kızkardeş ile cümle

kızkardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Misao Ōgami: Takeya (ona iyi davranan tek kişi)‘nın kızkardeşidir.Seiyū: Kikuko Inoue Es la hermana mayor de Akihisa.
Konstantin'in baba-bir kızkardeşi ve Licinius'un eşi olan Constantia arabuluculuk görevini gördü.Constancia, esposa de Licinio y media hermana de Constantino, actuó como intermediaria.
Kızkardeşi Barbara, başarılı bir dansçıydı.Su padre, don Manuel, fue un destacado bailarín.
Hasta olmasina rağmen Zaraysk'a kizkardesi Alexandra Golubkina'yi gidip ondan yardım istemeye karar verdi.Golubkina se encontró muy enferma y fue a Zaraisk con su hermana, Alexandra Golubkina, para que la ayudara.
Kaela adında ondan büyük bir kızkardeşi vardır.Tiene una hermana mayor llamada Kaela.
Pim, Phil Diffy'nin 2107 yılında doğan kızkardeşidir.Pim è la sorella di Phil Diffy, nata nel 2109.
Mănescu'nun karısı Maria, Nicolae Ceauşescu'nun kızkardeşiydi.La moglie di Mănescu, Maria, era la sorella di Nicolae Ceaușescu.
O ve kızkardeşi Wendy, San Fernando Valley'de doğup büyüdüler.È figlia unica ed è cresciuta a San Fernando Valley.
Üç kızkardeşten en büyüğü odur.È la più grande di tre sorelle.
Oyuncunun Laura adında bir de kızkardeşi bulunmaktadır.A volte è accompagnata dalla sua serva, Laura.
Taylor adında küçük bir kızkardeşe sahiptir.Ha una sorella di nome Taylor.
Louisville şehrinin yerlisidir, oyuncu Amanda Randolph'ın kızkardeşidir.Nata a Knoxville (Tennessee), era la sorella minore dell'attrice Amanda Randolph.
Dalí üç yaşındayken kızkardeşi Ana María doğdu.Due mesi dopo nacque sua sorella Maria Amalia.
Kendisi de, kızkardeşi de evlenmediler ve aileleriyle birlikte yaşadılar.Anche se si sposavano, non vivevano con le loro mogli e famiglie.
Stark’lar, Üç Kızkardeşler için Vadi’nin Arryn’leri ile savaşmış, sonunda adaların yönetiminden vazgeçmiştir.I quattro paladini quindi, col permesso di Agramante, si preparano per risolvere le loro questioni in sospeso.
Ahtnalar Copper Nehrine gelen iki kızkardeşten türediklerine inanırlardı.Gli scogli delle Due Sorelle viste dal Passo del Lupo.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Он напоминает сестре, что «трудно править миллионами людей, жаждущих смерти королевы».
Böylece kızkardeşi ile birlikte serbest bırakıldı ve 1944'te Filistin'e götürüldü.Он и его сестра были освобождены и сумели в 1944 году переехать в Палестину.
Sasani İmparatorluğu'nda tahta çıkan iki kadından biridir (diğeri kızkardeşi Azarmidokht).По мнению брата, один из тех двух, кто может его обогнать (другой — Такуми Фудзивара).
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Обе школы понимают, что их обманули и ими манипулировали.
Kızkardeşleri evlendi ancak o evlenmedi.Как и большинство её сестер, она никогда выходила замуж.
Bu arada kızkardeşi çoktan kamptan kaçmıştır.После чего ей удалось бежать из лагеря.
Eine Tragödie in acht Stationen (Kızkardeş.Катастрофа на Балтийском вокзале (рус.).
Üç kızkardeşten en büyüğü odur.Она — старшая из трёх сестёр.
Külkedisi kocası Prens'den babası ve kızkardeşlerini afetmesini sağlar.Она просит принца простить своего отчима и сестёр.
Örneğin: Hala (babanın kızkardeşi) ve Hâlâ (henüz, sürekli).Также имеет сводную сестру (по отцу) Сальму.
Ayrıca, kendisi gibi şarkıcı olan Ashley Simpson adında bir kızkardeşi vardır.У неё есть младшая сестра, певица Эшли Симпсон, также известная своим творчеством.
Kızkardeşi Anne Boleyn'dir.Была фрейлиной Анны Болейн.
Dalí üç yaşındayken kızkardeşi Ana María doğdu.На момент рождения Виктории Марии её матери было 33 года.
Lam, ölümünden iki hafta önce, kızkardeşinin evine taşındı.Мэри переехала в дом своей сестры.
Kendisi gibi sanatçı olan kızkardeşi Carla Bruni, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile evlendi.Старшая сестра Карлы Бруни, супруги 23-го президента Франции Николя Саркози.
