kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Beni kızdırırsan senin için kötü şeyler söylerim." anlamında kullanılıyorsa deyim olur.襲う時は「お前にかみつくぞ~!」と言い、やられた時は「さいなら~!」と言う。
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.元々は方向音痴では無かったが、とある原因で方向音痴になってしまった。
Kızdığında bütün her yeri yok edecek güçtedir ve özel saldırısı Büyük Girdaptır.攻撃を受けると怒りが溜まり、強力な特殊攻撃を放てる。
Eylül 16 yaşında bir genç kızdır.16歳の小柄な少女。
Dündar beyin aşık olduğu kızdır.恋するお年頃の女の子で宗一に惚れている。
Ancak, Seizaburō aslında erkek kılığına girmiş Tominaga Sei (富永 セイ) adlı genç bir kızdır.だが、実は彼は男装した少女・富永セイであった。
Sorumsuz bir kızdır.無責任な性格。
Arı kızdır.ハチの一種。
Mrs marvel asıl bulut kızdır.麦わらナミミ 長女。
Flo 8 yaşında bir kızdır.アリサ 8歳の少女。
Bu durum Türkmenleri tamamen kızdırdı.当然インディアンたちは激怒した。
Teri: Kağıttan bir kızdır.プー子ちゃん ティーカッププードルの女の子。
Claire'in en iyi arkadaşı, Annie adında sakar bir kızdır.それは親友であるクレアが仕掛けたサプライズであった。
Gözü yükseklerde ve pahalı elbiselere düşkün bir kızdır.眼鏡をかけ、露出度の高い服を着ている少女。
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.そのことを揶揄されると相手に危害を加える。
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.周りが放っておかない大変美しい少女。
12 yaşında bir kızdır.12歳の少女。
Marceline: 1003 yaşında bir vampir kızdır.カーミラ 330歳を超える女吸血鬼。
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.結果としてエドセルは彼らを激怒させる事になった。
Babası gibi zeki bir kızdır.父親に似てハンサムであった。
Medusa çok güzel bir kızdır ve altın sarısı saçları Poseidon'u cezbeder.メドゥーサは美しい長髪の女性であり、ポセイドーンが愛するほどの美貌を持っていた。
Yeme takıntılıdır ve sürekli « Ne zaman yiyeceğiz ? » diye sorarak Joe’yu kızdırır.ジョーに心服しつつも、いつかジョーを「食う」べく、常に機会を狙っている。
Umduğunuzdan farklı bir kızdır.彼は私が想像した者とは全く異なっている。
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.甲羅のまま放っておくと怒り出し、足が速くなる。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.もともと喫煙者で、病気を機に禁煙したが、失敗して現在は再び喫煙している。
Mavi saçlı bir kızdır.青い髪の女性。
Allah'ın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi.在本章開頭,真主安拉在以此山與古蘭經之名起誓。
12 yaşında bir kızdır.1個12歲的女孩子。
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.平時常借貝露的生氣去嘲弄音羽。
Mavi saçlı bir kızdır.藍色長髮的少女。
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.這件事引起Edge極度不滿。
Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır.如以舌尖捲起回抵著硬腭而發的輔音則稱之為捲舌音。
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.生氣時很恐怖。
Sorumsuz bir kızdır.是个不负责任的花花公子。
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.如是觀察,於諸世間,都無所取,無所取故,無所著,無所著故,自覺涅槃。
Ayça: Mete'nin sevdiği kızdır.喜歡妙子;最怕母親。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.」他說他仍然是無神論者,但自此再也不抽煙了。
Bloom, çok güzel, tatlı ve iyi kalpli bir kızdır.擅長笙,是一個帥氣而有愛心的男人。
Kızını okula göndermek için ailesini ikna etmeyi başarmıştır, ailesinde okula gönderilen tek kızdır.法齐娅說服父母,成為家中唯一被送上学的女孩。
Megan Parker, 11 yaşında bir kızdır.Michael Baskin是一个普通的11岁男孩。
Güzel ve zeki bir kızdır.美麗而聰明的女子。
Kendisini kızdırmayan çocuklarla iyi geçinir.很重視能和她毫無顧忌相處的朋友。
İffet annesini kaybetmiş ve babası ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan genç bir kızdır.어머니를 잃고 막대한 재산을 소유한 아버지와 함께 살아가던 어린 세라.
Tanrıça Athena'dan daha üstün bir dokuma yeteneğine sahip olduğunu iddia ederek Athena'yı kızdırır.그녀는 자신의 솜씨가 아테나 여신보다 뛰어나다고 실력을 뽐내며, 아테나에게 도전한다.
Şaşırtılırsa, korkutulursa ya da kızdırılırsa ısırabilir.스트레스를 받거나 흥분하거나 추운 경우 몸을 떤다.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.그러나 그는 왕비는 세자 융(후일의 연산군)의 생모이므로 세자를 봐서라도 탄핵해서는 안 된다며 강하게 반대하였다.
Terri küçük bir kasabada ailesi ile beraber yaşayan bir kızdır.호호아줌마는 남편과 함께 작은 마을에 산다.
Daha çok kızdığında ise ayaklarını yere vurur.억지로 서게 하면 다리가 비틀거린다.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.하지만 화가 나면 무척 무섭다.
Bundan maksat, muhatabı kızdırmadan sözü dinlemesini sağlamaktır.자공은 집정이 된 자신의 말에 백관들이 복종하도록 맹세를 강요했으나, 자산의 말을 듣고 그만두었다.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.루시는 에드먼드의 이러한 행동에 매우 화를 낸다.
Japonya'da yaşayan öğrenci bir kızdır.일본에서 교사를 하고 있던 청년.
Sabırsız ve sportif bir kızdır.성격이 드세고 보이쉬한 소녀이다.
Onu kızdıranlardan nefret eder.뚱뚱한 남자를 싫어하는가?
Ban Hana ise yemek kamyonunda satış yapan bir kızdır.안성탕면(부산출신국수)(安城湯麵)은 농심에서 판매하는 국수다.
Birazcık erkeğe benzer; ama bir kızdır.남자아이 같지만, 여자아이다.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.본 조사는 직접 이웃하지는 않지만 교량으로 연결되어 있을 경우에는 국경에 접해있다고 했다.
Kızdığı veya üzüldüğü hiç görülmemiştir.그러나 자신이 화가 나거나 상처를 입었을 때는 사나워진다.
Tom erkek, Lucy kızdır.로티가 남자이고 로리가 여자이다.
12 yaşında bir kızdır.12세 소녀.