Ana içeriğe geç
Sözlük

kıza ile cümle

kıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un kızamığı yok.Tom doesn't have the measles.
Tom kızacak.Tom is going to be angry.
Kızartmalarınız soğuyor.Your fries are getting cold.
Onların kızardığını gördüm.I saw them blush.
Onun kızardığını gördüm.I saw him blush.
Tom kızamık çıkardı.Tom has the measles.
Tom en ufak bir eleştiri izine kızar.Tom gets angry at the slightest hint of criticism.
Tom kendine birkaç yumurta kızarttı.Tom fried himself some eggs.
Dün biraz domuz pastırması şeritleri kızartıyorken tava aniden alev aldı.The pan suddenly caught fire while I was frying some strips of bacon yesterday.
Bu kızarıklık ne kadardır var sende?How long have you had that rash?
Ben kızartılmış muzu seviyorum.I love fried bananas.
Tom çocukken, onun karşısındaki caddede yaşayan kıza saplantılı oldu.When Tom was a kid, he became obsessed with the girl who lived across the street from him.
Tom çocukken, sokağın karşı tarafında yaşayan kıza kafayı takmıştı.When Tom was a kid, he became obsessed with the girl who lived across the street from him.
Geçen yıl Boston'da tanıştığım bir kıza aşık oldum.I fell in love with a girl I met in Boston last year.
Tom onun elini öptü, onu kızarttı.Tom kissed her hand, making her blush.
Tom, onun yüzünü kızartarak Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand, making her blush.
O biraz kızardı.He blushed slightly.
O hafifçe kızardı.She blushed slightly.
Bitişikteki kıza aşığım.I'm in love with the girl next door.
Erkek arkadaşın sana çok kızacak.Your boyfriend is going to be so mad at you.
Kız arkadaşın sana çok kızacak.Your girlfriend is going to be so mad at you.
Kız arkadaşın öğrendiği zaman sana çok kızacak.Your girlfriend is going to be so mad at you when she finds out.
Tom onun ne yaptığını öğrendiğinde Mary'ye kızacak.Tom is going to be mad at Mary when he finds out what she did.
Bu kızarıklığa ne kadar süredir sahipsin?How long have you had this rash?
Bir sürahi bira ve bir porsiyon patates kızartması istiyorum.I want a pitcher of beer and a portion of chips.
Mary kızartma tavasına bazı sosisler attı.Mary threw some sausages into the frying pan.
Ateşin var mı? Kızarmış görünüyorsun.Do you have a fever? You look flushed.
Domuz doğranmış ve kızartılmış.The pork is diced and fried.
Patatesleri kızartmayı bırak.Finish frying the potatoes.
Yanaklarının ikisi kızardı.Both of her cheeks turned red.
Sirkesiz patates kızartması, lütfen.French fries without vinegar, please.
Kızarmış kalamar yemeyi severim.I love to eat fried squid.
Kızamık virüsü çok bulaşıcıdır.The measles virus is super contagious.
Kar kızağımız yok.We don't have a toboggan.
Bu sadece yüz kızartıcı.This is simply embarrassing.
Tavuk kızartmasını seviyorum.I love roast chicken.
"En sevdiğin yemek ne?" "Mayonezli patates kızartması ve balık.""What's your favorite food?" "Fish and chips with mayonnaise."
Tom tanıştığı her güzel kıza aşık olur.Tom falls in love with every beautiful girl he meets.
Tom birazcık bir kıza benziyor.Tom looks a little bit like a girl.
Tom bir kıza benziyor.Tom looks like a girl.
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Beynim kızarmış.My brain is fried.
Herkes patates kızartması sever.Everybody likes french fries.
Herkesin patates kızartmasından hoşlandığına oldukça eminim.I'm pretty sure that everybody likes french fries.
Tom'un elleri titriyordu ve yüzü kızarmıştı.Tom's hands were shaking and his face was red.
O kızarmaya başladı.She began to blush.
Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.Deep-fried food is delicious.
Tom hakkında birçok kıza onu sevdiren bir şey var.There's something about Tom that makes a lot of girls like him.
Tom kızarıyor.Tom is blushing.
Daha büyük bir kızartma tavasına ihtiyacım var.I need a bigger frying pan.
Tom kızarmış pirinç yemek istiyor.Tom wants to eat fried rice.
Tom kızarmaya başladı.Tom began to blush.
Kızartma tavası paslı.The frying pan is rusty.
Tom ve Mary atlı kızak yolculuğuna gitti.Tom and Mary went on a horse-drawn sleigh ride.
Tom ve Mary köpekle kızak kaymaya gitti.Tom and Mary went dog-sledding.
O kıza delicesine aşık oldum.I was very much infatuated with that girl.
Balığı kızartır kızartmaz tadına bakabilirsin.As soon as I've grilled the fish, you can taste it.
Bu akşam akşam yemeği için balık kızartıyoruz.We are grilling fish for dinner tonight.
Ne kızarttın?What did you grill?
Bir domates gibi kızarmıştım.I was red as a tomato.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod