kaçın ile cümle

kaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne pahasına olursa olsun savaştan kaçınılmalı.War must be avoided at all costs.
Savaş kaçınılmaz değil.War is not inevitable.
Islanmaktan kaçınmak için bir ağacın altında durdum.I stood under a tree to avoid getting wet.
O, o kadar kolay sinirlenir ki herkes ondan kaçınır.He loses his temper so easily that everybody avoids him.
O, yemden kaçındı.He avoided the bait.
O kadar agresif ki başkaları ondan kaçınıyor.He is so aggressive that others avoid him.
O çok fazla alkol almaktan kaçındı.He refrained from drinking too much.
Yolda onunla karşılaşmaktan kaçındı.He avoided meeting her on the way.
Onların karşılaşmaları kaçınılmazdı.It was inevitable that they would meet.
O benim soruları yanıtlamaktan kaçındı.She avoided answering my questions.
Sorun nükleer savaştan nasıl kaçınılacağıdır.The question is how to avoid nuclear war.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.We must avoid calling on others without an appointment.
Defansif sürüş kazadan kaçınmana yardımcı olabilir.Defensive driving can help you avoid accidents.
Şüpheli tutuklanmaktan kaçınmak istedi.The suspect wanted to avoid being arrested.
Bir süre kızartılmış yiyeceklerden kaçının.Avoid fried foods for a while.
Yoko soruma cevap vermekten kaçındı.Yoko avoided answering my question.
Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım.Today I'm working a little late so as to avoid a rush in the morning.
Bu tür hataları yapmaktan kaçınmalısın.You must avoid making those kinds of mistakes.
Kaçınız orada olacaksınız?How many of you will there be?
İnternetin tehlikelerinden nasıl kaçınabilirsin?How can you avoid the dangers of the Internet?
Onu abartmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid overdoing it.
Toplantıları kaçınılmazdı.Their meeting was inevitable.
Onlar trafikten kaçınamaz.They can't avoid the traffic.
Tom her şeyden kaçınmak istiyor.Tom wants to avoid everything.
Kaçınılabilir maliyetleri kısmak istiyorum.I want to cut down any avoidable costs.
Onun aptallığı kaçınılmazdı.His stupidity was unavoidable.
Benden kaçınmayı niçin sürdürüyorsun.Why do you keep avoiding me?
Yoğun trafikten kaçınmak için tali yoldan gitti.He took a detour to avoid the heavy traffic.
Başka gecikmelerden kaçınmalıyız.We need to avoid any further delays.
Tutuklanmaktan kaçınmaya çalışırken yakalandı.He was caught trying to avoid getting arrested.
Herhangi bir tartışmadan kaçınmaya çalışıyorum.I am trying to avoid any arguments.
Günlerce birbirlerinden kaçındılar.They avoided each other for days.
Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.Sometimes the Allies could not avoid battle.
Mümkün olduğunca ondan kaçındı.She avoided him whenever possible.
İşte yemekten kaçınman gereken şeylerin bir listesi.Here is a list of things you should avoid eating.
Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.
Bazen tartışmalı olabilecek konulardan kaçınmak en iyisidir.Sometimes it's just best to avoid topics that might be controversial.
Yemekten kolaylıkla kaçınabileceğiniz yüksek kolesterollü gıdalar nelerdir?What are some high cholesterol foods that you can easily avoid eating?
Hangi yiyecekleri yemekten kaçınırsın?What foods do you avoid eating?
Hangi yiyecekleri, eğer varsa, yemekten kaçınırsınız?What foods, if any, do you avoid eating?
Aşırı yemekten kaçınmalısın.You should avoid binge eating.
Tom hava yoluyla seyahat etmekten kaçınmaya çalışır.Tom tries to avoid traveling by air.
Tom o gece tutuklanmaktan kaçınmak için şehri geç saatlerde terk etti.Tom left the city late that night to avoid getting arrested.
Tom şekerli içeceklerden kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid drinks with sugar.
Tom kavgalardan kaçınmakta iyidir.Tom is good at avoiding fights.
Tom gözlüğümü kırdığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he broke my glasses.
Tom arabamı ödünç aldığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he borrowed my car.
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Tom avoided places where people smoked.
Tom mesele ile ilgili bir yorum yapmaktan kaçındı.Tom avoided making any comment on the matter.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.Tom advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Tom Mary'ye bakmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid looking at Mary.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid arguing with Mary.
Tom bütün gün Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary all day.
Tom Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary.
Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom'un Mary'den kaçınmak için iyi bir nedeni var.Tom has a good reason for avoiding Mary.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to avoid making eye contact with Mary.
Bir oni oniden korkanlara kaçınılmaz şekilde görünecek.An oni will appear inevitably to those who fear oni.
Kaybetmek bizim için kaçınılmazdı.It was inevitable for us to lose.

İlgili Sayfalar