Kızkardeşi "her zaman bilinçli bir Yahudi" olduğunu söyledi.Моя мама всегда называла отца истинным интеллигентом.»
Danielle Panabaker'ın kızkardeşidir.وهي شقيقة دانييل باناباكر.
Daha sonra Alcibiades, yeni karısı ve onun küçük kızkardeşi Aspasia ile birlikte Atina’ya geri döner.وبعد ذلك عاد السيبياديس مع أولادهم الصغار إلى أثينا.
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...و يعتقد أنها كانت شقيقته.
Ödülü Ledger adına annesi, kızkardeşi ve babası aldı.تسلم الجائزة والده ووالدته وأخته.
Eşi Papa IV. Sixtus'un kızkardeşi Bianca della Rovere'nin kızıdır.وهى ابنة البابا الرابع ووالدتها بيانكا ديلا روفيرى.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Ele avisa sua irmã que "será difícil governar os milhões que querem a Rainha morta".
Annesi sadece Dorian'ın parasını önemsediğinden kızkardeşine karşı aşırı korumacı.Ele é muito protetor de sua irmã, especialmente porque sua mãe só se preocupa com o dinheiro de Dorian.
Hatta Jung kızkardeşinin doğumu sırasında aynı öykünün kendisine de anlatıldığını hatırlamaktadır.De facto, Jung recorda que até a ele próprio contaram a história quando nasceu a sua irmã.
Yusuf Adil Shah, Maratha savaşçısının kızkardeşi Punji ile evlendi.Yusuf Adil Xá casou com Punji, irmã de um guerreiro marata.
Kızkardeşi Gaitelgrima, Robert'in üvey kardeşi Drogo ile daha önce evlenmişti.A irmã dela, Gaitelgrima, já tinha se casado com o meio-irmão de Roberto, Drogo.
Bunların yanı sıra kızkardeşleri ile birlikte D-A-S-H adlı kıyafet butiğini işletmektedir.Ela comanda com suas irmãs a boutique D-A-S-H.
Müziğe erkek kardeşi DCQ ve kızkardeşi Ces'le birlikte kurduğu Urban Thermo Dynamics adlı grupla başladı.O músico começou sua carreira no hip hop no grupo Urban Thermo Dynamics, juntamente com DCQ e sua irmã CES.
Theodora, Bardas ve Patrici Petronas'ın kızkardeşleridir.Teodora era irmã de Bardas e de Petronas.
Başlangıçta kızkardeşin uğraşları işe yaradı.No início, a família ficou ressabiada.
Ülker'in görünen yıldızları Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir.As estrelas mais visíveis deste grupo são chamadas de Sete Irmãs da mitologia grega.
Doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın." 28- "Ey Harun'un kızkardeşi!Consultado em 3 de fevereiro de 2016 ] ] ] ] ] ] ] ] ] ] «RJTV, da Rede Globo» 🔗.
Safiye Ali, dört kızkardeşin en küçüğü idi.E claro, Paige é a mais alta das quatro irmãs.
Jess, Julian'ın kızkardeşi.Irmã de Julian.
O ve kızkardeşi Wendy, San Fernando Valley'de doğup büyüdüler.Lee e sua filha vivem atualmente em San Fernando Valley.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.A população destas terras eram especialmente conhecidas por enganarem e serem desonestas.
Semele'nin kızkardeşi İno'yu Semele'nin yeni evine davet ederler.Fará com que a vida de sua irmã Naomi vire um inferno.
Taylor adında küçük bir kızkardeşe sahiptir.Eles tiveram uma filha chamada Taylor.
Theofanis ayrıca Kalomaria, Sophia ve İrene isimlerinde üç kızkardeşini kayıt etmiştir.Teófanes também relata três irmãs: Calomária, Sofia e Irene.
856 tarihinde annesi Theodora ve kızkardeşleri rahibe olarak sürgüne yollandıklarında yaşamıyordu.Maria já não estava viva em 856, quando suas irmãs foram expulsas da corte.
Torunu Basileios Skleros, İmparator III. Romanos'un kızkardeşi ile evlendi.Um neto de Bardas Esclero, Basílio Esclero, se casou com a irmã do imperador Romano III Argiro.
Eudokia'nın kızkardeşi ve eniştesi Konstantinopolis patriği I. Theodotos'un ebeveynidir.Sua irmã e cunhado eram por sua vez, pais do patriarca Teódoto I de Constantinopla.
Whitney ve Hilary adında kendisinden büyük iki kızkardeşi vardır.Phelps tem duas irmãs mais velhas, Whitney e Hilary.
Kızkardeşi "her zaman bilinçli bir Yahudi" olduğunu söyledi.A família é judia, e seu sobrenome "é um extenso sobrenome judaico."

İlgili Sayfalar