kaçak ile cümle
kaçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uyuşturucu kaçakçısı verdiği 20 bin dolar karşılığı 16 bin dolar alır.Dar un traficant de droguri le cere 200 de dolari pentru ceea ce au consumat.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Tatăl său era moșier și făcea comerț cu tutun.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Hatıra amaçlı avcılık, kaçak avlanma ile karıştırılmamlıdır.Fiind preocupați de căutarea acestora, sunt surprinși de vânătoarea inamică.
Artık Mihrali için kaçak dönemi başlamıştır.Încep eșecurile pentru Fecioara din Orleans.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Ezenkívül a vadászat is jelentős veszélyforrás.
Boston'daki karantina altına alınan bölgede yaşayan Joel, partneri Tess ile birlikte kaçakçılık yapmaktadır.Joel egy bostoni karanténzónában él, ahol, barátjával, Tess-szel csempészként dolgoznak.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.A félelmetes büntetések ellenére a rabszolgák az úttalan erdőkbe szöktek.
Asker kaçakları Portekiz’de küçük bir köyü ele geçirmiştir.Nigériai gerillák rajtaütnek egy kis falun.
Ama birçok şeyin kaçakçılığı daha yapılıyordu.Több vesztegetési ügy is történt.
Luciano ve dostları, New York'taki en büyük içki kaçakçılığı operasyonunu yürütüyorlardı.Luciano és partnerei vezették a legnagyobb csempészetet New Yorkban, amely aztán kiterjedt Philadelphiára is.
Silah, uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçları işlemektedirler.A bűncselekmény elkövetési tárgya a kábítószer.
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.Magához térve a rablók után indul.
1405 yılına kadar kaçak bir hayat sürdü.A békés időszak 1455-ig tartott.
Kaçak üretim ve satış yaygınlaşır.A mezőgazdasági gyümölcstermelés és értékesítés.
Bir süre kaçak hayatı yaşadı.Egy ideig Ploieștien élt.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.A szlávokat vagy kiűzték, vagy asszimilálták.
Orman arazileri hızla kaçak kesimler ve yangınlar nedeniyle azalmaktadır.A terebélyes elővárosok az erődítések építése és a tűzvészek miatt teljesen megsemmisültek.
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.Matkallaan he kohtaavat merirosvoja.
Uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş.Vauhdin huumaa, Vintiöt.
Kaçakçılar ise hapse gönderilir.Salakuljettajat saadaan pidätettyä.
Evangeline Lilly, kaçak Kate Austen'ı canlandırdı.Evangeline Lilly esittää liittovaltain sheriffiä pakenevaa Kate Austenia.
Polis tarafından suçüstü yapılan Tony Montana para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlamalarından tutuklanır.Lopulta Tony pidätetään rahanpesusta ja veropetoksista.
Kaçak üretim ve satış yaygınlaşır.Mallin tuotanto ja myynti jatkuu yhä.
Bir kaçakçı ekibinin üyesi olur.Hän pääsee salakuljettajajoukon mukaan.
1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.1992 – Manuel Noriega tuomittiin kahdeksasta rikoksesta.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Metsästys on myös merkittävä uhka.
Uyuşturucu kaçakçılığı.Vähentää ihmissalakuljetusta.
Mezarlık alanı kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.Hauta on välttynyt suuremmilta tulvavahingoilta.
Evangeline Lilly, Jack'i mi yoksa Sawyer'ı mı sevdiği bilinmeyen kaçak Kate Austen karakterini canlandırdı.Evangeline Lilly näyttelee Kate Austenia, karkuria joka ei tiedä rakastaako enemmän Jackia vai Sawyeria.
Polisler ona kaçakların isimlerini sorar ve o da söyler.Poliisi neuvotteli ja kysyi protestoijilta, mitä nämä haluavat.
Erişim tarihi: 16 Ocak 2011. ^ "Kaçakların cezası açıklanmayacak".16. heinäkuuta 1992: juopuneena ajaminen; ei syytteitä.
Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı.Loukkuun jääneet janitsaarit surmattiin tai pakotettiin pakenemaan.
Uyuşturucu kaçakçılıyla uğraşırken kardeşi tarafından ihbar edilerek müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.Epäonnisen viinan salakuljetusmatkan jälkeen poikien isä joutuu vankilaan.
