Ana içeriğe geç
Sözlük

kızar ile cümle

kızar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sayid, telsizi kırdığı için Kate'e kızar.Sayid er sur over, at Kate ødelagde transceiveren.
KFC öncelikle kızarmış tavuk, tavuk burger, salata ve sandviç satmaktadır.Kæden sælger primært kyllingstykker, salater og sandwiches.
Kendisine saygısızlık yapıldığında çok kızar ve her tarafı yakar.I sin ensomme fortvivlelse knuser og ødelægger han alt om sig.
Victoria ile Ted ayrılırken, Robin Ted'e kızar ancak nihayetinde Robin ile Ted çıkmaya başlarlar.Ted og Victoria slår op, og efter et stykke tid begynder han endelig at date Robin.
Şovdan sonra Charlie Liam'a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.De krangler etter konserten, men Liam forsikrer ham om at det ikke vil skje igjen.
Tenten Milu'ya kızarken Dupondt biraderler, Tenten'i yakalarlar.Da de tolv brødrene kom til Samsø gikk de berserkergang.
Birçok sebze kızartılarak ve ızgara yöntemiyle pişirilebilir.Kan gi litt for konsentrerte og fyldige viner.
Misafirler aç kalmasın diye dağıtılırdı nar gibi kızarmış ekmekler.Som dessert fikk gjestene is med pisket fløte.
Daha sonra ceviz, kızarmış badem parçaları ile değiştirildi.Senere ble dekket byttet ut med rødgrus.
Birinci ya da ikinci günde, kızarıklık cildin kızarması gibi görünebilir.Pada hari pertama atau kedua, ruam akan tampak seperti kulit yang terkena panas (merah).
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Seseorang yang mengalami serangan panik mungkin kulitnya berwarna kemerahan tetapi tidak memiliki urtikaria.
Peynirli soğuk patates kızartması yemeyi seviyor.Orang Belgia memang suka makan kentang goreng.
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Penulis surat tersebut menyatakan bahwa ia telah "menggoreng dan memakan" separo ginjal yang hilang.
Tava ciğerin kendine has aromasının sırrı kızartma yağıdır.Di sana ia menyarikan aroma tubuh Laura.
Ana yemekler pirinç, bazlama ve kızarmış et içerir.Hidangan utamanya terdiri dari beras, flatbread dan daging panggang.
Bu tür kullanımlarda hemen önce hafifçe kızartılır (yaki-nori).Nó rất thường được nướng trước khi sử dụng (yaki-nori).
Daha sonra ceviz, kızarmış badem parçaları ile değiştirildi.Sau đó, quả óc chó sẽ được thay thế bằng những miếng hạnh nhân nướng.
Eddie'ye Teks demeyip adıyla hitap edince Eddie ona kızar.Claire trả lời là không và hỏi Alice tên mình là ai.
1980'li yıllarda ise pomfrit yerine patates kızartması kullanımı öne çıkmıştır.Trước năm 1980, Bánh Tráng Trảng Bàng được sản xuất từ củ sắn (khoai mì).
Tuğ-Tegin 1113 yılında onun bu çekingen davranışına kızarak, aralarındaki anlaşmayı bozdu.Năm 1113 Huy Tông cùng quần thần nghị định rồi phế truất bà ta.
Bu ocaklarda hayvanlar sopaya geçirilerek bir bütün olarak kızartılıyordu.Trong phần lớn năm, các con vật được phép dạo chơi tự do khắp khu rừng.
Biftek, genellikle ızgara yapılır, ancak tavada kızartılabilir.Thịt thường được bán khi còn tươi, nhưng có thể được đóng hộp.
