Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Не справившись с последним, компания сбегает с места происшествия.
Draco müdahale Einon kaçar.Ван Дер Лин решает бежать.
Burdan kaçarak cücelerle buluşur.Отсюда и уезжает с агитпоездом.
Saldırgan daha sonra kaçarken polis tarafından öldürüldü.Стрелявший был позже расстрелян при попытке к бегству.
Sonra hemen kaçar.Тот немедленно убегает.
Strauss 1930'larda nazilerden kaçarak ABD'ye göç etti.В 1970-х годах Конзе был вынужден покинуть США.
Tehlike sezdiklerinde ulaşılamayan ağaç dallarına ya da kayalık aralıklarına kaçarlar.Гнездятся в дуплах деревьев или в нишах неприступных скал.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.При опасности бегут вверх по склону или прячутся.
Kaçarlı, 1979 yılında kasaba olmuştur.Преобразован в город в 1979 году.
Savaş sonrası dağılan Pompeius destekçilerinden bazıları İspanya'ya kaçar, bazıları ise teslim olurlar.Часть уцелевших остготов отправилась в Павию, другие разбрелись по Италии.
1933'te faşist İtalya'dan kaçarak İngiltere'ye geldi.В 1933 г. Клецки эмигрировал из Германии в Италию.
Ama hapisten kaçar.Он сбегает из тюрьмы.
Kaçarken yaşlı kadın tekrar dondurmayla gelir ve; "Çikolatalı dondurma alır mısınız?Быстро познакомившись с парнями, она готова ехать с ними, при условии что её угостят: «Мы идём есть мороженое?
Lajos Kossuth Macaristan'dan kaçarak Osmanlı Devleti'ne sığındı.Вук Косача вынужден был бежать из Сербии в Венгрию.
Macaristan'dan kaçarak siyasi mülteci olarak ABD'ye sığındı.Они прибыли в США, где получили убежище как политические беженцы.
Bunun üzerine evden kaçar.Он решает уехать из дома.
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.لكن إسحاق غير رأيه وحاول الهرب.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.وأثناء محاولة الرواد الفرار، يقتل دودج ويتم أسر لاندون ويصاب تايلور في حنجرته.
Ama iblis kaçar.فانصرف الشيطان.
O sırada Tenten haydutları kaçarken görür.فعرف ان اللصوص قد عسکروا هناك.
Rodrigo kaçar.انسحب رودريج.
Kaçarken yaşlı kadın tekrar dondurmayla gelir ve; "Çikolatalı dondurma alır mısınız?وقالت: " لقد كنا نقدم الكوكيز الرقيق بالمكسرات مع الآيس كريم.
Sebastian kaçar, diğerleri de onun Max'i öldürdüğünü öğrenir.موت آرثر ومحاولة معرفة من قتله.
Fotoğrafçı bomba patlar kaçar.قاذفة قنابل إستراتيجية.
Kaçar, Mustafa.Steig، Stacy.
Kaçakların çoğu Avrupa'ya bir kısmı da Yeni Dünya'ya kaçar.وكان معظم المهاجرين الذين يسافرون إلى العالم الجديد ينزلون هناك.
Duncan oradan kaçar ve saklanır.يفر دوموزيد ويختبأ.
Adam onu engellemeye çalışınca da onu vurup kaçar.ولكن، بدلاً من إعدامه معهم، تم إطلاق النار عليه بينما كان يحاول الفرار.
Daha sonra Romanya’ya kaçarak orada yaşamını sürdürmüştür.انتقل إلى روما حيث استقر بقية حياته.
Ayrıca Etiyopya vatandaşı 750.000 bin Somalili de Etiyopya'dan kaçarak Somali'ye sığındılar.طردت إثيوبيا 77.000 إريتري وإثيوبي من أصل إريتري لأسباب أمنية.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.وخلال الأسبوع التالي، ثلاثة أرباع السكان فروا من المنطقة.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.أوري أصبح يتيمًا وينطلق لاستشكاف الغابة بنفسه.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Ele fugiu de Arles e nunca mais viu Van Gogh.
Mombasa öldürülür ve geri kalan grup kaçar.Mombaça é morto e o resto do grupo escapa.
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Ele foge, com o Capitão América em perseguição.
Alan, Barry ve Sarah kaçarak Cynthia'nın saklandığı bilinen hidroelektrik santraline doğru yola çıkarlar.Alan, Barry, e Sarah escapam e vão a uma central hidroeléctrica abandonada onde Cynthia estava escondida.
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.O Véu mais uma vez pára e o Doutor escapa.
Kaçışın sabahında, John Abruzzi ve diğer kaçak arkadaşlarını yetkililerden kaçarken bulunur.Na manhã após a fuga, John Abruzzi se encontrou com seus companheiros em fuga, fugindo das autoridades a pé.
Böylece Kaçar birlikleri şehri yağmaladı.Assim, as cidades entraram em colapso.
Gün bittikten sonra Doss, Howell'ı kurtarır ve ikisi de Hacksaw'dan düşman ateşi altında kaçar.Quando o dia termina, Doss resgata Howell e os dois escapam dos japoneses sob forte fogo inimigo.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny involuntariamente mata-o na frente de seu jovem filho, que então é ferido durante a fuga.
Malik sinir krizine girmiş gibi görünür ve sonra Ratash'ın güçlerinin bir kısmını kullanarak kaçar.Malik então foge, aparentemente histérico, usando alguns dos poderes de Ratash para escapar.
O gün öğleden sonra Lizzie tren raylarına doğru kaçar ve Mika onun peşinden koşmaktadır.Naquela tarde, Lizzie vaga para os trilhos do trem com Mika dando a perseguição.
Arya onun kısa bir süreliğine yardımcısı olur, ama sonradan kaçar.Arya se torna sua copeira, porém rapidamente escapa.
"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?"Por que paga o preço perdendo sua terra?"
Clary, bir geçitten geçerek kaçar ve kendisini Luke'un kitap dükkanında bulur.Ela escapa através de um portal que a transporta para a livraria de Luke.
Grup Kahta yönüne kaçar.O inimigo fugiu em duas direções.
484 - Turin Saeros'u öldürür ve Doriath'tan kaçar, kanun kaçaklarına katılır.485 - Morte de Saeros; Túrin foge de Doriath e torna-se um fora-da-lei.
Malta'dan kaçarak Avrupa'ya gitti.Acaba tendo de fugir para a Europa.
Axel ise madenlere doğru kaçar.Fiel corre para as montanhas.
Sasuke Uchiha, I. Kısım’ın sonunda kaçar ve takımın bir süreliğine dağılmasına neden olur.Após Sasuke Uchiha abandonar a vila no final da Parte I, o time se desfaz.
Tuleyha kaçarak Suriye'ye gitti.Assim planejou uma fuga... para a Síria.
Behlül ise evden kaçar.Quem perder saía da casa.
Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır.O dióxido de carbono abandona o sistema, também, pelo ar.
Bu arada Isabelle, Aline'ı bir iblisten kurtarır ama Aline kaçar.Ela salva Aline de um demônio, mas a garota foge.
Zekeriya Kacaroğlu (d.Os Segredos do Aikido (Ed.
Ekiptekiler zor kaçarlar.Alguns membros da equipe conseguem escapar.
Kaçarken yaşlı kadın tekrar dondurmayla gelir ve; "Çikolatalı dondurma alır mısınız?«Jovem engole vidro ao tomar sorvete e vai parar na emergência».
Sonra hemen kaçar.Fugiu em seguida.
Saldırgan daha sonra kaçarken polis tarafından öldürüldü.Os agressores acabaram sendo mortos pela polícia logo em seguida.