kızdı ile cümle

kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Wirt'in hoşlandığı kızdır.개그를 좋아하는 소녀.
Amy yetenekli bir kızdı.איימי הייתה בחורה מבורכת בכישרון."
Britanyalılar Gandi'nin hapiste ölmesi karşısında ülkeyi kızdırmak istemedi.הראג' הבריטי לא רצה שגנדי ימות בכלא, על מנת שלא להתסיס את המדינה.
Alim Azimi beni kızdırdı, bu sayede kızgınlığımı hissedip dönüştürebildim.עלים עזמי הכעיס אותי, כך שיכלתי להרגיש ולהפוך את כעסי."
Esmeralda genç ve güzel bir kızdır.אזמרלדה היא בחורה צעירה, יפה והרפתקנית.
Babası gibi zeki bir kızdır.בואו נקווה שהיא מוכשרת כמו אביה".
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.אהבתו אל הנערה היפה נותרת בלתי מושגת.
2 yaşında küçük bir kızdır.עליה להיות לפחות בת שנתיים.
Mavi saçlı bir kızdır.בעל שיער כחול.
İskelet kızdır.היגיאה היא בתו.
Neşeli bir genç kızdır.אני באמת נערה בת מזל.
Goo Gu: Çılgın bir kızdır.את לוקה (Louca) - את משוגעת.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.ניסיתי לעשות אותה פיסולית, אבל בעצם נדחקתי לפינה.
Güzel bir kızdır.היא ילדה טובה.
Onu kızdıranlardan nefret eder.מתעבת את המנהלת אלה.
12 yaşında bir kızdır.נערה בת 12.
Kızdığında çevresindekiler onu tanımaz hale gelir.כשהדבר מתגלה כולם כועסים עליו.
Ayça: Mete'nin sevdiği kızdır.מגי : חברה של מאיה, אוהבת ספורט.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.כאשר מתעצבנת היא נוקמת במי שעצבן אותה.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.בשחרותה הפבורן נהגה לקרוא לעצמה "ג'ימי" ולקצוץ את שיערה בתספורת של בנים.
Marceline: 1003 yaşında bir vampir kızdır.Марселин – вампирско момиче на 1003 години (но изглежда на 18).
Üzerlerine kızdırılmış tereyağ dökülür.Покрай тях се простират тесни равнини.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Младата Катрин е мъжкарана и носи косата си късо подстригана и нарича себе си Джими.
Wendy: Danny'nin hoşlandığı kızdır.Лошото момиче, което си харесва Даниел.
Lola sıradan bir kızdır.Кери е необикновено момиче.
Lori Mackney: Andy'nin sevdiği kızdır.Лори (Лорън) Макни: Анди я харесва.
Bu durum Roma'nın müttefiklerini ciddi biçimde kızdırdı ve çoğu Roma'ya karşı birbirleriyle ittifaka girdi.Този факт силно разгневява социите и впоследствие те се обединяват срещу Рим.
Polly çok zeki bir kızdır, her sınavdan iyi not alır.Били е слаб ученик, който на всеки тест изкарва двойка.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.При приземяването наранява крака си.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Ако някой започне да те безпокои, го помоли да престане.
Güzel ve zeki bir kızdır.Умно и мило момиче.
Bu durum hem oğlu Shane'i, hem de kızı Stephanie'yi kızdırdı.Завиша има синове Стоян и Илия, и дъщеря Йелена.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.Това направило Наполеон прекалено уверен.
Bu durum devamlı müşterisi olan Augusto'yu kızdırır.Постоянно поучава сина си, което вбесява Емилио.
Mina, Tahran sokaklarında kaybolmuş birinci sınıf öğrencisi bir kızdır.Тара е първа година ученичка в Националната танцова академия в Сидни.
Umduğunuzdan farklı bir kızdır.Otkriva da je ona drugačija od svih djevojaka koje je upoznao.
Sürekli neşeli olan 12 yaşında bir kızdır.Opisana je i kao vesela djevojka dvadesetih godina.
Babası gibi zeki bir kızdır.On je debel, kao i njegov otac.
Lola sıradan bir kızdır.Pipi je neobična djevojčica.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Njegova ljubomora može biti strašna.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Kada joj netko smeta psuje i udara.
Bakuganı çok seven 12 yaşında, güzel bir kızdır.Tako je zavolio mladu i lijepu šesnatestogodišnju sluškinju.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.V skutočnosti sa snažíme komunikovať, ale niekde v procese sme, zdá sa, naštvali veľa ľudí.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Na svoj vek je vyspelá a inteligentná.
Bu bölümde Sokrates ceza önerisi ile mahkeme heyetini daha da fazla kızdırır.V tejto časti si Sokrates znepriateľuje súd ešte viac, keď premýšľa nad svojim návrhom.
Açıklamaları Başkan Wilson'u ve ABD yönetimini kızdırdı.Tá zapôsobila na americkú verejnosť i na prezidenta Wilsona.
Birazcık erkeğe benzer; ama bir kızdır.Mláďa pripomína dospelého jedinca, je však menšie.
Bu durum diğer arch-lordları fazlaca kızdırdı.Tento nápad ale cárovnú veľmi rozhneval.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Stále rozosievanie zla ho omrzelo.
Ancak kızdıkları zaman da hayvanları telef edebilir.Napriek tomu, že ide o zvieratko, dokáže rozprávať.
Bu II. Mustafa'yı kızdırmıştı.Drugi je bil Mustafa II.
Lola sıradan bir kızdır.Rosana je nezakonska hči.
Okuldaki en çekici kızdır.Je ena najbogatejših punc na šoli.
Bu, İngiliz emlak sektörünü kızdırdı.S tem je posegel v interesno območje Britancev.
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.Raus e patacis, repa in krompir!«, Žakaj pa ves čas radovedno sprašuje »žakaj«.
Zeytinyağı bir tavada kızdırılır.V Olimščico se izliva še potok Slivje.
Genç bir kızdır, en sevdiği program dans yarışmasıdır.V prostem času je njen najljubši šport košarka.
Kıskanç, hırçın ve pis bir kızdır.Ji paklusni, baili ir nedrąsi mergina.
Serinin yedinci oyununda onu oyun dışı eden tartışmalı bir cezaya kızdı.Už savo nerūpestingumą buvo nubaustas 6-oje partijoje, kurią laimėjo varžovas.
Sorumsuz bir kızdır.Neringos vyras.

İlgili Sayfalar