kızgın ile cümle

kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.sono devastati i prati tranquilli a causa dell'ardente ira del Signore
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.und ihre Auen, die so wohl standen, verderbt sind vor dem grimmigen Zorn des HERRN.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.và những chuồng chiên yên ổn đã bị bắt phải nín lặng bởi sự nóng giận của Ðức Giê-hô-va.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.và những chuồng chiên yên_ổn đã bị bắt phải nín_lặng bởi sự nóng_giận của Ðức_Giê - hô-va .
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.Zkažena budou i pastviska pokoj mající, pro prchlivost hněvu Hospodinova,
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.Και αι ειρηνικαι κατοικιαι κατηδαφισθησαν εξ αιτιας της φλογερας οργης του Κυριου.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.И мирните кошари занемяха От пламенния гняв на Господа.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.Истребляются мирные селения от ярости гнева Господня.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.ונדמו נאות השלום מפני חרון אף יהוה׃
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.وبادت مراعي السلام من اجل حمو غضب الرب.
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.耶 和 華 發 出 猛 烈 的 怒 氣 、 平 安 的 羊 圈 就 都 寂 靜 無 聲
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.耶和華 發出 猛烈 的 怒氣 、 平安 的 羊圈 就 都 寂靜無聲
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›In hevige toorn rukte de HERE het uit zijn land weg en verdreef het naar een ander land.'
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›여호와께서 또 진노와 분한과 크게 통한하심으로 그들을 이 땅에서 뽑아내사 다른 나라에 던져 보내심이 오늘날과 같다 하리라
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›ויתשם יהוה מעל אדמתם באף ובחמה ובקצף גדול וישלכם אל ארץ אחרת כיום הזה׃
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›واستأصلهم الرب من ارضهم بغضب وسخط وغيظ عظيم وألقاهم الى ارض اخرى كما في هذا اليوم.
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›耶 和 華 在 怒 氣 、 忿 怒 、 大 惱 恨 中 、 將 他 們 從 本 地 拔 出 來 、 扔 在 別 的 地 上 、 像 今 日 一 樣
RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.›耶和華 在 怒氣 、 忿怒 、 大惱 恨 中 、 將 他 們從 本地 拔出 來 、 扔在 別 的 地上 、 像 今日 一 樣
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Agotó Jehovah su furor; derramó el ardor de su ira. Prendió fuego en Sion, el cual devoró sus cimientos
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Domnul Şi -a sleit urgia, Şi -a vărsat mînia aprinsă; a aprins în Sion un foc, care -i mistuie temeliile.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.HERREN køled sin Vrede, udøste sin Harmglød,. han tændte i Zion en Ild, dets Grundvolde åd den.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.여호와께서 분을 발하시며 맹렬한 노를 쏟으심이여 시온에 불을 피우사 그 지대를 사르셨도다
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.TUHAN melampiaskan amarah-Nya dan membakar Kota Sion sampai rata dengan tanah
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Совершил Господь гнев Свой, излил ярость гнева Своего и зажег на Сионе огонь, который пожрал основания его.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.כלה יהוה את חמתו שפך חרון אפו ויצת אש בציון ותאכל יסודתיה׃
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.اتم الرب غيظه. سكب حمو غضبه واشعل نارا في صهيون فأكل أسسها.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.耶 和 華 發 怒 成 就 他 所 定 的 、 倒 出 他 的 烈 怒 . 在 錫 安 使 火 覂 起 、 燒 燬 錫 安 的 根 基
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.耶和華 發怒 成就 他 所 定 的 、 倒出 他 的 烈怒 . 在 錫安 使 火覂起 、 燒燬錫 安 的 根基
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.샘슨은 내 말은, 우리는 choler 우리는 그려주께 수 있습니다.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Ich meine, eine wir in Galle werden wir zeichnen.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Ik bedoel, we in een verbitterd we tekenen.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Jag menar, en vi vara i GALLA vi dra.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Jeg mener, en vi være i choler vi uafgjort.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Je veux dire, une colère que nous en, nous allons dessiner.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Maksudku,, kita berada dalam choler kita akan menggambar.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Mislim, smo se v Jeza bomo pripraviti.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Myslím, že jsme v vztek budeme kreslit.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Myslím, že sme v hnev budeme kresliť.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Quer dizer, um ser que em cólera nós vamos desenhar.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Quiero decir, uno que estar en cólera vamos a dibujar.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Tarkoitan, me olla choler me piirtää.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson tôi có nghĩa là, chúng tôi được trong choler chúng ta sẽ vẽ.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson To znaczy, będziemy w choler będziemy rysować.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Úgy értem, a mi lehet a harag fogunk rajzolni.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.SAMPSON Voglio dire, un essere in collera ci tireremo.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Sampson Vreau să spun, o să fim în mânie vom remiză.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.ΣΑΜΨΩΝ Θέλω να πω, μια που είναι στην χολή θα κλήρωση.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Сампсън искам да кажа, да сме в choler ние ще изготвя.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.Самсон Я хочу сказать, мы были в желчь мы будем рисовать.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.סמפסון כלומר, אנו להיות רגזנות נמשוך.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.أعني سامبسون ، وهو أن نكون في choler سنقوم التعادل.
Sampson demek, bir kızgınlık içinde biz çizeceğiz olabilir.グレゴリーアイは、あなたは生きている間、O'襟アウトして首を引く。
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "Dl Craven ar fi că nu există nu există nici supărat "knowin ceea ce ar face."
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "El señor Craven sería que no hay enojo no es "sabiendo lo que iba a hacer."
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "G. Craven bi bila, da je jezen, da ni knowin "kaj bi to."
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "씨 크레이븐은 knowin '어떻게 그가 할 거라고가 화가 없다는 것입니다. "
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "M. Craven serait que là il n'y a aucune colère "knowin ce qu'il ferait."
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "Meneer Craven zou zijn dat er boze is er geen knowin 'wat hij zou doen. "
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "Mr Craven akan marah bahwa ada ada ada knowin 'apa yang ia lakukan. "
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "Mr. Craven lenne, hogy dühös nincs knowin "mit tenne."

İlgili Sayfalar