Kaçak avcılık yasadışıdır.Λαθροθηρία ονομάζεται το παράνομο κυνήγι.
2001 yılında, Interpol En çok aranan Kaçaklar listesinde Kırmızı bültenle arandığını yayınladı.Το 2001, η Ιντερπολ συμπεριέλαβε το Χάτζιτς στην λίστα με τους πιο καταζητούμενους δραπέτες.
Uyuşturucu kaçakçılığı.Έμπορος ναρκωτικών.
Uzun süre tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdürdü.Ωστόσο σταμάτησε για λίγο καιρό το κάπνισμα από τη θλίψη του.
Kaçakçılar ise hapse gönderilir.Οι παραβάτες τιμωρούνται με ποινή φυλάκισης.
Kurşunu dökmek için kap kacak hazırlar.Μπορούν να χρησιμοποιήσουν μία βοηθητική συσκευή για να ρίξουν τη μπάλα.
Alemde bilinen ünlü bir silah kaçakçısıdır.Η εταιρεία υπήρξε επίσης ένας μεγάλος και γνωστή εξαγωγέας όπλων.
Bir kaçakçı ekibinin üyesi olur.Είναι μέλος του Κόμματος του Συμβολαίου.
Buna rağmen polis soruşturması ilk başta uyuşturucu kaçakçılarının intikamına odaklanmıştır.Οι παθήσεις του προστάτη αρχικά αντιμετωπίζονται με φαρμακευτική αγωγή.
Ama birçok şeyin kaçakçılığı daha yapılıyordu.Συνεχίστηκαν και άλλες πολλές αψιμαχίες.
Han Solo rolünde Harrison Ford: İsyancılara yardım eden bir kaçakçıdır.Harrison Ford som Han Solo, en smugler og gammelt medlem af Oprørsalliancen.
Evangeline Lilly, Jack'i mi yoksa Sawyer'ı mı sevdiği bilinmeyen kaçak Kate Austen karakterini canlandırdı.Evangeline Lilly spillede flygtningen Kate Austen, der er usikker på om hun elsker Jack eller Sawyer højest.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.Han selv og mange i hans samtid var overbevist om, at der var tale om giftmord.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.I dag er sandflugt ikke længere noget nævneværdigt problem.
Kaçak hayatı yaşadığı süre içerisinde geceleri geç yatıyor sabahları saat 8-10 arasında uyanıyordu.09.00: Vågner Personen sover altså otte timer.
Gorillerin nesli, kaçak avcılar yüzünden tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.Gorillaer er truet af udryddelse og er mål for krybskytteri.
Cüce suaygırlarının nesli, habitat kaybından ve kaçak avcılardan dolayı tehlikededir.Underarten uddøde som følge af tabt habitat og jagt.
Daha sonra kaçakçılar uçakla kaçmaya çalışır, ancak Blu ve Jewel kurtulur.Flyet sprænges imidlertid i luften af terrorister, og Gibreel og Saladin styrter ned i Den engelske kanal.
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.I Kina blir menneskehandel og alvorlige tilfeller av korrupsjon straffet med dødsstraff.
1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.1988 – Manuel Noriega blir tiltalt for narkotikasmugling og hvitvasking av penger.
İlk başlarda Wokou; Japonya’dan askerler, roninler, tüccarlar ve kaçakçılardan oluşuyordu.En liten andel var japanske soldater, ronin, smuglere og handelsmenn.
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.I mange land som benytter dødsstraff er narkotikasmugling også en forbrytelse som kan medføre dødsstraff.
Han Solo rolünde Harrison Ford: İsyancılara yardım eden bir kaçakçıdır.Harrison Ford som Han Solo, en smugler som hjelper Luke og Leia i kampen mot Det galaktiske imperiet.
Vergi kaçakçılığından 1931'de hakkında soruşturma açıldı.En konkursbegjæing ble innlevert i 1931.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Utslipp av urenset kloakk er også et problem.
Petrol üretimi ve kaçakçılığı, IŞİD'in en büyük gelir kaynakları arasında gösterilir.Olje og gass er imidlertid raskt i ferd med å etablere seg som viktigste inntektskilde.
İlgili Sayfalar