kaçırma ile cümle

kaçırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şalit’in tutsaklığı, genelde adam kaçırma olarak algılanıyordu.Tichelaar was eerder gearresteerd geweest op verdenking van ontvoering.
Konu, uzaylıların Shaggy ve Scooby'i kaçırmasıyla başlar.Zij zaten tevens achter de ontvoering van Shaggy en Scooby.
Bu durumu gözden kaçırmak Kral II. Felipe’nin hatasıydı.Dit was niet naar de zin van koning Filips II.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun".Na elf uitvoeringen mocht het de volgende tien jaren niet gespeeld worden.
Bu nedenle Ratchet'ı kaçırmaları gerekmektedir.Ook geeft hij hiervan Ratchet de schuld.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Onzorgvuldigheid wordt gestraft met een boete.
Prensi kaçırmak istiyorsunuz, değil mi?Jullie willen de prins ontvoeren, toch?
İştahımı kaçırmayacağım.Ik laat mijn eetlust niet bederven.
Son otobüsü kaçırmamak için otobüs durağına koştum.Ik haastte me naar de bushalte om de laatste bus niet te missen.
Kayıtlara geçen ilk uçak kaçırma olayı 1931'de Peru'da gerçekleşti.Pierwszy przypadek porwania samolotu miał miejsce w Peru w 1931 r.
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Pewnego dnia grupa chuliganów próbuje go obrabować.
Bu durum onun konserleri kaçırmasına sebep oldu ve gruptan atıldı.Musiał przez to opuścić scenę, a koncert został przerwany.
Bu arada Bette, Tina'dan olan çocuğunu kaçırma kararı alır.Antonio zostaje nawet oskarżony o uprowadzenie dzieci.
Kız kaçırma olayları pek görülmemektedir.Okazuje się, że uprowadzenie wcale nie jest przypadkowe.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.Do dziś nie zachowały się żadne pozostałości strzelnicy.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Uszkodzenie podlega karze.
1975 yılında, Ponti'ye iki kez başarısız kaçırma girişimi düzenlendi.W 1975 doszło do dwóch nieudanych zamachów terrorystycznych.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.Ratowała też Żydów z Aten i Salonik.
1993 yılında bir kaçırma suçundan tutuklandı.W 2006 roku został oskarżony o porwanie.
Bunlar adam kaçırma, uçak kaçırmak ya da şantaj yapmak olurdu.Stał się złodziejem, mordercą i szantażystą.
Justin, Aaron'ın nerede olduğunu bilmediğini ve Diğerleri'nin onu kaçırmadığını söyler.Junipher ukrywa się i reszta nie wie, że ona z nimi pojechała.
Şalit’in tutsaklığı, genelde adam kaçırma olarak algılanıyordu.Szyiccy rebelianci zaprzeczyli, jakoby stali za porwaniem.
Ancak şehrin yeniden alınması için böyle bir altın fırsatı kaçırmamaya karar verdi.Han beslutade dock att han inte kunde förlora en sådan gyllene möjlighet att återta staden.
Paolo bunu kabul etmez ve Pietro ile Amelia’yı kaçırmaya karar verir.Paolo beslutar genast att röva bort henne med Pietros hjälp.
1998 sonbaharında,Juan Carlos Chavez,çocuk kaçırmaktan ve öldürmekten mahkûm edildi.I augusti samma år häktades Richard Lee Franks misstänkt för bortrövandet och mordet på Opal Jo.
Adam kaçırma ve alıkoyma suçlarını da kapsar.Utryckningar och gripanden täcks också.
Charlie'den kendisini kaçırmasını ister.Denne är inte så glad över att Charlie överger honom.
Yerel halka karşı tutuklamalar, kaçırmalar ve rehinelerin infazı şeklinde faaliyetlerde de bulundular.Viss terror utövades också mot lokalbefolkningen i form av häktningar, bortföranden och avrättande av gisslan.
Kız kaçırmak, bir erkeğin evlenmek istediği kadını kaçırmasıdır.Аби одружитися із дівчиною, її необхідно було викрасти, що і робили чоловіки.
