Kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old you are.
Aceleyle kaçtım.I ran away in a hurry.
Her zaman bir saat takarım böylece saatin kaç olduğunu bilirim.I always wear a watch so I know what time it is.
İçmekten kaçınırım.I refrain from drinking.
Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.I was arrested for aiding in his escape.
Geçen Cuma son treni kaçırdım.I missed the last train last Friday.
Konserin saat kaçta başlayacağını merak ediyordum.I wondered what time the concert would begin.
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.I was lucky enough to escape unhurt.
Şakanın konusunu kaçırdım.I missed the point of the joke.
Treni kaçırmayayım diye istasyona koştum.I hurried to the station so that I wouldn't miss the train.
Elimden geldiği kadar hızlı koştum fakat otobüsü kaçırdım.I ran as fast as I could, but I missed the bus.
Elimden gelse hava yoluyla seyahat etmekten kaçınırım.I avoid traveling by air, if I can help it.
Bir dakikayla uçağı kaçırdım.I missed the airplane by a minute.
Sonunda kaçtım.I finally escaped.
Batan tekneden zorlukla kaçtım.I escaped from the sinking boat with difficulty.
İstasyona koştum ama treni kaçırdım.I hurried to the station only to miss the train.
Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?How old do you think I am?
Saatin kaç olduğunu bilmiyorum.I don't know what time it is.
Eğitim kampından kaçtım.I ran away from the training camp.
Bu sabah beş dakikayla 8.30 trenini kaçırdım.This morning I missed the 8:30 train by five minutes.
Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.I sometimes escape from my office and have a cup of coffee.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Geç uyudum ve ilk treni kaçırdım.I slept late and I missed the first train.
Ben çatışmadan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid conflict.
Çok geç geldim ve treni kaçırdım.I arrived too late and missed the train.
Ben kaçmaya çalıştım.I tried to escape.
Canım kaçmak istedi.I felt like running away.
İki dakika ile treni kaçırdım.I missed the train by two minutes.
Et yemekten kaçındım.I abstained from taking meat.
Onu kaçarken gördüm.I saw him running away.
Onu gizlice kaçmaya çalışırken yakaladım.I caught him trying to sneak out.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid looking at her eyes.
Anne babam eve gelene kadar yemek yemekten kaçındım.I refused to eat until my parents came home.
Treni kaçırdım. Daha erken gelmiş olmam gerekirdi.I missed the train. I should have come earlier.
Treni kaçırmamak için istasyona koştum.I ran to the station not to miss the train.
O beni görür görmez kaçmaya başladı.No sooner had he seen me than he began to run away.
Acele ettik, böylece son otobüsü kaçırmadık.We hurried, so we didn't miss the last bus.
Biz havaalanına doğru koştuk ama uçağı kaçırdık.We hurried to the airport, but we missed the plane.
Bir trafik sıkışıklığından kaçınmak için şafak vakti kalktık.We got up at dawn to avoid a traffic jam.
Kazalar kaçınılmaz.Accidents are inevitable.
Saatim geri kaldığı için özel ekspresi kaçırdım.As my watch was slow, I missed the special express.
Bir dahaki benzin istasyonu kaç mil uzakta?How many miles is it to the next gas station?
Tokyo'ya bir sonraki tren saat kaçta kalkıyor?What time does the next train leave for Tokyo?
Jiro treni kaçırmış gibi görünüyor.Jiro seems to have missed the train.
Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.My bicycle had a flat tire, so I missed the seven o'clock train.
İşin doğrusu iflas kaçınılmaz.As a matter of fact, bankruptcy is inevitable.
Kaç tane araban var?How many cars do you have?
Hapishaneden bir mahkûm kaçtı.A convict has escaped from prison.
Mahkûm cezaevinden kaçtı.The prisoner escaped from prison.
Tutuklu onu tutan gardiyanlardan kaçtı.The prisoner broke away from the guards who were holding him.
Din ve siyasetle ilgili tartışmadan kaçınsan iyi olur.You'd better avoid discussion of religion and politics.
Haftada kaç kez futbol takımı çalışma yapar?How many times a week does the soccer team practice?
Trafik sıkışıklığından dolayı, uçağımızı kaçırdık.We missed our plane because of the traffic jam.
Önemli olan kaç tane kitap okuduğun değil ama hangi kitapları okuduğundur.What is important is not how many books you read, but what books you read.
Amcam çok sigara içen biridir; tütün onun için kaçınılmazdır.My uncle is a very heavy smoker; tobacco is indispensable to him.
O dağ bisikleti kaç para?How much is that mountain bike?
Her yöne kaçışan bazı küçük hayvanlar gördük.I saw some small animals running away in all directions.
Çocuklardan biri aniden kaçtı.One of the boys suddenly ran away.
Çocuk arkasına bakmadan kaçtı.The boy ran away without looking back.
Çocuk beni gördüğünde kaçtı.The boy ran away when he saw me.