kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Men da disiplene så det, blev de vrede og sa: Hvad skal denne spille være til?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Môn đồ thấy vậy, giận mà trách rằng: Sao phí của như vậy?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Môn_đồ thấy vậy , giận mà trách rằng : Sao phí của như_vậy ?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Mutta sen nähdessään hänen opetuslapsensa närkästyivät ja sanoivat: "Mitä varten tämä haaskaus?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Quando os discípulos viram isso, indignaram-se, e disseram: Para que este disperdício?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ucenicilor le -a fost necaz, cînd au văzut lucrul acesta, şi au zis: ,,Ce rost are risipa aceasta?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ιδοντες δε οι μαθηται αυτου, ηγανακτησαν λεγοντες Εις τι η απωλεια αυτη;
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Побачивши ж ученики Його, сердились, кажучи: На що така втрата?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Увидев это, ученики Его вознегодовали и говорили: к чему такая трата?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.ויראו התלמידים ויתרעמו לאמר על מה האבוד הזה׃
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.فلما رأى تلاميذه ذلك اغتاظوا قائلين لماذا هذا الاتلاف.
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.門 徒 看 見 、 就 很 不 喜 悅 、 說 、 何 用 這 樣 的 枉 費 呢
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.門徒 看見 、 就 很 不喜悅 、 說 、 何用 這樣 的 枉費呢
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Naser si, kreténe.
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Odjebi.
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Oh, đái ra, nhà máy bụi.
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Oh, loop heen, bush mill.
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Valea, fraiere.
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Vete al diablo, peludo.
O iyi, kibar bir kızdır.Pour une fille élevée sur les routes, elle est plutôt agréable et travailleuse.
O iyi, kibar bir kızdır.Она добрая, нежная девочка.
Onlar da bana kızdılar.Daarom waren ze erg boos.
Onlar da bana kızdılar.Das hat sie anscheinend auf die Palme gebracht.
Onlar da bana kızdılar.E se la sono presa molto.
Onlar da bana kızdılar.Et ils ont été très contrariés.
Onlar da bana kızdılar.I bardzo się zezłościli.
Onlar da bana kızdılar.그랬더니 매우 화를 내더군요.
Onlar da bana kızdılar.Och de blev väldigt upprörda.
Onlar da bana kızdılar.Og de blev meget vrede.
Onlar da bana kızdılar.Și ei s-au supărat foarte tare.
Onlar da bana kızdılar.Và họ rất bực mình.
Onlar da bana kızdılar.Y se molestaron mucho.
Onlar da bana kızdılar.Και νευρίασαν πάρα πολύ.
Onlar da bana kızdılar.И они очень расстроились.
Onlar da bana kızdılar.И те много се разстроиха.
Onlar da bana kızdılar.והם נהיו מאוד עצבניים.
Onlar da bana kızdılar.وقد استاؤا جداً
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.자극을 해서 움직이게 하는 겁니다 저희도 의도적으로 그렇게 했어요
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.إذ عليه أن يستفزهم للعمل. وقد تعمدنا فعل ذلك.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.時間をかける価値はあるという大量の証拠を
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Musicie pobudzić ich do działania.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ustedes quieren irritarlos de manera que los estimulen a actuar.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ви хочете настільки їх розізлити, щоб вони почали діяти.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Cred că o să plec până nu devin ostili.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Credo che partirò prima che diventino ostili.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Creo que me iré antes de que sean hostiles.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.É melhor ir-me embora antes que se tornem hostis...
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Ich verschwinde lieber, bevor es ungemütlich wird.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Je crois que je vais partir avant qu'ils ne deviennent hostiles.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.공격받기 전에 떠나야겠습니다.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Taidan poistua ennen kuin käyvät väkivaltaisiksi.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Ucieknę, zanim zaatakują.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Лучше улечу отсюда, пока они на меня не напали.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Мисля да напусна преди да станат враждебни.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.Я думаю забратись звідси, поки вони не стали ворожими.
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.אני חושב שאני אאזוב לפני שהם הופכים להיות עויינים
Onları kızdırmadan gitsem iyi olur.يجب أن أغادر قبل أن يصبحوا عدائيين.
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!Faça coisas para irritá-la!
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!¡Haz cosas para que se moleste!
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!얄밉고 재수 없는 짓거리를 자유분방하게 지속적으로 끊임없이 쉬지 말고 계속해서 해버려!