Hedefini asla kaçırmaz.Він ніколи не втратить Свого положення.
Bu durumu yaratabilmek için hiçbir topu kaçırmamak ve hiçbir faul yapmamak gerekir.Не треба їх проплачувати, і не треба їх так організовувати.
Celine: Bebeğim, uçağı kaçırmak üzeresin.П'єр кидається наздоганяти літак.
Örneğin televizyon programını kaçırmanız gibi bir sorun yoktur.На жаль, потрапити до телевізійного відбору команді не вдалося.
Bu durum onun konserleri kaçırmasına sebep oldu ve gruptan atıldı.Деякі обставини змусили його покинути клуб.
Fakat, İlyas iki taraflı oynuyordu ve planı bir av partisi sırasında Andronikos'u kaçırmaktı.Ilyas však hrál na obě strany a naplánoval únos Andronika během lovecké slavnosti.
19:14 Adam kaçırma Ex.Ve 14:30 byli únosci zatčeni.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Během této doby neodchytal žádné ligové utkání.
1932 - Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta'da hapse girdi.V roce 1931 byl Al Capone odsouzen za daňové úniky.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Muži však Mîmovi nevěří a nechají jej v zajetí.
Sonra Bowser ortaya çıkar ve Prenses'i yine kaçırmaya çalışır.Objevuje se Goldmann a i on chce obřadu zabránit.
Zeus ona kızını kaçırmasını söyler.Abby jí požádá, aby se postarala o její dceru.
Bu nedenle Ratchet'ı kaçırmaları gerekmektedir.To vedlo k tomu, že veřejnost donutila Rattazziho k rezignaci.
Ancak bu gitarın zamanla akort kaçırmasına sebep olabilir.Daná teorie však nezahrnovala možnost, že olovo mohlo být z horniny v průběhu věků vylouhováno.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.V klášterní chodbě číhá Luna, aby Leonoru při vstupu do kláštera unesl.
Selim o zaman kadını kaçırmaya karar verir.Atunci Selim promite că o s-o fure.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Săndulescu pe post de cercetător științific principal.
Charlie'den kendisini kaçırmasını ister.Charlie îi spune că și-a dat demisia.
Genç, Romilda'yı kaçırmayı planlamıştır.Și nu va pregeta s-o răpească pe Miranda.
1782 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası ilk kez sahnelendi.1782: Are loc premiera mondială a operei Răpirea din serai de Wolfgang Amadeus Mozart.
O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.S-a dus repede la gară pentru a nu pierde trenul.
Korkuluklar gibi öldürücü olmayan yöntemlerle kuşları kaçırmak yalnızca geçici olarak etkili olabilmektedir.A nem halálos technológiák, mint például a madárijesztők csak ideiglenes eredménnyel jártak.
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Egyik nap kajmánok támadják meg a tutajt.
Örneğin televizyon programını kaçırmanız gibi bir sorun yoktur.Sehogyan sem sikerül azonban biztosítania a tévészereplést.
1975'ten beri görevlendirildiği hiçbir maçı kaçırmamıştır.1975-ben kezdődött pályafutása óta soha nem hagyott ki egyetlen rá beosztott mérkőzést sem.
Bronn ve Jaime Lannister'ın Dorne'a ulaşması sonucu Myrcella Baratheon'u kaçırma girişimleri başarısız olur.Miután üzenet érkezik Királyvárba, Jaime Lannister és Bronn Done-ba utazik Myrcella Baratheon megmentésére.
Ondan sonra hiçbir boza gününü kaçırmamaya çalışıyorum.Később csíksomlyói igazgatósága ideje alatt sem hagyott fel utazásaival.
Amaçları Wolverine değil Rogue’yi kaçırmaktır.Nem Robbie fog meghalni, hanem a majom.
Çünkü artık çocuk kaçırma olayları çok ilerlemiştir.Az államcsíny előkészületei igen gyorsan haladtak.
1932 - Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta'da hapse girdi.Vuonna 1932 Capone lähetettiin Atlantan vankilaan.
Genç, Romilda'yı kaçırmayı planlamıştır.Pettyneenä Laila hylkää Romeon.

İlgili Sayfalar