kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!Lakukan hal-hal licik untuk membuatnya gelisah
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!Йди на всякі хитрощі, дій на нерви набридай і дратуй її.
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!قومي بعملك بمكر حتى تصبح متوترة
Özelliklede bunun kaçınılmaz bir zor durum olduğunu hayal ettiğinizde kızdırıyor.Dette er især ophidsende, når man indser, at det ikke blot er uundgåeligt, -
Özelliklede bunun kaçınılmaz bir zor durum olduğunu hayal ettiğinizde kızdırıyor.지불준비제도에서 그런 지불불능이 필연적이고
Özelliklede bunun kaçınılmaz bir zor durum olduğunu hayal ettiğinizde kızdırıyor."Rezerwy pozostają niezmienione w wyniku transakcji..." "...lecz, zdeponowanie tej pożyczki..."
Özelliklede bunun kaçınılmaz bir zor durum olduğunu hayal ettiğinizde kızdırıyor.وهذا مغضب بشدة لا سيما حينما تدرك ، ليس فقط هو أن مثل هذا التقصير لا مفر منه
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.Banyak orang mengkritik kami untuk menempatkan tembakau ke... kertas ah...
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.Nos criticaram muito por colocar tabaco dentro de... ah... papel MANSA.
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.Nos han criticado muchos por poner tabaco dentro de... ah... papel MANSA.
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.Un sacco di gente ci ha criticato per aver portato il tabacco in prima pagina.
Pek çok kişi tütünü Lancet'te yayınlanan bir makaleye soktuğumuz için bize kızdı.Много хора ни критикуваха, защото категоризирахме тютюна в списание "Лансет".
Petronas'ın Deepavali Reklamı Malezyalı Hintlileri KızdırdıComercial de Petronas sobre el Deepavali enfurece a los indios malasios
Petronas'ın Deepavali Reklamı Malezyalı Hintlileri Kızdırdıإعلان بتروناس الذي أثار سخط الماليزيين الهنود
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.(77:58) огорчали Его высотами своими и истуканами своими возбуждали ревность Его.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.A popudzovali ho svojimi výšinami a svojimi rytinami ho roznecovali k žiarlivosti.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Bo go wzruszyli do gniewu wyżynami swemi, a rytemi bałwanami swemi pobudzili go do zapalczywości.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.De förtörnade honom med sina offerhöjder och retade honom genom sina beläten.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.de krænkede ham med deres Offerhøje, æggede ham med deres Gudebilleder.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Dražili so ga z višavami svojimi in s podobami malikov svojih so razvneli gorečnost njegovo.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Haragra ingerelték õt magaslataikkal, és bosszantották faragott bálványaikkal.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.He vihoittivat hänet uhrikukkuloillansa ja herättivät hänen kiivautensa epäjumaliensa kuvilla.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Ils l`irritèrent par leurs hauts lieux, Et ils excitèrent sa jalousie par leurs idoles.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.자기 산당으로 그 노를 격동하며 저희 조각한 우상으로 그를 진노케 하였으매
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.L-au supărat prin înălţimile lor, şi I-au stîrnit gelozia cu idolii lor.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Lo airaron con sus lugares altos, y con sus imágenes le provocaron a celos
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Lo provocarono con le loro alture e con i loro idoli lo resero geloso
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Mereka menantang Allah dengan tempat penyembahan berhala, dan membuat Ia cemburu dengan patung-patung mereka
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Nebo popouzeli ho výsostmi svými, a rytinami svými k horlení přivedli jej.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Nhơn vì các nơi cao , chúng_nó chọc_giận Ngài , Giục_Ngài phân_bì tại vì những tượng chạm .
