kaçın ile cümle

kaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu açıkça kaçınılmaz.It is clearly inevitable.
Jim, her ne pahasına olursa olsun her zaman beladan kaçınır.Jim always avoids trouble at all costs.
Tom her zaman sorundan kaçınmaya çalışır.Tom always tries to avoid trouble.
O kaçındığım şeydir.That's what I've been avoiding.
Kaçınılmaz sonuçları olacaktır.There will be inevitable consequences.
Kaçınız Tom'dan ödünç para aldı?How many of you did Tom borrow money from?
Kaçınız gidiyor?How many of you are going?
Kaçınız burada yaşıyor?How many of you live here?
Kaçınız yarın tekrar burada olmayı planlıyor?How many of you plan to be here again tomorrow?
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Ülkedeki değişimler kaçınılmazdır.Changes in the country are inevitable.
Gecikme kaçınılmazdı.The delay was unavoidable.
Tom ve Mary günlerce birbirlerinden kaçındılar.Tom and Mary avoided each other for days.
Tom Mary'nin kendisinden kasten kaçındığını fark etti.Tom realized Mary was deliberately avoiding him.
Tom bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için aniden frene bastı.Tom suddenly slammed on the brakes to avoid hitting a dog.
Ben dini tartışmaktan kaçınmayı tercih ederim.I prefer to refrain from discussing religion.
Hükümet tartışmadan kaçınmak istedi.The government wanted to avoid controversy.
O, farların parlamasıyla kör oldu ve kazadan kaçınamadı.She was blinded by the glare of headlights and could not avoid the accident.
Tom'dan kaçınmaya çalışmama rağmen, kütüphanenin önünde ona rastladım.Even though I'd been trying to avoid Tom, I ran into him in front of the library.
Sorumdan kaçınıyorsun.You're avoiding my question.
Ölüm kaçınılmazdır.Death is inevitable.
Dikkatlice araba kullanırsanız, kazalardan kaçınırsınız.If you drive carefully you'll avoid accidents.
Yaptığım hatalardan nasıl kaçınacağımı sana söyleyebilirim.I can tell you how to avoid the mistakes I made.
Yaptığım hatalardan kaçınmana yardım edebilirim.I can help you avoid the mistakes I made.
Olan şey kaçınılmazdı.What happened was unavoidable.
Burada olan şey kaçınılmazdı.What happened here was unavoidable.
Olanlardan kaçınmanın hiçbir yolu yoktu.There was no way to avoid what happened.
Sorudan kaçınmayı kes.Stop avoiding the question.
Umarım benim yaptığım tüm aptalca hataları yapmaktan kaçınabilirsin.I hope you can avoid making all the stupid mistakes that I made.
Tom iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.Tom loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Park Street'ten kaçınırsak bu zaman kazandırır.It'll save time if we avoid Park Street.
Sürerken her zaman kamyonlardan kaçınırım.When I drive, I always avoid trucks.
İş çıkış saatinden kaçınmak istiyorum.I want to avoid rush hour.
Onlardan tamamen kaçının!Avoid them completely!
Benden kaçınıyorsun.You've been avoiding me.
Hâlâ Tom'dan kaçınıyor gibi görünüyorsun.You still seem to be avoiding Tom.
Tom'a o soruyu sormaktan kaçınmanı öneriyorum.I suggest you avoid asking Tom that question.
Oraya gece geç saatlerde gitmekten kaçınırım.I avoid going there late at night.
Mümkün olduğunda Tom Mary'den kaçınır.Tom avoids Mary whenever possible.
Tom neden benden kaçınıyor?Why is Tom avoiding me?
Eğer Tom'u sevmiyorsan sadece ondan kaçınmaya çalış.If you don't like Tom, just try to avoid him.
Bundan kaçınmanın hiç bir yolu yok.There's no way to avoid it.
Tom yakalanmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid getting caught.
Lütfen bana hakaret etmekten kaçının.Please refrain from insulting me.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmak için bir şey yapacak.Tom will do anything to avoid arguing with Mary.
Ağrı kaçınılmazdır. Acı isteğe bağlıdır.Pain is inevitable. Suffering is optional.
Neden benden kaçınıyorsun?Why have you been avoiding me?
Hiçbir masraftan kaçınılmadı.No expense was spared.
O kaçınılmazdır.That is unavoidable.
Tom'dan kaçınacak bir şey yoktu.There was no avoiding Tom.
Kaçınabileceğim bazı hatalar yaptım.I've made some mistakes that I should've been able to avoid.
Tom işten kaçınmak için çok zaman harcıyor.Tom spends way too much time goofing off.
Bu kaçınılmaz bir sonuç.It's a foregone conclusion.
Bugün tavsiyem Tom'dan kaçınmak olacaktı.My advice would be to avoid Tom today.
Ne tür yiyecekten kaçınmak zorundasın?What kind of food do you have to avoid?
O, açıkçası kaçınılmazdır.That's obviously inevitable.
Bazen kaçınılamaz.Sometimes it can't be avoided.
Bu konuda yorum yapmaktan kaçınacağım.I'll refrain from commenting on that.
Sorudan kaçınıyorsun.You're avoiding the question.
Kaçınız bana katılıyorsunuz?How many of you agree with me?

İlgili Sayfalar