kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Och han berättade för mig, att det verkligen irriterade fransmännen.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Seperti yang dikatakannya pada saya, itu benar-benar membuat orang Perancis kesal.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Zoals hij mij vertelde, daar waren de Fransen echt nijdig om.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Όπως μου είπε ο ίδιος, οι Γάλλοι πραγματικά τσαντίστηκαν.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Как он мне сказал, это взбесило французов.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Както ми каза той, това сериозно е вбесило французите.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.זה ממש הרגיז את הצרפתים, כך הוא סיפר לי.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.كما قال هو حيث انه فعلا اغضب الفرنسيين جدا
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.(会場: 笑い声)
Bana kızdın mı?¿Estás enfadada conmigo?
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Az arcukhoz emelve csecsemőjüket szavakkal szeretgették, dorgálták, tanították.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.De höll babyn framför sitt ansikte, smickrade den, tillrättavisade den, utbildade den med ord.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držale so otroka pred svojim obrazom, ga nagovarjale, ga grajale, ga učile z besedami.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držali dieťa pred svojou tvárou, prihovárajúc sa mu, karhajúc ho, vzdelávajúc ho za pomoci slov.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Drží před obličejem své dítě, žvatlají si s ním, opakují si s ním, vzdělávají ho slovy.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Elles ont tenu leur bébé face à elles, l'ont cajolé, l'ont grondé, l'ont éduqué grâce aux mots.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Hanno sempre avuto un bambino di fronte a loro, coccolandolo, sgridandolo, educandolo con le parole.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Họ bế đứa trẻ con trước mặt, trêu đùa nó, quở trách nó, dạy dỗ nó bằng lời nói.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.애기 얼굴을 마주보고 안으면서 단어로 부추기고, 꾸짖고, 교육시킵니다.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Seguravam os bebés à frente da cara, persuadindo-os, repreendendo-os, educando-os com palavras.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ţineau copilul în dreptul feţei lor, dezmierdându-l, dojenindu-l, educându-l cu ajutorul cuvintelor.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Trzymały w ramionach niemowlę, namawiały, upominały, uczyły za pomocą słów.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Und sie hielten das Baby vor ihrem Gesicht, redeten ihm zu, ermahnten es, erzogen es mit Worten.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ze hielden die baby voor hun gezicht, vleien het, berispen het, voeden het op met woorden.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Κρατούσαν το μωρό μπροστά στο πρόσωπό τους, καλοπιάντοντάς το, επιπλήτοντάς το, εκπαιδεύοντάς το με λέξεις.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Вони тримали це немовля біля свого обличчя, вмовляли його, робили зауваження, виховували його.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Държали са бебето пред лицето си, успокоявайки, мъмрейки или учейки го чрез думи.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Они держали этого младенца у своего лица, уговаривали его, отчитывали его, воспитывали его словами.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.הן אחזו את התינוק מול פניהן, פינקו אותו, נזפו בו, חינכו אותו באמצעות מילים.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.فهن أحتفظن بذلك الرضيع أمام وجوههن يتملقن له و يقمن بتأنيبه و تعليمه بالكلمات
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.なだめ しかり 言葉で教育してきたのです そうやってとても強い力を持つようになってきたのです
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.佢地將嬰兒放喺面前 哄佢,譴責佢,教佢講嘢
Beceriksiz küçük bir kızdı, bir de şimdi bak.Она была неуклюжей маленькой девочкой, а посмотрите на неё сейчас.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Cred că asta i-a înfuriat pe oamenii de știință.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Creo que, de hecho, esto es lo que enfureció a los científicos.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Ik denk dat dit de wetenschappers op de kast joeg.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jag tror detta är vad som faktiskt gjorde vetenskapsmännen så arga.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jeg tror faktisk, det er grunden til, at videnskabsmændene blev så rasende på mig.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Je pense que c'est ça qui rend si furieux les scientifiques
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.사실 전 과학자들이 매우 격분한 이유도 이것이라 생각합니다.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Myślę, że właśnie to rozwścieczyło naukowców.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Penso que foi isso que enfureceu os cientistas.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Tôi nghĩ rằng đây là những thứ, thực tế đã làm các nhà khoa học tức điên lên.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Und ich denke, dass genau dies die Wissenschaftler so wütend machte.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Νομίζω ότι αυτό είναι που τόσο, πράγματι, εξόργισε τους επιστήμονες.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мисля, че всъщност това разяри толкова учените.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мне кажется, что именно это вывело из себя учёных.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.אני חושבת שזה מה שבפועל עורר את זעמם את המדענים.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.وأعتقد أن هذا هو ما كان الأمر عليه ، في الواقع أثار غضب العلماء.
Beni kızdırmaya çalışma.Ne dühítsen fel.
Beni kızdırmaya çalışma.Ne me mets pas en colère.
Beni kızdırmaya çalışma.Μην προσπαθείς να με νευριάσεις.
Beni kızdırmaya çalışma.لا تحاولي اغضابي
Ben, kızdıracak.Me está molestando.
Beş dolarına bahse girerim senden penis isticektir. Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Στοίχημα ότι εύχεται να είχες σκληρό πέος. "ντε χέσου, αλεστή μουνιών.
Bilirsiniz, bu durum, Amerikan halkını kızdırdı.Hoe durven ze onze schepen aan te vallen?!
Bilirsiniz, bu durum, Amerikan halkını kızdırdı.또 미국 시민들을 분노하게 했다.
Bilirsiniz, bu durum, Amerikan halkını kızdırdı.Také to pobouřilo americký lid.
Bilirsiniz, bu durum, Amerikan halkını kızdırdı.Това освободило емоционалното напрежение, което станало причина за създаването на Тонкинската резолюция.
Bilirsiniz, bu durum, Amerikan halkını kızdırdı.どのようにあえて彼らは船を攻撃するには

İlgili Sayfalar