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Nhơn vì các nơi cao, chúng nó chọc giận Ngài, Giục Ngài phân bì tại vì những tượng chạm.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Og de vakte hans harme med sine offerhauger og gjorde ham nidkjær med sine utskårne billeder.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Pois o provocaram � ira com os seus altos, e o incitaram a zelos com as suas imagens esculpidas.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.und erzürnten ihn mit ihren Höhen und reizten ihn mit ihren Götzen.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Zij tergden Hem met hun afgodenaltaren en maakten Hem jaloers met hun beeldendienst.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.και παρωργισαν αυτον με τους υψηλους αυτων τοπους, και με τα γλυπτα αυτων διηγειραν αυτον εις ζηλοτυπιαν.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.Защото Го разгневиха с високите си места, И с ваяните си идоли Го подбуждаха към ревност.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.ויכעיסוהו בבמותם ובפסיליהם יקניאוהו׃
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.‎اغاظوه بمرتفعاتهم واغاروه بتماثيلهم‎.
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.因 他 們 的 邱 壇 、 惹 了 他 的 怒 氣 、 因 他 們 雕 刻 的 偶 像 、 觸 動 他 的 憤 恨
Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar.因 他 們的 邱壇 、 惹 了 他 的 怒氣 、 因 他 們 雕刻 的 偶像 、 觸動 他 的 憤恨
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.여호와께서 이스라엘을 심히 노하사 그 앞에서 제하시니 유다 지파 외에는 남은 자가 없으니라
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.Затова, Господ се разгневи много против Израиля и ги отхвърли от лицето Си; остана само едното Юдово племе.
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.ויתאנף יהוה מאד בישראל ויסרם מעל פניו לא נשאר רק שבט יהודה לבדו׃
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.فغضب الرب جدا على اسرائيل ونحّاهم من امامه ولم يبق الا سبط يهوذا وحده.
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.所 以 耶 和 華 向 以 色 列 人 大 大 發 怒 、 從 自 己 面 前 趕 出 他 們 、 只 剩 下 猶 大 一 個 支 派
RAB İsraillilere çok kızdı, Yahuda oymağı dışında hepsini huzurundan kovdu.所以 耶和華 向 以色列人 大大 發怒 、 從 自己 面前 趕出 他 們 、 只 剩下 猶大 一 個 支派
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Creo que Salman Rushdie se enojó porque, si observan, cambié el mapa de Nueva York. (Risas)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.제 생각엔 *살만 루시디가 열 받았을 겁니다. (*화려한 여성편력의 유명 인도 소설가) 왜냐하면, 눈치채셨는지 모르겠지만, 제가 뉴욕 지도를 좀 바꿨거든요.
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Salman Rushdie était vexé je pense car j'avais altéré la carte de New York, si vous remarquez. (Rires)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Salman Rushdie mérges volt, mert megváltoztattam New York térképét, ha észreveszik. (Nevetés)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Salman Rushdie s-a supărat cred pentru că am modificat harta New York-ului, dacă observaţi. (Râsete)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Salman Rushdie si arrabbiò, penso, perché avevo alterato la mappa di New York, vedete? (Risate)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Salman Rushdie war verärgert, glaube ich, weil ich den Stadtplan von New York verändert hatte. (Lachen)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Sepertinya Salman Rushdie sangat marah karena saya mengubah peta New York, jika Anda perhatikan. (Tertawa)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Мисля, че Салман Рушди беше вбесен, защото промених картата на Ню Йорк, ако забелязвате. (Смях)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.Я думаю, Салман Рушди был очень зол, потому что я изменил карту Нью-Йорка, если вы заметили. (Смех)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.סלמן ראשדי קצת התעצבן כמדומני בגלל, שאם תבחינו, שיניתי מעט את המפה של ניו-יורק. (הקהל צוחק)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.سلمان رشدي كان غاضبا منه كما أتوقع لأنني غيرت خريطة نيو يورك، لو لاحظتم. (ضحك)
Salman Rushdie çok kızdı sanıyorum çünkü New York haritasını gördüğünüz gibi değiştirmiştim. kahkahalar.私がNYの形を勝手に変えたから (笑) とにかく 次のスライドは

İlgili Sayfalar