kaçmış ile cümle
kaçmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çatışmalar sırasında 50.000'e yakın bölge sakini güneydeki şehirlere kaçmıştır.Допълнително в покрайнините на града има още 50 000 бежанци дошли от конфликтните райони в Южна Сомалия.
Kendisi kötüler okulundan kaçmıştır ve kendisini kötü olmaya adamıştır.Радо усеща, че нещо не е наред и отново избягва от училището.
Peel ve diğerleri kaçmıştır.Йохан и другите заговорници бягат.
Herkes kaçmış, artık hiçbir şey yapamazdım.Когато дойдоха за мен – вече нямаше кой да говори.
Balkan savaşları sırasında köy sakinlerinin bir kısmı Gümülcine'ya kaçmıştır.По време на балканските войни повечето от жителите на селото бягат в Гюмюрджина.
Diğer kardeşi Basileios, Konstantinopolis'e kaçmıştır.Njegov je drugi brat bio Bazilije; on je pobjegao u Konstantinopol.
Babası, Franco zamanında İspanya'dan Fransa'ya kaçmıştır.Za vrijeme vladavine Francisca Franca njego otac pobjegao je iz Španjolske.
Böylece diğer Kyklop’lardan kaçmış olur.Na ostatných kurtoch sa bude aj naďalej používať systém Cyclops.
O'na göre Aristagoras bütünüyle soğukkanlılığını kaybetmiş ve mücadeleden kaçmıştır.Nech to už bolo akokoľvek, Herakles stratil trpezlivosť a veľmi sa nahneval.
Böylece diğer Kyklop’lardan kaçmış olur.Poglejmo si zakaj nastajajo cikloni.
Adamları da ya ölmüş, ya da kaçmıştı.Kasneje so znoreli ali pa umrli.
Mandubracius, Sezar'ın himayesi için Galya'ya kaçmıştır.Kraljev sin Mandubracij je pobegnil k Cezarju v Galijo.
Haçlıların şövalyeleri açıkça atların transferi ile yükümlüydü ve Bizans ordusu güneye kaçmıştı.Križarji so jo napadli kar z ladij za prevoz konj in bizantinska vojska je pobegnila proti jugu.
Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için Susiana dağlarına kaçmıştı.Hosrau je pobegnil v gore Susiana in poskušal zbrati podporo za obrambo Ktezifona.
Pompeius savaşı kaybetmiş ve Mısır'a kaçmıştır.Pompej je z bojišča zbežal v Egipt.
Çünkü Alman birlikleri geceden önce binadan kaçmıştı.Konec leta so se Nemci umaknili iz vojašnice.
Adamları da ya ölmüş, ya da kaçmıştı.Visi kiti pabėgo arba nusižudė.
Jaisiah şehirden kaçmıştı.Džil paskutinę akimirką išsigelbėjo iš miesto.
Saldırganlardan biri arabayla diğeri ise yaya olarak kaçmıştır.Jūs su vienu iš teroristu, pabėgate iš jo.
Kovulan Yahudilerin büyük bölümü Polonya'ya kaçmıştır.Daugelis likusių Sapiegų pabėgo į Lenkiją.
Herkes kaçmış, artık hiçbir şey yapamazdım.Dabar matė jis visus, o jo niekas negalėjo matyti.
Asım'la kaçmıştır.Pabėgo į Tegėją.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Brezilya'ya kaçmıştır.Po Antrojo pasaulinio karo emigravo į Braziliją.
İç savaşı Caesar kazanınca kaçmış ancak daha sonra affedilmiştir.Jis nugalėjo sukilusį Spartos karalių Agidą, bet vėliau neteko malonės ir turėjo pasitraukti.
Bu savaş sonrası İziaslav Polonya'ya kaçmıştır.Pasibaigus karui, „Lupaška“ pasitraukė į Lenkiją.
Daha sonra Floransa'ya kaçmıştır.Ecijo bėga iš Florencijos.
