за Швейцария поради политически причини.
Bunun üzerine 1934 yılında Hindistan'a kaçmak zorunda kaldı.През 1929 г. е изпратен отново в Индия.
500 bin sivil çatışmalardan kaçmak için Musul'dan göç etmiştir.500 хиляди цивилни бягат от града, за да се спасят от военните действия.
1938 yılında Nazi zulmünden kaçmak için karısıyla birlikte Amerika’ya taşındı.Godine 1938. ponovo odlazi u SAD sa svojom suprugom Židovkom, kako bi pobjegao od nacizma.
Şu anda Spartacus'le birlikte asi ordusunda kaçmaktadır.Kr. krenuo je s vojskom na Spartu.
Doğuya Türkistan'a kaçmak zorunda kaldı.Pogodio je istočnu Tursku.
Michael ve Sara ise ormana doğru kaçmaktadır.Prestrašena, Rey pobjegne u šumu.
Bu yüzden Matteo ve arkadaşları kiliseden ayrılıp, tutuklanmaktan kaçmak için saklanmışlardır.Luther i njegove pristalice bili su sada isključeni iz crkve i stavljeni pod prokletstvo.
Karaca Bey bir süre direndiyse de sonunda Kayseri'ye kaçmak zorunda kaldı.Hermenegild je izdržao napade godinu dana, ali je na kraju morao pobjeći u Córdobu.
1821 yazına gelindiğinde onların neredeyse tamamı öldürülmüş veya kaçmak zorunda bırakılmışlardı.Do 1718. većina onih koji su odbili protjerana je ili ubijena.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.Roku 1902 odišiel do Švajčiarska, aby unikol pred vojenskou službou.
De Vere de İngiltere'den kaçmak zorunda kaldı.Eduard bol nútený utiecť z Anglicka.
MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı.Po Caesarovom vpáde do Itálie roku 49 z Ríma utiekol.
Zelaya 1910 başında Meksika'ya kaçmak zorunda kaldı.Meada odišiel z Japonska v roku 1904.
Rehobaom Kudüs'e kaçmak zorunda kaldı.Rút bývala v Jeruzaleme.
Ayrıca bir polis hafiyesinden kaçmaktadır.Zároveň je väzňovi na úteku na stope polícia.
Fakat Blade'den kaçmak o kadar da kolay değildir.Na Slovensku sa Bleach už nevysiela.
Ali Bey ise kaçmak zorunda kaldı.Dávid II. bol prinútený utiecť.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Pobeg ni bil mogoč.
Kaçmak için her yolu.Vse je pripravljeno za beg.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.Preostane mu samo še beg.
Fransa'nın işgali üzerinde yeniden kaçmak zorunda kaldı.V času francoske revolucije je bil kraj ponovno na udaru.
Bir doğu Germen kabilesi olan Teuringi, Hun istilasından kaçmak için topraklarını terk etmişti.Vzhodnogermansko pleme Tervingi je zaradi napadov Hunov pobegnilo iz svoje domovine.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Po tem je za vedno zapustila Švedsko in šla v Italijo.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Pvz., bėgdamas, verkdama.
De Vere de İngiltere'den kaçmak zorunda kaldı.Vilhelmas V pabėgo į Angliją.
Orsaya kaçmak: Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçmasıdır.Laivas – vaiduoklis neįprastas: jis gali plaukti be vėjo ir atsilaikyti prieš bet kokią audrą.
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Po to Sula grįžo į Italiją.
Joanna ise Fransa'ya Avignon'a kaçmak zorunda kaldı.Džu De turėjo vykti į Guangdžou.
1821 yazına gelindiğinde onların neredeyse tamamı öldürülmüş veya kaçmak zorunda bırakılmışlardı.1891 metais, mirus rašytojui, jis buvo beveik visiškai pamirštas.
Aktium'da yapılan savaşta Kleopatra ve Marcus kaçmak zorunda kaldı.Po to buvusiam Amfipolio mūšyje Kleonas ir Brasidas žuvo.
Rehobaom Kudüs'e kaçmak zorunda kaldı.Taavet pidi Jeruusalemmast põgenema.
Prag'a kaçmak ve 1937-1938 yıllarında burada yaşamak zorunda kaldı.Oli Valga praostkonna vikaar aastatel 1937–1938.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Dijó que había vivido toda su vida al lado de la playa, y que prefería morir ahí antes que huir.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Er sagte, er lebe schon sein ganzes Leben hier am Strand, und dass er lieber sterben würde, als wegzulaufen.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Hij wilde niet weg omdat hij daar zijn hele leven had gewoond en liever daar zou sterven dan vluchten.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Il disait avoir vécu toute une vie là près de la plage, et qu'il préférait mourir là que courir.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.그는 일생을 해변에서 살았고 뛰느니 차라리 죽음을 택하겠다고 말했습니다.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Ông nói ông đã sống cả đời bên bờ biển này, và ông thà chết ở đây còn hơn phải chạy khỏi đây.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Spunea ca si-a trait intreaga viata acolo langa plaja, si ca mai degreaba moare decat sa fuga.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Stwierdził, że żył na tej plaży całe życie i prędzej zginie, niż miałby uciekać.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Каза, че е живял целия си живот тук - до брега, и по-скоро ще умре, отколкото да избяга.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.Он сказал, что прожил всю свою жизнь здесь, рядом с пляжем, и что он лучше погибнет, чем уйдёт.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.הוא אמר שהוא חי את כל חייו ליד החוף, ושהוא מעדיף למות שם מאשר לנוס.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.قال أنه عاش طوال حياته بالقرب من الشاطئ و أنه يفضل الموت هناك على الهروب
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.逃げるなら死んだほうがましだ!」と叫び 少年は母親を振りほどき
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Ale jeho bleskové výpady to dìlají trošku víc težší.
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Dar loviturile sale rapizi ca fulgerul fac puţin cam dificilă treaba asta.
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Maar zijn bliksemsnelle slagen maken het een klein beetje moeilijk.
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Nhưng nhanh như chớp của ông thổi làm cho nó một ít khó khăn.
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Pero que él sea rápido como un rayo Io hace complicado.
Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Αλλά τα αστραπιαία χτυπήματα του το κάνουν λίγο δύσκολο.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Alles erbuiten heeft een kans om te ontsnappen.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Cokoli vně horizontu událostí má šanci na únik.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Orice este înafara lui are o oarecare şansă de a scăpa
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Semmit kívül van a menekülés esélye.
İlgili Sayfalar