kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Léia tinha os olhos enfermos, enquanto que Raquel era formosa de porte e de semblante.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Lia aveva gli occhi smorti, mentre Rachele era bella di forme e avvenente di aspetto
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Los ojos de Lea eran tiernos, pero Raquel tenía una bella figura y un hermoso semblante
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Mắt Lê-a yếu, còn Ra-chên hình dung đẹp đẽ, vẻ mặt tốt tươi.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Mắt_Lê - a yếu , còn Ra-chên hình_dung đẹp_đẽ , vẻ mặt tốt_tươi .
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Než Lía měla oči mdlé, ale Ráchel byla pěkné postavy a krásné tváři.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Och Leas ögon voro matta, men Rakel hade en skön gestalt och var skön att skåda.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Και της μεν Λειας οι οφθαλμοι ησαν ασθενεις η δε Ραχηλ ητο ευειδης και ωραια την οψιν.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.Лия была слаба глазами, а Рахиль была красива станом и красива лицем.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.На Лия очите не бяха здрави; а Рахил имаше хубава снага и хубаво лице.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.ועיני לאה רכות ורחל היתה יפת תאר ויפת מראה׃
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.وكانت عينا ليئة ضعيفتين. واما راحيل فكانت حسنة الصورة وحسنة المنظر.
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.利 亞 的 眼 睛 沒 有 神 氣 、 拉 結 卻 生 得 美 貌 俊 秀
Leanın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.利亞 的 眼睛 沒 有 神氣 、 拉結卻 生 得 美貌 俊秀
Melong(bir kızdırma şekli)Lêu lêu!
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (menjulurkan lidah/mengejek)
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (sterczący język/ sposób dokuczania)
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (tirar fuori la lingua/un modo per stuzzicare)
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (tirer la langue / manière de taquiner).
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (tong uit steken om te plagen)
Melong(bir kızdırma şekli)Melong (Zungerausstrecken, Art zum ärgern)
Melong(bir kızdırma şekli)Merong ( stick ut tungan)
Melong(bir kızdırma şekli)Μελόνγκ. ( βγάζει γλώσσα.)
Melong(bir kızdırma şekli)Мерон (дразнить, высовывая язык)
Melong(bir kızdırma şekli)ميرونغ ( وسيله لللإغاظه بإخراج اللسان )
Melong(bir kızdırma şekli)モンキー ちょっと
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.1927年には 10歳で
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.'나탈리아 크레인'은 브룩클린 출신의 작은 소녀였죠.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Natalia Crane era una ragazzina di Brooklyn
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane a fost o fetiță din Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane bola dievčatkom z Brooklynu.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane była małą dziewczynką z Brooklynu.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane era una niñita de Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane était une petite fille de Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane là một cô bé sống ở Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane war ein kleines Mädchen aus Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Nathalia Crane was een meisje uit Brooklyn.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Наталия Крейн била малко момиченце от Бруклин.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.Наталья Крейн - маленькая девочка из Бруклина.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.נטליה קריין היתה ילדה קטנה מברוקלין.
Nathalia Crane Brooklyn'li küçük bir kızdı.كانت ناثاليا كراني فتاة يافعة من بروكلين.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Co se ti snažím øíct, Pipe, vodpal.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Încearcă să spună să te cari, Pip.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Kar hoče reči je: "Zgubi se, Pip".
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Lo que quiere decir es que te largues, Pip.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Những gì ông đang cố gắng để nói là piss off, Pip.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Wat hij probeert te zeggen is, loop heen, Pip.
Ne söylemeye çalışıyon kızdırma bizi, Pip.Αυτό που θέλει να πει είναι άντε χάσου, Πιπ.
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.A keď to videli jeho učeníci, mrzeli sa a vraveli: Načo táto ztrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Al verlo, sus discípulos se indignaron y dijeron: --¿Para qué este desperdicio
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.A vidouce to učedlníci jeho, rozhněvali se, řkouce: I k čemu jest ztráta tato?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Co widząc uczniowie jego, rozgniewali się, mówiąc: I na cóż ta utrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Da das seine Jünger sahen, wurden sie unwillig und sprachen: Wozu diese Vergeudung?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Då lärjungarna sågo detta, blevo de misslynta och sade: »Varför skulle detta förspillas?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.I discepoli vedendo ciò si sdegnarono e dissero: «Perché questo spreco
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.제자들이 보고 분하여 가로되 무슨 의사로 이것을 허비하느뇨
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ko pa učenci njegovi to vidijo, se razhudé, govoreč: Čemu ta potrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Látván pedig ezt az õ tanítványai, bosszankodának, mondván: Mire való ez a tékozlás?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Les disciples, voyant cela, s`indignèrent, et dirent: A quoi bon cette perte?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Men da Disciplene så det, bleve de vrede og sagde: "Hvortil denne Spilde?

İlgili Sayfalar