I. Dünya Savaşı sırasında mahallenin tümü Ruslardan kaçmış.Per I pasaulinį karą visi parapijiečiai pasitraukė į Rusiją.
O dönemde halen ülkede olan 2.500 Yahudinin neredeyse tamamı da kısa bir süre sonra ülkeden kaçmıştır.Stovykloje tuo metu laikėsi apie 2500 sukilėlių, daugiausia valstiečių.
Gözden kaçmış bir şey olup olmadığını sürekli kontrol etmek.Katse käigus saab jälgida, kas mõni sündmus toimub või mitte.
1973 yılına gelindiğinde tüm elit Hutu tabakası ya öldürülmüş ya da yurt dışına kaçmıştı.Kogu hutude eliit oli 1973. aasta keskpaigaks surnud või eksiilis.
Hristiyan nüfus çoktan kaçmış ve şehirde sadece Yahudiler kalmıştı.Pärast seda, kui Nõukogude väed linna vabastasid, ei olnud sinna jäänud enam ühtegi juudi soost elanikku.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Paljud mullatöödelt põgenenud varjasid ennast Vasula metsades.
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Ale keby sa opovážil vrah a vyšiel by za chotár mesta svojho útočišťa, do ktorého sa utiekol,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Als de dader de vrijstad verlaat
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Dacă ucigaşul iese din hotarul cetăţii de scăpare unde fugise,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Ha pedig kimegy a gyilkos az õ menedékvárosának határából, a melybe szaladott vala;
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Jestliže by pak ten, kterýž zabil člověka, vyšel z mezí města útočiště svého, do něhož utekl,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,그러나 살인자가 어느 때든지 그 피하였던 도피성 지경 밖에 나갔다 하자
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Ma se l'omicida esce dai confini della città di asilo dove si era rifugiat
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Mas, se de algum modo o homicida sair dos limites da sua cidade de refúgio, onde se acolhera,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Men dersom manndraperen kommer utenfor den tilfluktsstads enemerker som han er flyktet til,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Men hvis Manddraberen for lader sin Tilflugtsbys Område, hvorhen han er tyet,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Men om dråparen går utom området för den fristad dit han har flytt,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Mutta jos tappaja menee sen turvakaupungin alueen ulkopuolelle, johon hän on paennut,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Nhưng nếu kẻ sát nhơn đi ra ngoài giới hạn của thành ẩn náu, là nơi người đã chạy ẩn mình,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Nhưng nếu kẻ sát nhơn đi ra ngoài giới_hạn của thành ẩn_náu , là nơi người đã chạy ẩn mình ,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,"'Pero si el homicida sale fuera de los límites de su ciudad de refugio a donde había huido
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Si le meurtrier sort du territoire de la ville de refuge où il s`est enfui,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Toda če ubijalec kdaj prekorači mejo zavetnega mesta, kamor je bil zbežal,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Wird aber der Totschläger aus seiner Freistadt Grenze gehen, dahin er geflohen ist,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Εαν ομως ο φονευς εξελθη εξω των οριων της πολεως του καταφυγιου αυτου, εις την οποιαν εφυγε,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,если же убийца выйдет за предел города убежища, в который он убежал,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,Но ако убиецът излезе кога да е вън от пределите на прибежищния град, в който бе прибягнал,
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,ואם יצא יצא הרצח את גבול עיר מקלטו אשר ינוס שמה׃
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,ولكن ان خرج القاتل من حدود مدينة ملجئه التي هرب اليها
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,但 誤 殺 人 的 、 無 論 甚 麼 時 候 、 若 出 了 逃 城 的 境 外
‹‹ ‹Ama adam öldüren kaçmış olduğu sığınak kentin sınırını geçer,但 誤殺 人 的 、 無論甚麼時候 、 若 出 了 逃城 的 境外
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.A nagybátyja őszentségével diaszpórába menekült azokkal, akik Nepálba mentek.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Chú của anh bỏ chạy cùng sự tôn thờ của cộng đồng Do Thái đưa cả dân tộc tới Nepal.
Amcası, insanları Nepal'a götüren papaz cenaplarının başlattıkları diaspora ile kaçmış.Hänen setänsä pakeni dalai-laman kanssa heidän paetessaan Nepaliin.