Ana içeriğe geç
Sözlük

kızar ile cümle

kızar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendisine saygısızlık yapıldığında çok kızar ve her tarafı yakar.Ostaje bijesan dok ne uništi sve oko sebe.
Eğer mutluluk için ürünler yapmazsanız halk kızar ve paranız azalır.Ako ne činiš ljude sretnima ili ljutima, nešto ne valja s tvojom službom.
Az yemek verdiğim zaman 'kilo alıyorsam bu benim sorunum, seni ilgilendirmez' diye kızardı bana.""Ako je u čemu skrivio ili ti je što dužan, to meni upiši.
Antonius bundan hoşlanmaz ve çok kızar.Christopher povjeruje, ali još uvijek biva uznemiren.
Bir bölümde Grumm çok kızar ve Mora'yı Morgana'ya çevirir.U pojedinim dijelovima kumpanije zrcale se i utjecaji moreške.
Patlıcanlar bir tavada zeytinyağı ile kızartılır.Sto križiakov zahynie pod jedným olejovým hrncom.
Belki biraz da kızardın ama, sana kırmızı çok yakışıyor." sözlerinden oluşur.Pilka spalva pavirs raudona, Bet tai tik iliuzija, Tau tik taip atrodo. "
Çin'in Nankin şehrinde satışa sunulan kabuklu ve kızartılmış balut.Kinijos mieste Nankine buvo atidaryta Ajutajos pasiuntinybę.
İkincisi ise kızartmadır.Kaks viimast on roosade õitega.
Patronu ona çok kızar.Meister saab selle peale vihaseks.
Geleneksel olarak sarımsakla kızartılmış ekmek ile servis edilir.Vedelikuna kasutatakse traditsioonilises okroškas leivakalja.
Eritem (kızarıklık) dikkate alınmaz.Teiseks, ihule võib mitte tähelepanu pöörata (ükskõiksus).
Ağladığında burnu kızarıyor.Cuando llora, la nariz se le pone roja.
Ağladığında burnu kızarıyor.To bardzo miło z jego strony. Przysłał pocztówkę ze szkolnej wycieczki.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.czám a sírástól kivörösödött, szempilláimra a halál árnyéka [szállt;]
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.내 얼굴은 울음으로 붉었고 내 눈꺼풀에는 죽음의 그늘이 있구나
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.La mia faccia è rossa per il pianto e sulle mie palpebre v'è una fitta oscurità
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Les pleurs ont altéré mon visage; L`ombre de la mort est sur mes paupières.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc , Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi ;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mặt tôi sưng đỏ lên vì cớ khóc, Bóng sự chết ở nơi mí mắt tôi;
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mein Antlitz ist geschwollen von Weinen, und meine Augenlider sind verdunkelt,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mijn ogen zijn rood van het huilen en over mijn oogleden ligt de schaduw van de dood.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Minun kasvoni punoittavat itkusta, ja silmäluomillani on pimeys,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mi rostro está enrojecido con el llanto, y sobre mis párpados hay densa oscuridad
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mit Ansigt er rødt af Gråd, mine Øjenlåg hyllet i Mørke,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Mitt anlete är glödande rött av gråt, och på mina ögonlock är dödsskugga lägrad.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.mitt ansikt er rødt av gråt, og over mine øielokk ligger det dødsskygge.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moja tvár je rudá od plaču a na mojich mihalniciach tôňa smrti.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Moj obraz gori od jokanja in na trepalnicah mi je senca smrti –
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.O meu rosto todo está inflamado de chorar, e há sombras escuras sobre as minhas pálpebras,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Plînsul mi -a înroşit faţa; şi umbra morţii este pe pleoapele mele.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Tvář má oduřavěla od pláče, a na víčkách mých stín smrti jest.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Twarz moja płaczem oszpecona, a na powiekach moich jest cieó śmierci.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Wajahku merah karena tangisku; kelopak mataku bengkak dan biru
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Το προσωπον μου κατεκαη υπο του κλαυθμου, και σκια θανατου ειναι επι των βλεφαρων μου
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицето ми подпухна от плач, И мрачна сянка има върху клепачите ми,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.Лицо мое побагровело от плача, и на веждах моих тень смерти,
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.פני חמרמרה מני בכי ועל עפעפי צלמות׃
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.احمر وجهي من البكاء وعلى هدبي ظل الموت.
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我 的 臉 、 因 哭 泣 發 紫 、 在 我 的 眼 皮 上 有 死 蔭
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.我的臉 、 因 哭泣 發紫 、 在 我 的 眼皮 上 有 死蔭
Ağustos böceği kızartması.Cigarras fritas.
Ağustos böceği kızartması.Cigarras fritas.
Ağustos Böceği Kızartması namı diğer Kuru Sinek - Vè Sầu ChiênCigarras fritas ou moscas secas - Vè Sầu Chiên
Ağustos Böceği Kızartması namı diğer Kuru Sinek - Vè Sầu ChiênCigarras fritas, también conocidas como Moscas secas - Vè Sầu Chiên
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Oddio... è dolce, è fritto, è pollo: gli Americani lo adoreranno".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."O Doamne, e dulce, e prăjit, e pui - americanilor o să le placă la nebunie."
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Бог мой — блюдо сладкое, жареное, и это цыплёнок — американцам это понравится".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukBon sang -- c'est sucré, c'est frit, c'est du poulet :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Jesus, het is zoet, gefrituurd en kip.
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk와, 세상에 - 달고, 튀겼고 그리고 닭고기네~
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"¡Oh, Dios!... es dulce, está frito, es pollo:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Oh Gott -- es ist süß, es ist frittiert, es ist Hühnchen:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukאו, אלוהים -- זה מתוק, זה מטוגן, זה עוף:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukيا إلهي -- انها حلوة ، مقلية ، انها دجاج :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukアメリカ人は大好きになるはず
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı방. 요리사는 그녀 후 프라이 - 팬을 던졌다
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.A cozinheira atirou uma frigideira após ela como ela saiu, mas ele só falta dela.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.Bucatarul aruncat o prăjire pan-după ei, ea a ieşit, dar pur si simplu ei ratat.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.De kok gooide een koekenpan na haar als zij ging uit, maar het miste haar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod