kızkardeş ile cümle
kızkardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.Zaklenjen vrt je sestra moja, nevesta, zaklenjen vrelec, zapečaten studenec.
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.Κηπος κεκλεισμενος ειναι η αδελφη μου, η νυμφη μου βρυσις κεκλεισμενη, πηγη εσφραγισμενη.
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.Градина затворена е сестра ми, невястата, Извор затворен, източник запечатан.
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.Запертый сад – сестра моя, невеста, заключенный колодезь, запечатанный источник:
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.גן נעול אחתי כלה גל נעול מעין חתום׃
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.اختي العروس جنة مغلقة عين مقفلة ينبوع مختوم.
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.我 妹 子 、 我 新 婦 、 乃 是 關 鎖 的 園 、 禁 閉 的 井 、 封 閉 的 泉 源
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.我 妹子 、 我 新婦 、 乃是 關鎖 的 園 、 禁閉 的 井 、 封閉 的 泉源
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Dia tidak bisa membuka pintu, dan ia tidak ingin mengusir adiknya yang harus tetap dengan ibunya.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Ele não podia abrir a porta, e ele não queria afastar a sua irmã que teve que permanecer com sua mãe.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.El nu a putut deschide uşa, iar el nu a vrut să gonească sora sa, care a trebuit să să rămână cu mama ei.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Hän ei voinut avata oven, ja hän ei halunnut ajaa pois hänen sisarensa, joka oli jäädä äitinsä kanssa.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Han kunde inte öppna dörren, och han ville inte jaga bort sin syster som var tvungen att stanna hos sin mor.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Han kunne ikke åbne døren, og han ønskede ikke at jage hans søster, som var nødt til at forblive hos sin mor.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Hij kon niet de deur open, en hij wilde niet verjagen zijn zuster, die moest blijven met haar moeder.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Il ne pouvait pas ouvrir la porte, et il ne voulait pas chasser sa soeur qui a dû rester avec sa mère.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.그는 문을 열 수 없습니다, 그는했다 동생을 쫓아하고 싶지 않았어요 엄마와 함께 남아있다.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nemohl otevřít dveře, a on nechtěl zahnat svou sestru, která se na stále se svou matkou.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nemohol otvoriť dvere, a on nechcel zahnať svoju sestru, ktorá mala stále so svojou matkou.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nem tudta kinyitni az ajtót, és ő nem akarta elűzni a húga, aki volt továbbra is az anyjával.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nie mógł otworzyć drzwi, a on nie chciał odpędzić jego siostra, którzy musieli pozostają z matką.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Non poteva aprire la porta, e lui non voleva scacciare la sorella che ha dovuto restare con la madre.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.No podía abrir la puerta, y él no quería espantar a su hermana que tenía que permanecer con su madre.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Ông không thể mở cửa, và ông cũng không muốn đuổi em gái của mình những người đã phải ở lại với mẹ cô.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.On ni mogel odpreti vrat, in mu ni hotel pregnati njegovo sestro, ki so morali ostati pri materi.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Він не міг відкрити двері, і він не хотів, щоб вигнати його сестра, яка була залишаються з матір'ю.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Он не мог открыть дверь, и он не хотел, чтобы выгнать его сестра, которая была остаются с матерью.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Той не може да отвори вратата, и той не искаше да прогони сестра си, които трябваше да да остане с майка си.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.הוא לא הצליח לפתוח את הדלת, והוא לא רצה לגרש את אחותו שנאלצו להישאר עם אמה.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.لم يستطع فتح الباب ، وانه لا يريد لمطاردة شقيقته الذين اضطروا إلى تبقى مع والدتها.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.彼女の母と残る。 この時点で彼は何が待つために何もなかった、と自戒の念に圧倒
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››(2:3) Dites à vos frères: Ammi! et à vos soeurs: Ruchama!
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››"Decid a vuestros hermanos: Ammí, y a vuestras hermanas: Rujama
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Dizei a vossos irmãos: Ami; e a vossas irmãs: Ruama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh em các ngươi là Am-mi; và chị em các ngươi là Ru-ha-ma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh_em các ngươi là Am-mi ; và chị_em các ngươi là Ru-ha-ma .
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kald eders Broder Mit-Folk og eders søster nåderig.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kallen då edra bröder Ammi och edra systrar Ruhama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Karena itu panggillah sesamamu dengan nama "Umat Allah" dan "Dikasihani TUHAN
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››너희 형제에게는 암미라 하고 너희 자매에게는 루하마라 하라
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Povedzte mojim bratom: Ammi, a svojim sestrám: Rucháma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Rcete bratřím vašim: Ó lide můj, a sestrám vašim: Ó milosrdenství došlá.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Recite bratom svojim: Ami [T. j. Ljudstvo moje.], in sestram svojim: Ruhama [T. j. Pomiloščena.].
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sagt euren Brüdern, sie seien mein Volk, und zu eurer Schwester, sie sei in Gnaden.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sanokaa veljiänne Ammiksi ja sisarianne Ruhamaksi."
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ziceţi fraţilor voştri: ,,Ami`` (Poporul meu), şi surorilor voastre Ruhama (Cea îndurată)!``
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ειπατε προς τους αδελφους σας, Αμμι, και προς τας αδελφας σας, Ρουχαμμα.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Говорите братьям вашим: „Мой народ", и сестрам вашим: „Помилованная".
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Наричайте, прочее, братята си Аммий (Т.е., Люде мои), и сестрите си Рухама (Т.е., Придобила милост).
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››אמרו לאחיכם עמי ולאחותיכם רחמה׃
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››قولوا لاخواتكم عمّي ولاخوتكم رحامة.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們 要 稱 你 們 的 弟 兄 為 阿 米 、 〔 就 是 我 民 的 意 思 〕 稱 你 們 的 姊 妹 為 路 哈 瑪 。 〔 就 是 蒙 憐 憫 的 意 思
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們要稱 你 們 的 弟兄 為阿米 、 〔 就 是 我 民 的 意思 〕 稱 你 們 的 姊妹 為路 哈瑪 。 〔 就 是 蒙憐憫 的 意思
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.Älä ota vaimosi eläessä hänen sisartansa vaimoksesi ja paljasta hänen häpyänsä, sillä se tuo riidan.
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.A nevezmeš si ženy ku jej sestre, aby si ju sužoval odkrývajúc jej nahotu popri nej za jej života.
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.Jangan kawin dengan saudara istrimu selama istrimu sendiri masih hidup
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.너는 아내가 생존할 동안에 그 형제를 취하여 하체를 범하여 그로 투기케 하지 말지니라
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.Nevezmeš sobě ženy k ženě první, abys ssoužil ji, odkrývaje hanbu její za života jejího.
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.Sestre žene svoje si ne vzemi, da bi v njej zbujal ljubosumnost, odkrivaje nje sramoto zraven te, dokler živi.
Karın yaşadığı sürece onun kızkardeşini kuma olarak almayacak ve onunla cinsel ilişki kurmayacaksın.Не бери жены вместе с сестрою ее, чтобы сделать ее соперницею, чтоб открыть наготу ее при ней, при жизни ее.