kızgın ile cümle
kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kızgın olduğunda her zaman bana bağırıyor.He always yells at me when he is angry.
O kızgın olmalı.He should be angry.
O, onların ona yaptıklarına kızgın.He is furious at what they have done to him.
Onun ona çok kızgın olduğu hususunda bir görüşü vardı.He had a notion that she was very angry with him.
O bana kızgın gibi görünüyor.It appears to me that he is angry.
O, kızgın bir şekilde ona baktı.He looked at her angrily.
Ona hakaret ettiğim için kızgındı.He was angry that I had insulted him.
Nadiren kızgın ya da sinirli olur.He seldom gets angry or irritated.
Onu gördüğüm an kızgın olduğunu biliyordum.The instant I saw him I knew he was angry.
Onun neden çok kızgın olduğunun nedenini biliyor musun?Do you know the reason why she is so angry?
Çocuklarımı aldattığı için kızgındım.I was angry that she had deceived my children.
Sözünü tutmadığı için kızgınım.I am angry that she didn't keep her promise.
Kendisi bayağı kızgın.She is quite angry.
O, bana çok kızgın.She is very annoyed with me.
Kızgındı. Sessiz kalmasının sebebi budur.She was angry. That is why she remained silent.
O kızgındı. Sessiz kalmasının nedeni budur.She was angry. That is why she remained silent.
O bana kızgın olmalı.She must be angry with me.
Babam bana çok kızgın.My father is very angry with me.
Kızgınsan ona kadar; çok kızgınsan yüze kadar say.When angry, count ten; when very angry, a hundred.
Kızgın olduğunda ona kadar say.When angry, count to ten.
Kızgın olduğunda sık sık küfür eder.He often swears when he is angry.
Annesinin ona kızgın olmadığını gördüğünde onun gözleri sevinçle parlıyordu.Her eyes shone with joy when she saw that her mother was not mad at her.
Annem, babamın bana neden çok kızgın olduğunu bana anlattı.My mother told me why my father was so angry with me.
Annem kızgın olmalı.My mother must be angry.
Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.I feel resentment against your unwarranted criticism.
Ben ona kızgınım.I'm angry with her.
O, o kadar kızgındı ki akşam yemeği yemeyi unuttu.He was so mad that he forgot to eat dinner.
Grace kızgın görünüyordu.Grace looked angry.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
O, "Şu anda bakıyorsun. Sen röntgenliyorsun Tom" dedi kızgınlıkla."Just now, you were looking. You Peeping Tom,"she said angrily.
O gerçekten kızgın.He's really angry.
Sebep olmadan asla kızgın olmam.I'm never angry without reason.
Nedense, o bana gerçekten kızgın.For some reason, she's really furious with me.
O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.She was very mad and went to talk with the school manager.
Kızgın mısın?Are you angry?
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
Kızgın olmamalısın.You shouldn't be angry.
Ondan ayrıldığım için o bana kızgındı.He was mad at me because I broke up with him.
Bay Wilson, Dennis'e kızgın.Mr. Wilson is angry at Dennis.
Jane kızgın idi.Jane was angry.
Annem kızgın.My mother is angry.
O niçin kızgın?Why is he angry?
O beni aramadığı için kızgınım.I'm angry that she didn't call me.
O, müdüre kızgın bir müşteri gönderdi.He sent an angry customer to the manager.
Onun kızgın olduğunu düşünüyorum.I think he's angry.
Sanırım o kızgın.I think he's angry.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Sevgililer Gününü unuttuğu için erkek arkadaşıma kızgınım.I'm angry with my boyfriend for forgetting about Valentine's Day.
Bu konuda size kızgınım.I'm angry with you about this.
Neden bana kızgınsın?Why are you angry with me?
Niçin kızgınsın?Why are you angry?
Neden kızgınlar?Why are they angry?
Onlar birkaç şey hakkında kızgındı.They were angry about several things.
Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.Many Americans were angry about the Japanese invasion.
Cumhuriyetçiler çok kızgındı.Republicans were furious.
Teksas valisi kızgındı.The governor of Texas was furious.
Kuzey boyunca insanlar kızgındı.People throughout the north were angry.
Massachusetts'in insanları son derece kızgın.The people of Massachusetts were extremely angry.
Niçin bu kadar kızgınsın?Why are you so mad?
Ona baktı ve onun kızgın olduğunu biliyordu.She looked at him and knew that he was angry.