kaçak ile cümle

kaçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak silah kaçakçısı olduğu öne sürülerek tutuklanmıştır.Han ble arrestert for våpensmugling.
Marsilya başkonsolosu Necdet Kent 18000 kaçak Yahudi'ye Türk pasaportu vermiştir.Den svenske legasjonen i Budapest delte ut 15 000 beskyttelsespass til jødiske ungarere.
Her türlü kaçakçılığı men ve takip etmek.Avstå fra utroskap og alle former for seksuelt misbruk og utnyttelser.
(3 bölüm, 1956-1966) "The Fugitive" (Kaçak) ....(53 episoder, 1968-1976) ^ «Steve tar saken».
1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.1988 - Manuel Noriega ditangkap dengan tuduhan penyelundupan narkotika dan pencucian uang.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Namun, penangkapan ikan secara berlebihan telah menjadi permasalahan yang serius.
Han Solo rolünde Harrison Ford: İsyancılara yardım eden bir kaçakçıdır.Harrison Ford sebagai Han Solo Seorang Penipu dan Penyeludup Barang.
Bu nedenlerden dolayı insan ticareti ile insan kaçakçılığı birbirlerinden farklıdırlar.Perdagangan manusia berbeda dengan penyelundupan manusia.
Kaçak sigara satarak para kazanmaktadırlar.Dia memperoleh uang dari hasil menjual rokok.
Gelir kaynakları silah kaçakçılığı ve haraçtır.Senjatanya adalah bajak dan gada.
T-Bag, kaçakları yakalamak için peşlerinden gider.Drona mengirim para Korawa untuk menangkap Drupada.
Onlara göre bu insanlar, sadece kaçaktı.Menurut mereka, mereka hanya mengoceh saja.
Amacı kaçak olarak bir şilebe binip Amerika’ya gitmektir.Keinginannya untuk jadi seorang penerbang, membawanya ke Amerika.
Kaçakçılık ile mücadele için, albümü 14 Kasım 2003'te piyasaya sürdü ve önemli ticari başarılar elde etti.Versi berwarnanya, yang dirilis pada November 2004, meraih kesuksesan komersial.
Kuzey Amerika’ya ilk yerleşenler, Avrupa’daki mutfaklarda kullandıkları kap kacaktan çok az götürmüşlerdi.Maskapai bertarif rendah pertama yang melakukan hal seperti itu di Eropa.
2001 yılında, Interpol En çok aranan Kaçaklar listesinde Kırmızı bültenle arandığını yayınladı.Pada awal 2007 Dujana menjadi buronan teratas dalam daftar buronan yang paling dicari Polri.
Bunu gören kaçaklar için ise geriye tek bir seçenek kalmıştır: Koşmak.Maka penguasa-penguasa tersebut patuh terhadapnya, hanya satu yang menentangnya.
Şayet salmastradan kaçak olursa daha fazla sıkılır.Perekonomian orang Tionghoa di Lasem pun semakin mengalami ketidakpastian.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Kononlah pula ayah Muhammad Ali ini berjualan tembakau dan juga merupakan seorang saudagar.
Daryl, Beth'e gülümser ve bunun için daha çok kaçak içkiye ihtiyaçları olacağını dile getirir.Daryl mỉm cười và nói với cô rằng họ sẽ cần thêm rượu.
1960'lı yılların sonuna doğru gelindiğinde uyuşturucu Meksikalı kaçakçıların esas işi halini aldı.Vào cuối những năm 1960, những kẻ buôn lậu ma túy ở Mexico bắt đầu buôn lậu ma túy trên quy mô lớn.
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.Trên đường đi họ gặp lính của vùng Saika.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Việc săn trộm các loài được bảo vệ vẫn là một vấn đề lớn.
17 yaşındayken futbolcu lisansını kaçak çıkardı.Anh nhận được bằng lái xe khi 17 tuổi.
Kaçakların çoğu Avrupa'ya bir kısmı da Yeni Dünya'ya kaçar.Các chuyến bay quốc tế chủ yếu đi châu Âu, một số khác đi các châu lục khác.
Bir kaçakçı ekibinin üyesi olur.Là một thành viên của Băng nhóm Kakalát.
Kaçak (film, 1972), Türk filmi.Tuyết bỏng (phim, 1972) ^ Tiếng Nga
21 yaşında, İngilizce bilmeden ve kimseyi tanımadan ABD'ye kaçak olarak giriş yaptı.21歳の時に、英語が不得手なまま米国に密入国。
Kaçakçılardan biri öldü.ハイジャック犯のうち1人が死亡した。
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.行った場合は走者はアウトになる。
Uyuşturucu kaçakçılığı.ドラッグ売買の元締め。
Kádár, kaçaklara güven içinde evlerine dönebileceklerine dair söz verdiyse de, bu sözü tutamadı.残業で早く帰宅できない場合はと更に問われると「昼休みの間に。
Maddenin üretimi veya kaçakçılığının cezası $5.000.000 (HKD) para cezası ve ömür boyu hapistir.また流通や製造に対しては500万香港ドルの罰金と終身刑が課される。
İkili, orada kaçak içki içerler ve birbirleri hakkında daha fazla şey öğrenirler.宇野こうたとは飲み仲間であり同人をちゃんづけする程に仲が良い。
Ama birçok şeyin kaçakçılığı daha yapılıyordu.しかし、多くの売春は隠れて行われていた。
Sahte azaldı, kaçak arttı Votka...アルコール分が高めで、糖分を低くした酒。
Uzun süre tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdürdü.イソを引き取るために長年続けてきた煙草をやめる。
Evangeline Lilly, kaçak Kate Austen'ı oynadı.エヴァンジェリン・リリーは逃亡者のケイト・オースティン(英語版)を演じた。
Bir süre kaçak hayatı yaşadı.しばらくして根日女命が亡くなった。
Gelir kaynakları silah kaçakçılığı ve haraçtır.武器は銃器及び体術。
Aşırı ve kaçak avlanma önlenememektedir.冷静沈着で狙った獲物は逃がさない。
Kaçak sigara satarak para kazanmaktadırlar.タバコを買いにくる未成年に厳しい。
Şayet salmastradan kaçak olursa daha fazla sıkılır.サブルーチンに引数があればさらに便利になる。
131 dakika süren filmin başarısı ise The Fugitive (Kaçak) kadar olmamıştır.最終公演までの観客数は1万121人で動員目標を達成したものの、番組復活には至らなかった。
Kaçakları bulmak için 30 dakika.討伐時間は30分。
Alemde bilinen ünlü bir silah kaçakçısıdır.ヴァンスター帝国でも悪名高い武器商人。
Oyun "ülke çapında yüksek bahisli kaçak yarışlar" olarak tanımlanmaktadır.順位は、試合ごとに付与される「勝ち点」で決まる。
Orada, diğer dört kaçakla buluşurlar: Sucre, C-Note, T-Bag ve Tweener.在那里,他们遇到了其他四个逃犯: Sucre, C-Note, T-Bag和 Tweener。
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.在中国,贩卖人口以及严重的腐败也会导致被判死刑。
9 Aralıkta beş Filistinli silah kaçakçısı öldürüldü ve iki kaçakçı ise Rafah ve Mısır sınırında yakalandı.12月9日在埃及和拉法赫边境上五名武器偷运者被杀,两名被捕。
"Kondüktörler", kaçakları bir istasyondan bir diğerine yönlendirmekte veya taşımaktaydı.“售票员”将逃亡奴隶从一个车站领到或运送另一个车站。
Ayrıca koltan kaçakçılığı, Kongo askeriyesi için önemli bir gelir kaynağı olmuştur.钶钽铁矿走私也被指为刚果軍閥的主要收入来源之一。
Han Solo rolünde Harrison Ford: İsyancılara yardım eden bir kaçakçıdır.哈里遜·福特 飾 韓·索羅(Han Solo),資歷豐富的走私客。
Kaçaklar sonunda Kuzey'e veya köleliğin 1830'larda kaldırıldığı Kanada'ya kaçmaktaydılar.他们最终会前往北方或是加拿大,后者在十九世纪三十年代就已废除奴隶制。
Kaçak köleler geceleri yolculuk ederek, 10-20 mil (16-32 km) aralıkla yer alan istasyonlara gitmekteydiler.奴隶们在夜间出发,在每个车站间走约10–20英里(15–30公里)。
Yine bir insan kaçakçılığı sırasında gemi batmış fakat Niko kurtulmuştur.在替该组织卖命的一次走私任务中,走私船被击沉,尼克再次侥幸存活。
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.在一些死刑合法化的国家中,贩毒也是死刑的主要对象之一。
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.他的父親是一間雜貨店的老闆,後來也曾經營農具銷售。
Aslında bu gemi di Gorgonzola’nın köle kaçakçılığı yaptığı gemilerden birisidir.但實際上,負極先生是奴隸船金山的其中一名船員。
Uyuşturucu kaçakçılığı.非法偷渡人士。
İlgili Sayfalar