kızkardeş ile cümle

kızkardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.ואשה אל אחתה לא תקח לצרר לגלות ערותה עליה בחייה׃
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.ولا تأخذ امرأة على اختها للضرّ لتكشف عورتها معها في حياتها.
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.你 妻 還 在 的 時 候 、 不 可 另 娶 他 的 姐 妹 作 對 頭 、 露 他 的 下 體
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.你 妻還 在 的 時候 、 不 可 另娶 他 的 姐妹 作 對頭 、 露 他 的 下體
Kasın 1943'te, kızkardeşim Felice ve ben Beethoven'ın 9.sunu dinlemeye gittikEn noviembre del 43, fui con mi novia a oír la novena de Beethoven.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Ajánlom pedig néktek Fébét, a mi nénénket, ki a Kenkhréabeli gyülekezetnek szolgálója:
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.A odporúčam vám našu sestru Fojbu, služobnicu sboru v Kenchreách,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.A zalecam wam Febę, siostrę naszę, która jest służebnicą zboru Kienchreeńskiego;
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Ich befehle euch aber unsere Schwester Phöbe, welche ist im Dienste der Gemeinde zu Kenchreä,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Ik wil Phébe bij u aanbevelen. Zij is een fijne zuster, die veel goed werk in de gemeente van Kenchrea doet.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Jag anbefaller åt eder vår syster Febe, som är församlingstjänarinna i Kenkrea.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Jeg anbefaler eder Føbe, vår søster, som er menighets-tjenerinne i Kenkreæ,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Je vous recommande Phoebé, notre soeur, qui est diaconesse de l`Église de Cenchrées,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.내가 겐그레아 교회의 일군으로 있는 우리 자매 뵈뵈를 너희에게 천거하노니
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Men jeg anbefaler eder Føbe, vor Søster, som er Tjenerinde ved Menighed i Kenkreæ,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Minä suljen teidän suosioonne sisaremme Foiben, joka on Kenkrean seurakunnan palvelija,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Os recomiendo a nuestra hermana Febe, diaconisa de la iglesia que está en Cencrea
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Poroučímť pak vám Fében, sestru naši, služebnici církve Cenchrenské,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Priporočam vam pa Febo, sestro našo, ki je služabnica cerkve v Kenhrejah,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Recomendo-vos a nossa irmã Febe, que é serva da igreja que está em Cencréia;
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Saya ingin memperkenalkan saudari kita, Febe. Ia membantu jemaat di Kengkrea
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Tôi gởi gắm Phê-bê, người chị em chúng ta cho anh em, người làm nữ chấp sự của Hội thánh Xen-cơ-rê.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Tôi gởi_gắm Phê-bê , người chị_em chúng_ta cho anh_em , người_làm nữ chấp sự của Hội_thánh Xen-cơ-rê .
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Vă dau în grijă pe Fivi, sora noastră, care este diaconiţă (Sau: slujitoare.) a Bisericii din Chencrea;
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Vi raccomando Febe, nostra sorella, diaconessa della Chiesa di Cencre
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Συνιστω δε εις εσας Φοιβην την αδελφην ημων, ητις ειναι διακονος της εκκλησιας της εν Κεγχρεαις,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Поручаю ж вам Фиву, сестру нашу, служительку церкви, що в Денхреях,
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.Представляю вам Фиву, сестру нашу, диакониссу церкви Кенхрейской.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.והנני מזכיר לכם לטוב את פובי אחותנו שהיא משמשת הקהלה אשר בקנכרי׃
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.اوصي اليكم باختنا فيبي التي هي خادمة الكنيسة التي في كنخريا
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.我 對 你 們 舉 薦 我 們 的 姊 妹 非 比 、 他 是 堅 革 哩 教 會 中 的 女 執 事
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.我 對 你 們舉薦 我 們 的 姊妹 非比 、 他 是 堅革哩 教會 中 的 女 執事
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Adinda, jangan ganggu aku dengan remeh-temehmu.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Chị, đừng phiền ta với những điều vặt vãnh đó.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Hermana, no me molestes con tus preocupaciones nimias.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Irmã, não me aborreças com os teus interesses mesquinhos.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Ne idegesíts a kis ügyeiddel, húgom!
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Schwester, nerv mich nicht mit Deinen kleinlichen Bedenken.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Sestro, neobtěžuj mě svými malichernými záležitostmi.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Siostro, nie zawracaj mi głowy drobiazgami.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Sisko, älä vaivaa minua pahaisilla huolillasi.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Sœur, ne m'ennuie pas avec tes préoccupations mesquines.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Soră, Nu mă mai pisa la cap cu mărunţişurile tale
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Sorella, non infastidirmi con delle meschinita'.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Syster, besvära mig inte med dina ynkliga bekymmer.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.- Сестра! Не грузи меня своими мыслями.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.Сестро, не ме безпокой с твоите дребнави грижи.
Kızkardeşim, beni bu önemsiz endişelerinle rahatsız etme.兄よ ラーマの妻シーターを見ました?
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Ai mers pe calea sorei tale, deaceea, şi Eu îţi pun potirul ei în mînă.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Anduviste en el camino de tu hermana. ¡Yo, pues, pondré su copa en tu mano!'
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Cestou sestry své chodila jsi, protož dám kalich její v ruku tvou.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Chodila si cestou svojej sestry, a preto dám jej pohár do tvojej ruky.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Chodziłaś drogą siostry swej, dlatego dam kubek jej w rękę twoję.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du bist auf dem Wege deiner Schwester gegangen; darum gebe ich dir auch deren Kelch in deine Hand.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du vandrade på din systers väg; därför skall jag sätta i din hand samma kalk som gavs åt henne.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du vandrede i din Søsters Spor; derfor giver jeg dig hendes Bæger i Hånden.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Engkau mengikuti jejak kakakmu, oleh sebab itu engkau akan Kuhukum dengan hukuman yang sama.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Hai seguito la via di tua sorella, la sua coppa porrò nelle tue mani»
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.네가 네 형의 길로 행하였은즉 내가 그의 잔을 네 손에 주리라
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Mầy đã đi theo đường của chị mầy ; vậy nên ta sẽ để chén của nó vào trong tay mầy .

İlgili Sayfalar