kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Samimi bir kızdır.Tikra mergaitė.
Bu babasi ve annesini çok kızdırır.Tai buvo didelis smūgis tiek motinai, tiek tėvui.
Sorumsuz bir kızdır.Irratsionaalne inimene.
Bu da canavarı daha çok kızdırır.See ärritaks piinajat veel rohkem.
Okuldaki en çekici kızdır.Lisa on kooli targim tüdruk.
Lola sıradan bir kızdır.Lina on iseseisev isik.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.Sealjuures võtab ta pikalt hoogu, pladistades jalgadega mööda vett.
Bu Eduige'yi daha da kızdırır.See vihastas isa veel rohkem.
Ancak kızdıkları zaman da hayvanları telef edebilir.Selle käigus võivad loomad ka hukkuda.
Kızdığı veya üzüldüğü hiç görülmemiştir.Teda on raske naerma ajada, vihastada või kurvastada.
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Ne le fous pas en rogne! Tu ne voudrais pas qu'il soit en colère!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Non farlo arrabbiare! Non ti piacera' vederlo' arrabbiato!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Μην τον εξαγριώνεις! Δεν θα σου αρέσει αν θυμώσει!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Не надо его злить! Если он разозлится, ты пожалеешь.
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!彼を怒らせると恐いぞ ブリティッシュ・アクセントすてき~
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.Aber ich war weiblich, und er männlich, und deshalb wurde er Klassenwächter.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.하지만 제가 여자였고 그 아이가 남자여서 그 아이가 반장이 되었습니다.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.Mais j'étais de sexe féminin et lui de sexe masculin et donc il est devenu délégué de classe.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.Pero yo era mujer, y él era hombre, así que él se convirtió en el vigilante de clase.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.(Râsete) Dar eu eram fată, iar el băiat, așa că el a fost numit șeful clasei.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.Но я была девочкой, а он мальчиком, поэтому он стал старостой.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.ولكني كنت أنثى وهو ذكر وعليه أصبح هو عريف الصف.
Ama ben kızdım, o erkekti ve sonuçta o sınıf başkanı oldu.結局 彼が監視係になりました 私はこの出来事を忘れませんでした
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!Mais tu es devenu furieux et méchant et dingue!
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!Ma tu ti sei arrabbiato diventando ostile e pazzo!
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!Αλλά θύμωσες και έγινες εχθρικός και τρελός!
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!Потом ты становишься безумным, злым и мстительным.
Ama sen kızdın, öfkelendin hatta çıldırdın!俺じゃない!そんなメールみたこともない
Annem yemeğe gelse ? ne dersin? hayır bekle, beni kızdırma...Alex : Si on invitait maman à diner Jean :
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Ce n'est que plus tard que j'ai compris pourquoi mon père avait été si contrarié.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Di kemudian hari, saya memahami kenapa Ayah saya sangat marah.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.나중에야 아버지가 왜 그리 화가 나셨는지 알게 되었어요.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Later begreep ik waarom mijn vader zo boos was.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Mai târziu, am înțeles de ce tatăl meu fusese așa supărat.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Más tarde comprendí por qué mi padre se había enojado tanto.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Più tardi ho capito perché mio padre si era arrabbiato.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Sau đó, tôi đã hiểu vì sao bố tôi lại không vui đến vậy.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Senare förstod jag varför min pappa var så upprörd.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Später verstand ich, warum mein Vater so aufgebracht war.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Złość ojca zrozumiałem później.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Αργότερα, κατάλαβα τι αναστάτωσε τόσο τον πατέρα μου.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Пізніше я зрозумів, чому мій батько був таким засмученим.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Позже я понял, что так расстроило моего отца.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.По-късно разбрах, защо баща ми беше толкова ядосан.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.מאוחר יותר הבנתי למה אבא שלי התרגז כל-כך.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.لاحقاً، أدركت سبب غضب أبي،
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.そのお菓子は賄賂だったのです
-Bak... -Giulio, işte şimdi beni kızdırmaya başladın!- Asculta.. - Giulio, incepi sa ma enervezi!
-Bak... -Giulio, işte şimdi beni kızdırmaya başladın!- Слушай ...- Джулио, ты боишься меня!
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Ahogy ő mondta: ez nagyon feldühítette a Franciákat.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Come lui mi disse, questo mandò fuori di testa i francesi.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Como él me comentó, eso a los franceses les reventó.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Ele disse-me que aquilo tinha mesmo irritado os franceses.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Er sagte dann zu mir, das hat die Franzosen echt angekotzt.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Et comme il m'a dit, ça a réellement énervé les Français.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Francezii s-au enervat tare de tot, mi-a spus.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Jak mi řekl, tímhle francouze vážně vytočil.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.그가 저에게 말했다시피, 이 사실이 프랑스인들을 정말 열 받게 했거든요.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Kuten hän kertoi minulle, se todella suututti ranskalaiset.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Mówił mi, że to naprawdę wkurzyło Francuzów.

İlgili Sayfalar