kaçma ile cümle
kaçma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Günlük yaşantımızdan kaçmamızın en büyük sorunu sonunda probleme geri döneceğimizdir.And the problem with escaping your day-to-day life is that you have to come home, eventually.
Pekala size bir sorum var, kendimizi tanımamızın yolları var mı sorunlardan kaçmayarak?So my question to you is, can we find ways to know ourselves without the escape?
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Not running from loss, but entering grief, surrendering to sorrow.
Kaçmanın bir yolu.The method to escape.
- Kaçmadım, buradayım.I'm not away, I'm here.
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?What were you doing, not stopping the news?
Profesör, siz de kaçmalısınız.Professor, you should leave too.
Yani buradaki arkadaşın kaçma şansı var.So this guy could escape.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Anything on the outside has a chance of escaping.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.It's part of the fight and flight mechanism, that when an animal is frightened -- think of a deer.
Bir geyik kacmaya hazirken cok, cok hareketsiz bir sekilde donar.A deer freezes very, very still, poised to run away.
Bir tutsaktım ve kaçmalıydım.I was a prisoner and I needed to escape.
Ben... ...bir daha kaçmayacağım.I... will never try to run away again. I wanted to tell you.
Kaçacaksan, o zaman kaçmaya devam etmelisin. Neden karşıma çıkıp duruyorsun?If you were going to run, why didn't you just run all the way?
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.You'd like to have a little advance warning.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.It's a bouncy castle with slats in the side to allow the air to escape.
Allen yerde ölürken, Carpio üçüncü katın penceresinden atlayıp kaçmaya çalışıyor.That's not the norm, you never see people come in with a mask, it's very rare.
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.But he doesn't want to leave, because he firmly believes in Socialism and this country.
Kaçmamı mı isterdin?Can the one you want to meet run away?
Sunbae? sakın kaçma bırak gideyim hayır. şimdi vazgeçemezsin.-Sunbae? <BR> -Don't escape. - Let me go. <BR>- No! You can't back off now.
Onları iki gün verecekti Cumartesi, onları başka bir gün daha iyi uyacak kaçmak için.Saturday would suit them better than any other day, as it would give them two days for their escape.
Hayatım varlığının commonplaces kaçmak için uzun bir çaba harcanmaktadır.My life is spent in one long effort to escape from the commonplaces of existence.
Buna ihtiyacım var, ayrılmaya o evden kaçmaya...Yo lo necesito. Necesito marcharme,salir de esa casa.
Kaçmak istiyorum.I want to run away.
Basından kaçmaya çalışan politikacıları göz hapsine alıyor (Gülüşmeler)(Laughter)
Asla ! tekrar kaçmasını tercih ederim !No way, I'd rather he escaped again.
Peki... bu sefer kaçmasına izin verAlright... this time you let him go.
Kaçmak için lazım olacak !You need them on the run!
Kaçmasana !Run? Don't run.
Seninle kaçmak istiyorum !I want to run away with you!
- Kaçmak?Run?
Nazik olun, kaçmam !Be gentle, I won't run away!
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.And I said, "I just told 500 people that I became a researcher to avoid vulnerability.
Bizim kaçmamıza yardım eden adamları görmedin mi?Didn't you see those guys who helped us escape?
Onlara bunu göster... ... ve kaçmalarını söyle.Show them this and tell them to escape.
Bunu onlara göster... ... ve kaçmalarını söyle!Show this to them, and tell them to escape!
Çocukla beraber kaçmaya çalışırken yakalanmış ve ölene kadar dövülmüş.She got caught trying to run away with the child and was beaten to death.
Bunu onlara göster ve kaçmalarını söyle.Show them this and tell them to escape.
Bu ikiz geleneklerden kaçmak gerçekten çok zor.It's very hard to get out of these twin traditions.
Perseus ise Andromeda'dan kaçmak için uçuyor.Perseus flying to the rescue of Andromeda.
Jun Pyo'nun kaçmasına izin vermedin, değil mi?You've held up JoonPyo well, right?
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.On the dark side, politics doesn't seem to escape people like me.
Eğer sen inat edip kaçmasaydın ...If it weren't for your persistence to revive your reign,
Kaçmasam bile zalimliğini gene yapardın !You won't even let your own brother live.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Every fish that gets away grows with every telling of the tale.
Tseng Chien, bekle bu çok ciddi bir durum derhal burdan kaçmalısınTseng Chien, wait This is an entangled situation Same words.
1 kişiyi kurtarmak için tüm çetenin kaçmasına göz yumamayızFor the sake of saving one You've let the drug peddler get away
Ama amaç büyümek olduğunda yorulmak aşırıya kaçmak değildir.Overload means overloading the muscles with heavier weights.
Michio, kaçmaya çalışıyor.Michio, she's trying to escape.
Gerçekten kaçmaya mı çalışıyordu anne?Was she really trying to escape, Mother?
Kaçmaya çalışmaktan vazgeçtim.I've given up trying to escape.
Tüm istediğin kaçmak.All you want is to escape.
Çoğu insanın hikaye anlatmaya başvurmasının nedeni, kaçma isteğidir zaten.That's why most people turn to storytelling, is to escape.
Belki onlar kaçmakta zorlandıkları koşulların içine doğmuş olabilirler.Maybe they were born into circumstances they found difficult to escape.
Buradan hemen kaçmam lazım.I gotta get out of here.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Limbs enabled an escape onto a new, safe, territory.
Bu noktadan sonra bundan kaçmanın hiçbir yolu yok."There's no way to get out of this at this point."
Hizmetçi kılığında iken kral generalin evine kaçmaya çalıştı.Dressed as servants, the King and Queen-- the King tried to escape to this general's estate.
"16. Louis'in kaçmaya çalışmasını da tahtından çekilmesi olarak görüyoruz."And the fact that Louis XVI actually tried to run away, we view that as him abdicating the throne.
Kaçmaya çalıştılar.They tried to run away.
İlgili Sayfalar