kaçın ile cümle

kaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Kaosun gelmesi kaçınılmaz.The coming of chaos is inevitable.
İmparatorluğun çöküşü kaçınılmazdı.The fall of the empire was inevitable.
Çöküş kaçınılmazdır.The downfall is inevitable.
Ondan kaçınmayı tercih ederim.I'd rather avoid it.
O, kaçınılmaz bir şeydir.It's inevitable.
Oy kullanmaktan kaçındım.I refrained from voting.
O, kaçınılmaz bir sorun.That problem is not avoidable.
Geceleri korna kullanmaktan kaçınılmalı. Gece onun yerine farları yak.Using the horn at night should be avoided. At night, flash the headlights instead.
Lütfen sık sık sözümü kesmekten kaçınır mısınız!Could you please refrain from interrupting me constantly!
Yaşlı general "barış kaçınılmazdır" dedi."Peace is evitable", said the old general.
O yorum yapmaktan kaçındı.He declined to comment.
Tom esir olmaktan kaçınmayı denedi.Tom tried to avoid being captured.
Tom kaçıncı sınıfta?What grade is Tom in?
Kendisine yöneltilen sorulara cevap vermekten kaçındı.He declined to answer the questions put to him.
O ona bakmaktan kaçındı.He avoided looking at her.
Onursuzluk pahasına savaştan kaçınmak istedin.You wanted to avoid war at the price of dishonour.
Gereksiz risklerden kaçınmak istiyorum.I want to avoid unnecessary risks.
Sorumluluktan kaçınmaya çalışmayın.Do not try to avoid responsibility.
Sen kaçınılmazsın.You're indispensable.
Tom'dan kaçınıyoruz.We're avoiding Tom.
Zayiat kaçınılmazdı.Casualties were inevitable.
Değişim kaçınılmaz.Change is inevitable.
Kimse kaçınmadı.No one flinched.
Bu gece kaçınız yalnızsınız?How many of you are alone tonight?
Tom kaçınılmazı kabul etti.Tom accepted the inevitable.
Kötü şirketten kaçının.Avoid bad company.
Bu tür durumlarda, sertlikten kaçınılmalı.Harshness should be avoided in those cases.
Karar kaçınılmazdı.The decision was unavoidable.
Tıp fakültesinde kaçıncı sınıftasın?What year of medical school are you in?
Sorudan kaçınmayın.Don't evade the question.
Bir kavgaya karışmaktan kaçınmalısın.You should avoid getting into a fight.
Bunun kaçınılmaz olduğunu varsayıyorum.I assume it was unavoidable.
Bu kaçınılamaz.This can't be avoided.
Sanırım bu kaçınılmazdı.I guess this was inevitable.
Senden kaçınmıyordum.I haven't been avoiding you.
Bir sorundan kaçınmak, senin onu çözmene yardımcı olmayacaktır.Avoiding a problem isn't going to help you solve it.
Tom Mary'nin sorusuna cevap vermekten kaçındı.Tom avoided answering Mary's question.
Üzgünüm, bundan kaçınamadım.I'm sorry, but I couldn't avoid it.
Korkarım bu kaçınılmaz.I'm afraid it's unavoidable.
Ben Tom'dan kaçınmaya çalışıyorum.I'm trying to avoid Tom.
Yüksek kolestrolüm var ve doymuş yağlardan kaçınmam gerekiyor.I have high cholesterol and I need to avoid saturated fats.
Ben genellikle çok yemek yemekten kaçınırım.I usually avoid eating meal too much.
İleri gitmek kaçınılmaz.Progress is unavoidable.
Gelişme kaçınılmaz.Progress is inevitable.
İlerleme kaçınılmaz.Progress is inevitable.
Eğitmen, Angela'ya yorucu egzersizden kaçınmasını tavsiye etti.The trainer advised Angela to avoid strenuous exercise.
Tom Mary'den kaçınıyor gibi görünemiyor.Tom can't seem to avoid Mary.
Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.You must avoid misbehaving in order to be a honourable person.
Biz o sorundan kaçınmaya çalışıyoruz.We've been trying to avoid that problem.
Lütfen aşırı içki içmekten kaçın.Please refrain from excessive drinking.
Kaçıncı sınıfa öğretmenlik yapıyorsun?What grade do you teach?
Umarım amatörlerin genellikle yaptığı bütün aptalca hatalardan kaçınabilirsin.I hope you can avoid all the stupid mistakes that amateurs usually make.
Bu yatırım, riskten kaçınanlar için değildir.This investment is not for the risk-averse.
Görüş farklılıkları işbirlikçi projede kaçınılmazdır.Differences of opinion are inevitable in a collaborative project.
Katılımcıların kişisel saldırılardan kaçınmaları gerekir.Contributors should avoid personal attacks.
Saygısız, saldırgan ve nefret dolu cümleler yazmaktan kaçınmamız gerekir.We should avoid writing sentences that are disrespectful, offensive or hateful.
O olay kaçınılmazdır.That occurrence is inevitable.
O, sorudan kaçındı.He avoided the question.
O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.He always avoids talking about his wife's death.
Gözlerine ter kaçırmaktan nasıl kaçınırsın?How do you avoid getting sweat in your eyes?

İlgili Sayfalar