İnanmayanlara, dini yanlış uygulayanlara kızar.信じない者は邪道である。
HELVA: Un daha önce eritilmiş tereyağına dökülür ve ateşte kızartılır.足滑(なめ)らかにして跌(つまず)いて火中に墜(お)つ。
Pişirmenin en basit yolu, yiyecekleri bir sopaya geçirip ateşin üzerinde kızartmaktır.キャンプファイヤーでの調理で最も簡易かつ一般的な方法は、食品を長い串に刺して炎の上に固定し、炙り焼きにする調理である。
Üstü kapatılarak tavanın içinde çevrilerek kızartılır.屋根は幾らか内部に傾斜している。
Tenten Milu'ya kızarken Dupondt biraderler, Tenten'i yakalarlar.狸塚 数馬(まみづか かずま) 声 - 種崎敦美 狸塚家の双子の弟。
Maltın kızartılarak yapılmasından oluşan bir kahvaltılık gevrekdir (mısır).賽の目切りにした食材に基づく料理。
Un, su ve tuzla yapılan hamurun yağda kızartılması ile yapılırlar.水と油で天ぷらが揚がるか。
Kadayıfın altının kızarıp kızarmadığına bakacağız." demiştir.宝祚の隆えまさむこと、当に天壌と窮り無けむ」とある。
"Kulak kızartan" hamle.「耳に吐息」にも弱い。
Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir.モリンガ種子油はまた、バイオ燃料として使用することもできる。
Fakat onu öldürürse sağlık işlerine bakacak kimse olmadığı için sadece kızar.しかし、それによって他人に迷惑をかけることはないので、本人が困っていなければ診療をする必要は無い。
Ekmek tahtasında açılan bezeler, sacta kızartılır (pişirilir).パン工場で使う小麦粉はここで挽(ひ)かれている。
Eritem (kızarıklık) dikkate alınmaz.スート(マーク)は考慮しない。
Bir gün kızar ve şişman olsa da olmasa da onu yemeye karar verir.彼女はのどが渇いているか空腹なとき、彼女は自分の口を指さす。
Beğenmezler ve kızarlar diye.對柊既愛且恨。
Gerçeği öğrenince anasına çok kızar ve babasını kurtarmak için hemen yola çıkar.雙親別離,母親爾後才發現自己懷孕而產下了他,因而與父親素昧平生。
Louis'e kızar ve onu dışarı atar.李尔大怒,将其流放。
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.頜齒類具有頰部,可以將食物或水置於肉質頰部內,而不會溢出。
Alt kısımları kızarınca iki tepside ateşten indirilir.或使坐兩缸間,外逼以火。
Maltın kızartılarak yapılmasından oluşan bir kahvaltılık gevrekdir (mısır).荊棘之蛇 由希凱兒所創造的使魔。
Tenten Milu'ya kızarken Dupondt biraderler, Tenten'i yakalarlar.因為尊者在達利瑪處作賤役十二年,於是被稱為達利噶。
Kabil buna çok kızar ve kıskançlık içinde Habil'i öldürür.헤이다유는 질투의 화신이며 화를 잘낸다.
Gorlu değerlendirmesi altında yüzüm kızardı..나는 얼굴이 빨개지고 도망치고 싶었다.
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.쇠갈비에서 분리한 마구리는 갈비탕을 끓이거나 육수를 낼 때 쓴다.
Louis'e kızar ve onu dışarı atar.그녀는 필린을 질투하고, 밖으로 퇴장한다.
Mesela Caenli bir Frank görgü tanığı, haşlama ve kızartma vahşetini rapor etmiş.ידוע כי אבנר יזם לפחות ויכוח פומבי אחד, ויכוח ויאדוליד.
Fotosensitivite : Cildin güneşte kızarıp kabarması.שיזוף: עור האדם רגיש לקרני השמש.
İki küçük zenci güneş altında oturdu, Biri güneşte kızardı, kaldı bir.שני כושים קטנים עשו בשמש אמבט, אחד נצלה קמעה, נישאר אחד בדד.
Bir gün Oğuz yiğitlerinden Ters Uzanmış, kendisine kızarak oturduğu yeri hak etmediğini söyler.היא מתעמתת עם בן, שמכחיש לחלוטין שהסיגריות שייכות לו.
Birinci ya da ikinci günde, kızarıklık cildin kızarması gibi görünebilir.На първия или втория ден обривът може да изглежда като възпаление (зачервяване) на кожата.
Ayrıca yüklem olarak :kızartmak,kızmakdan dolayı yüzü kızarmak olarak da çekilebilir.Например: Трябва да се подготвиш – дори и да те мързи.
Başlangıçta kızarıklık, daha sonra şişlik ve fronkül gözlenir.Пещерата в началото си е широка, след това има стеснение.
Bu safhada, semptomlara sahip kişilerin %50-80’inde kızarıklıklar görülür.По време на този стадий около 50 до 80% от болните със симптоми получават обрив.
McDonald's, genel olarak hamburger, çizburger, patates kızartması ve soğuk içecekler satmaktadır.Менюто на „Уендис“ главно се състои от сандвичи, хамбургери, пържени картофки и безалкохолни напитки.
Kızartma genellikle yiyeceklerin daha kısa zamanda pişmelerini sağlar.Една чинчила се храни толкова често, колкото има нужда.
Kızarmış kestane!").(Или само Спукано гърне!).
Sen hiç onları kızartma yerine patateslerini fırında pişirmeyi düşündün mü?Помислял ли си някога да изпечеш тези картофи във фурната, вместо да ги пържиш?
Şovdan sonra Charlie Liam'a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.Charlie se izdere na svoga brata nakon nastupa, ali ga Liam uvjeri da se to više neće ponoviti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod