kaçırma ile cümle
kaçırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Decoy For A Dognapper (Bir Köpek İçin Yem) Bir köpek kaçırma olayı.Un enlèvement de chien (The Dognapper).
Vücudum bitkin düştü ve aklımı kaçırmak üzereydim" dedi."Sans ça, je serais devenu fou » .
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.C'était nécessaire, et nous sommes tombés sans regret dans le piège.
Hudal bu görevini aranan azılı Nazi savaş suçlularını kaçırmak için kullanır.Hudal se servit de cette position pour aider des criminels de guerre nazis à s’échapper.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.De plus, elle sauve des juifs à Athènes et à Thessalonique.
Uçak kaçırma eylemi hiçbir zaman kanıtlanamadı.L'attentat n'a jamais été élucidé.
Selim o zaman kadını kaçırmaya karar verir.Guay décide alors de se débarrasser de sa femme.
Kalın (gelin) kaçırma ve karşılığında kız tarafına "kalın ödeme" adeti vardır.Mais Mari connaît ensuite une période d'affaiblissement, et le tribut est diminué.
Yine de her iki taraf, evin tamamına sahip olabilmek için diğerini evden kaçırmaya çalışır.Chaque couple fait tout pour que l'autre quitte la maison.
"Die Entführung aus dem Serail" (Saraydan Kız Kaçırma) operası müthiş bir başarıya ulaşmıştır.L'introduction de cèdres de l'Atlas (Cedrus Atlantica) a été une remarquable réussite.
1932 - Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta'da hapse girdi.1931 : Al Capone est condamné pour fraude fiscale.
Vergi kaçırmakla suçlandı.Fue acusado de evadir impuestos.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.Ella también fue capaz de rescatar a judíos en Atenas y Salónica.
1975'ten beri görevlendirildiği hiçbir maçı kaçırmamıştır.No se cortaba un rabo en Acho desde 1975.
Paolo bunu kabul etmez ve Pietro ile Amelia’yı kaçırmaya karar verir.Paolo, furioso, planea con Pietro secuestrar a Amelia.
Federal hükümet soruna iki yönden yaklaştı: gelir vergisi kaçırma ve Volstead Anlaşması.El gobierno federal abordó el problema desde dos direcciones: evasión de impuestos y contrabando de alcohol.
Kaçırma olayı ile ilgili çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Sobre el rapto de los niños se han ofrecido varias interpretaciones.
Korsan Abdalla ve tayfaları Reiza'yı kaçırmak için zorla gemiye götürürler.Pero es un barco pirata y Abdallah y su tripulación raptan a Reiza.
Macbeth o gün şatosuna dönünce karısı onun kralı öldürmek fırsatını kaçırmamasını ısrarla tekrar eder.Cuando Macbeth regresa ella le insta a que aproveche la oportunidad de matar al rey.
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.Se esperaba del joven que fuera recatado y no se dejara conquistar fácilmente.
Tom'un çocuk kaçırmakla ilgisi yoktu.Tom non aveva niente a che fare con il rapimento del bambino.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.Sarah riuscì anche a salvare degli ebrei sia ad Atene che a Salonicco.
İttifakın kolayca çözüleceği düşünülüyordu ve tuzağa düşürmeye, elden kaçırmamaya çalışılıyordu.Certamente fu insignificante dato che si lasciò catturare, senza tentare di difendersi o fuggire.
Örneğin televizyon programını kaçırmanız gibi bir sorun yoktur.Non fu tralasciata la possibilità di effettuarvi riprese di programmi televisivi.
Fidye istenmeyen bu kaçırmada onu bulmak için yapılan ilk girişimler sonuç vermez.Susan sa che questo fallimento non sarà perdonato come il primo.
IŞİD adı altında adam kaçırma eylemlerine girişmiştir.Gli chiede come avevano compiuto il rapimento.
Hedefini asla kaçırmaz.Viene detto che non manca mai il bersaglio.
İlk uçak kaçırma eylemi 23 temmuz 1968 yılında İsrail şirketi El Al’a karşı gerçekleşir.23 июля 1968 года был совершен первый террористический акт с самолетом El Al.
Şalit’in tutsaklığı, genelde adam kaçırma olarak algılanıyordu.Ала Качуу Похищение, зачастую насильственное.
1993 yılında bir kaçırma suçundan tutuklandı.В 1993 году была произведена попытка ограбления.
Kız isteme adettir fakat seven gençlerde kız kaçırma olmaktadır.Она на самом деле любит свою воспитанницу, именно поэтому очень смятена при похищении молодой девушки.
Adam kaçırma ve alıkoyma suçlarını da kapsar.Также его обвиняют в похищениях и торговле людьми.
Kaçırma eyleminin saat 08:14'te başladığı düşünülüyor.Процедура казни началась в 8 утра, в 8:14 была констатирована смерть.
Bilinen en önemli öyküsü eşi Persephone'yi kaçırması ile ilgili olandır.Главное содержание их — миф о похищении Персефоны.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.Ни один из выстрелов плиту так и не пробил.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.Сцена 2: Отдалённое место около садов замка Собравшиеся придворные рыцари выражают Леоноре свою симпатию.
Kaçırma olayı ile ilgili çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Ей было сделано несколько предложений об экранизации похищения.
Bu durumu yaratabilmek için hiçbir topu kaçırmamak ve hiçbir faul yapmamak gerekir.Для какой бы то ни было паники не может быть и не должно быть места.
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.При этом оно лишает разума того, кто его выпил.
Kaçırma eyleminin saat 08:14'te başladığı düşünülüyor.يُعتقد أن الاختطاف بدأ في 08:14.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.وتمكنت أيضًا من إنقاذ بعض اليهود في أثينا وسالونيك.
Kaçırma olayını üstlenen bir grup ise çıkmadı.لم يتضح بعد من يقف وراء عملية الاختطاف.
Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer.وفي أثناء الاحتفال انتزع الرومان فتيات السابيين قهرًا.
Uçak kaçırma eylemi hiçbir zaman kanıtlanamadı.تم العثور على حطام الطائرة أبدا.
Günümüze kadar hiç penaltı atışı kaçırmamıştır.لكن حتى الآن لم تطلق بشكل عام.
Bölümün hikâyesi, Peter'ın Papa'yı kaçırmasının etrafında döner.O episódio gira em torno de Peter sequestrando o Papa.
Hem Atina’daki hem de Selanik’teki bazı Yahudileri kaçırmayı başarmıştı.Ela também foi capaz de resgatar a judeus em Atenas e Salónica.
"Bu yıl kaçırmamanız gereken 10 oyun".«10 lugares que você não deve visitar».
Örneğin televizyon programını kaçırmanız gibi bir sorun yoktur.Repetimos: não há nada de errado com seu aparelho de televisão.
Paolo bunu kabul etmez ve Pietro ile Amelia’yı kaçırmaya karar verir.Furioso, Paolo decide sequestrar Amélia.
Bu yeşilliği kaçırmamak bu yerlerde daha kolaydır.Isso não é tão fácil de encontrar neste ramo.
Avatar'ı kaçırmaya çalışırken yakalanmış ve yanardağlardaki bir hapishaneye atılmıştır.Eles tentam seqüestrar Louis e levá-lo para a prisão durante um baile de máscaras.
Çünkü artık çocuk kaçırma olayları çok ilerlemiştir.Por exemplo, a preocupação com o abuso de crianças é em grande parte moderna.
Bebeği kaçırma görevi kendisine verilmiştir.Foi liberado do serviço para cuidar da criança.
Vatandaşları, yozlaşma ve insan kaçırmalar üzerinde dehşet yaratır.À criatura, se atribuem popularmente alguns raptos e desaparições humanas.
Adam kaçırma ve alıkoyma suçlarını da kapsar.Também está envolvida nos sequestros e assaltos.
Adam kaçırma ve alıkoyma suçlarını da kapsar.Veroordeelt alle gijzelnemingen en ontvoeringen.
Bu renkli dil şu noktayı gözden kaçırmaktadır.De kleurrijke taal mist echter het volgende punt.
Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer.Tijdens dat feest ontvoerden de Romeinen de huwbare Sabijnse vrouwen.
Kaçırma olayı ile ilgili çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Enkele aspecten van deze ontvoering riepen vragen op.