kaçın ile cümle

kaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Araba sürerken ağaçlardan kaçınmak en iyisidir.It's best to avoid trees when driving.
Savaşın yoğunlaşması kaçınılmazdır.It is unavoidable that the fighting will intensify.
Umarım bunu yapmaktan kaçınabiliriz.I hope we can avoid doing that.
Çevrenizdeki kişilerin hatırına, lütfen ofiste sigara içmekten kaçının.For the sake of those around you, please refrain from smoking in the office.
Tom sorunlardan kaçındı.Tom avoided the problems.
Sadece kaçınılmaz olanı erteliyorsun.You're only postponing the inevitable.
Kaygan eğim kaçınılmazdır.The slippery slope is unavoidable.
Tamamen kaçınılması gerekir.It should be avoided completely.
Yetkililer yorum yapmaktan kaçındı.Officials declined to comment.
Tom onu yapmaktan kaçındı.Tom refrained from doing that.
Bu masraf kaçınılmazdır.This expense is unavoidable.
Bu fiyat kaçınılmazdır.This expense is unavoidable.
Sanırım o artık kaçınılmaz.I think it's inevitable now.
Artık onun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.I think it's inevitable now.
Ondan kaçınmayı umuyoruz.We're hoping to avoid that.
Tom'la konuşmaktan kaçındım.I've avoided speaking to Tom.
Düşüş kaçınılmazdı.The decline was inevitable.
Bu gece kaçınılmazdı.This night was inevitable.
Belki de kaçınılabilir.Perhaps it can be avoided.
Kalbimiz her zaman bize ne yapacağımızı ve neyden kaçınacağımızı söyler.Our heart always tells us what to do and what to avoid.
Doktor heyecandan kaçınmak için dikkatli olmam gerektiğini söylüyor.The doctor says you must be careful to avoid excitement.
Yağlı yiyecek yemekten kaçınmalısınız.You should try to avoid eating greasy food.
Tom'dan kaçınmaya çalışmalısın.You should try to avoid Tom.
O sorundan nasıl kaçınabiliriz?How can we avoid that problem?
İsraftan kaçınmaya çalışıyorum.I try not to be wasteful.
Her zaman beladan kaçınmaya çalışırım.I always try to avoid trouble.
Kaçınız örümceklerden korkarsınız?How many of you are afraid of spiders?
Politikadan bahsetmekten kaçınmak için elimden geleni yapıyorum.I do my best to avoid talking about politics.
Kaçınızın bir şemsiyesi yok?How many of you don't have an umbrella?
Aynı hatayı yapmaktan nasıl kaçınabilirim?How can I avoid making the same mistake?
Ben Tom'dan kaçınıyorum.I'm avoiding Tom.
Hepimiz bir portakal yersek kesinlikle iskorbütten kaçınırız.We'll surely avoid scurvy if we all eat an orange.
Getolardan kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid ghettos.
Bir ayı tarafından hırpalanmaktan kaçınmak için ne yapmalıyım?What should I do to avoid getting mauled by a bear?
Bir ayı tarafından hırpalanmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid getting mauled by a bear?
İnsanların tartışmaktan kaçınmak istediği bazı şeyler vardır.There are some things that people like to avoid discussing.
Tom ondan kaçınabilirdi.Tom might've been able to avoid that.
Politikadan bahsetmekten kaçınırız.We avoid talking about politics.
Herhangi bir eleştiri yapmaktan kaçınıyorum.I'm refraining from making any criticism.
Bir meteor tarafından çarpılmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid being hit by a meteor?
Leyla yıllarca çıkmaktan kaçındı.Layla avoided dating for many years.
Tom Mary'den kaçınıyor.Tom is avoiding Mary.
Savaşçılar cesurca savaştı, ancak yenilgi kaçınılmazdı.The warriors fought valiantly, but the defeat was inevitable.
Tom hâlâ Mary'den kaçınmaya çalışıyor.Tom is still trying to avoid Mary.
Tom Mary'den kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid Mary.
Bunun olması kaçınılmazdır.It is inevitable that that'll happen.
Genelde bu konudan kaçınırım.I usually avoid this subject.
Mümkün olduğunca Tom'dan kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid Tom as much as possible.
Tom bunu yapmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid doing that.
Abur cuburdan kaçınmaya çalışın.Try to avoid junk food.
Soğuk algınlığına yakalanmaktan kaçınmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum.I'm doing everything I can to avoid catching a cold.
Mary, kuzeninin sorularını cevaplamaktan kaçınmak için başı ağrıyormuş numarası yaptı.Mary pretended to have a headache to avoid answering her cousin's questions.
Sami, Leyla'dan kaçınıyordu.Sami was avoiding Layla.
Sami, Leyla'dan kaçındı.Sami avoided Layla.
Sami kaçınmadı.Sami didn't flinch.
Kaçınılamaz şeyden korkmak aptalcadır.It is foolish to fear what you cannot avoid.
Eğer dövüş kaçınılmazsa, ilk sen vurmalısın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Kavga kaçınılmazsa ilk yumruğu sen atacaksın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Kavga kaçınılmazsa ilk vuran sen olmalısın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Şekerli içeceklerden kaçının.Avoid sugary drinks.

İlgili Sayfalar