Tony teröristleri öldürür ve oradan kaçar.Riescono ad uccidere lo zombie e a fuggire.
Wolverine, Rogue, Pyro ve Bobby birlikte Bobby’ nin ailesinin evine kaçarlar.Chiodo Arrugginito porta Bobby e Nick a casa sua.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.Le due incominciano a scappare, ma Elle muore.
Uyuyacağı sırada pirelerinden biri kaçar ve onu uyandırır.La mattina, l'amico tirerà la corda, svegliandolo.
Ercüment ise yurt dışına kaçar.Da lì sarebbe stato facile fuggire all'estero.
Üçü beraber buradan kaçarlar.I tre escono insieme.
Jonathan tutuklanır, doktor kaçar.Jones lo disarma e l'uomo viene arrestato.
Video, Slager'ın silahsız ve savunmasız olan Scott'u kaçarken arkasından vurduğunu gösteriyordu.Ma un video mostra l'agente Slager che spara per otto volte contro l'uomo in fuga e disarmato.
Bunun üzerine evden kaçar.Decide perciò di andarsene di casa.
1804-1813 Rus-İran Savaşı, İmparatorluk Rusyası ile İranlı Kaçar Hanedanı arasındaki bir savaştır.La guerra russo-persiana del 1804-1813 fu una guerra tra l'Impero russo e quello persiano.
Saldırgan daha sonra kaçarken polis tarafından öldürüldü.Il presunto attentatore è stato successivamente ucciso dalla polizia.
İkili patlamadan kaçarlar.La coppia scoppia.
İkisi Bohan'a kaçarlar.I due scappano e si recano da Bothwell.
Doktor, askerlerden kaçarak Ben'i takip eder.L'uomo, Ben, scappa attraverso i tunnel.
Cevriye, müdürlüğe giderken Melahat sayesinde kaçar ve yeniden kodese girmekten kurtulur.In grado di vagabondare per il castello ed essere nuovamente libero.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.Recuperano tutti e scappano, ma dimenticano tutto.
En sonunda Joker'le birlikte evden kaçar.Alla fine, però, lei e il clown scappano insieme.
Çete üyeleri parayı da alıp kaçarlar.Il terzo uomo si impossessa del denaro e fugge.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Le api al suo interno, spaventate, scappano via.
Bu olaydan sonra askeri inzibatlar olay yerinden kaçarlar.Vista la situazione, gli inseguitori decidono di andarsene.
Marko eşini ve çocuğunu görmek için hapisten kaçar.Marco deve partire per Francoforte con suo figlio e la sua ex moglie.
Ben kaçar.Я линяю отсюда.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.В квартире Якоба несколько существ выходят из чемодана Ньюта.
Aksi takdirde evin bereketi kaçar.В противном случае участок изымался.
Sauron'un ruhu kaçar ve doğuya saklanır.Саурон отступает и скрывается на востоке.
17 yaşındayken evden kaçar.В 17 лет она сбежала из дому.
Lois'in Peter'ın dansa gitmesini yasaklamasına rağmen Peter kaçar ve dansa gider.Лоис запрещает Питеру идти на танцы, но тот тайком сбегает.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Бен отправляется на поиски Саида, но убегает, когда видит, что Саид убил Догена и Леннона.
Polonya Kralı II. Jan Kazimierz Waza ise kaçarak Habsburglara sığındı.Польский король Ян II Казимир бежал в Силезию.
Herkes kaçar.Все убегают.
O sırada Tenten haydutları kaçarken görür.Со временем братья задумывают бежать.
Elizbar köyden kaçar, ama yolunu kaybeder.Она всё же выбегает из киоска, но теряет свою сумочку.
Sanjay Singhania oradan kaçar.В противном случае де Шаньи должен уехать один.
Genellikle atlardan daha yavaştırlar ancak dayanıklılıkları sayesinde avcılardan kaçarak kurtulabilirler.Но чаще лошади стараются просто уйти от опасности.
Rodrigo kaçar.Ромео прячется.
Natla kaçar.Наталья Ртищева.
Ama iblis kaçar.Внезапно монстр убегает.
Karakola komiserlere ifade vermeye gelir, komiserleri de soyarak kaçar.Прибыв в дом полковника, они обнаруживают полицейских.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.Энни была вынуждена выпрыгнуть на ходу и бежать вглубь леса.
Cansu daha fazla dayanamaz ve evden kaçar.Лусия не выдерживает такой жизни и уходит из дома.
Geri çekilen FNLC askerleri ve çatışmadan uzaklaşmaya çalışan bölge halkı Angola ve Zambiya’ya kaçarlar.Разбитые отряды FNLC отступили в Анголу и Замбию.
Sirvasa Racası kaçarak şehir fethedildi.Чтобы разобраться, Воробьёв совершает побег.
Hohenlohe ailesi Otuz Yıl Savaşı esnasında kaçarak Ohrdruf'a taşındı.Во время Тридцатилетней войны семья Гогенлоэ бежала в Ордруф.
Sah Veli, kaçarken yakalandı.Но при побеге её поймали.
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.На следующий день R2-D2 сбегает, вынуждая Люка и C-3PO искать его.
Anne ve babası boşanmaya karar verince, Frank evden kaçar.Когда ему предлагают выбрать, с кем из них он будет жить, Фрэнк сбегает из дома.
Tuleyha kaçarak Suriye'ye gitti.В результате Тиридат бежал в Сирию.
Fakat, Lecter zindandan kaçar ve Paris'e doğru yola çıkar.Хэтч убегает из лагеря и прибывает в Париж.
Kaçar, Turhan.Курган, изд.
Starkiller yaplıan saldırıdan kaçarak kurtulur.Грэйс сбегает от разбушевавшегося преступника.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Преступник вынужден бросить машину и бежать.
Yedi yaşındayken ailesi Somali'deki iç savaştan kaçarak Yemen'e yerleştiler.Он вырос в Йемене, куда его семья перебралась из-за гражданской войны в Сомали.
Tiberius kaçarak Bitinya' ya geçti.Желание Изабеллы сбежать растет.
Frodo yüzüğü takarak kaçar.Фродо лично вызвался отнести Кольцо.
Vahşi kurtlar lamalardan kaçar.Волкам удаётся сбежать с награбленным.
Buffy sürünerek ondan kaçar.Пейдж, ударив его, убегает.
Fark edildikleri için kaçarlar.Но, боясь быть узнанными, они убежали.
Adam onu engellemeye çalışınca da onu vurup kaçar.В попытке арестовать его, она стреляет в него.
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.Прилив спадает и Доктор со спутниками улетают.
Gayri meşru çocuk yapıp kaçar.Сводня и юноша убегают.