Kız arkadaşım çok sahiplenici.My girlfriend is very possessive.
''Bana hala kızgın mısın?'' ''Hayır hiç de değil.''"Are you still mad at me?" "No, not at all."
Bunu kız arkadaşım için aldım.I bought this for my girlfriend.
Bunu kız kardeşim için satın aldım.I bought this for my sister.
Bunu kız kardeşime aldım.I bought this for my sister.
Bunu kız arkadaşım için hediye olarak aldım.I bought this as a gift for my girlfriend.
Ekmek fırınında çalışan kız sevimlidir.The girl that works at the bakery is cute.
Bugün plajda beraber olduğun kız kimdi?Who was that girl you were with at the beach today?
Hangi kızdan bahsediyorsun?What girl are you talking about?
Onun ciddi bir kız arkadaşı var.He has a serious girlfriend.
Tom kız arkadaşı ile oradaydı.Tom was there with his girlfriend.
Kız kardeşinin erkek arkadaşına karşı gizli bir aşkı var.She has a secret crush on her sister's boyfriend.
Kıza benzeyen oğlan bu.This is the boy who looks like a girl.
Ben Barselona'dayken Jaume kızları ile buluştu.I met Jaume with his daughters when I was in Barcelona.
Tom'un bir kızı olduğunu neden söylemedin bana?Why didn't you tell me that Tom had a daughter?
Tom kızına ne ad verdi?What did Tom call his daughter?
Kız güzel.The girl is beautiful.
Kız şemsiyesini açtı.The girl opened her umbrella.
Bu bir kız.This is a girl.
Ben bir kız arkadaş bulamam.I won't find a girlfriend.
Kızarmaktan kendimi alamadım.I couldn't help blushing.
Onun kızın ne hakkında konuştuğuyla ilgili bir fikri yoktu.He had no idea what she was talking about.
Senin kız kardeşinin çocukları var mı?Does your sister have children?
Kızlarınız güzel.Your daughters are beautiful.
Benim asla bir kızım olmayacak.I won't ever have a daughter.
Tom partiye kız arkadaşıyla geldi.Tom showed up at the party with his girlfriend.
Tom yarı yaşında bir kızla partiye geldi.Tom came to the party with a girl half his age.
Kızınla çıkmak için iznini istiyorum.I'd like your permission to date your daughter.
Tom'un bir eşi ve üç yaşında bir kızı var.Tom has a wife and a three-year-old daughter.
Kızgınsın ve olmak için her hakkın var.You're angry and you have every right to be.
Tom'un bir kız arkadaşının olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't have a girlfriend.
Tom bana kız arkadaşının adını söylemedi.Tom wouldn't tell me his girlfriend's name.
Çok kızgınsın ve buna sonuna kadar hakkın var.You're mad and you have every right to be.
Biraz daha patates kızartması sipariş edeceğim.I'm going to order some more french fries.
Hem Tom'un hem de John'un güzel kız arkadaşları var.Both Tom and John have pretty girlfriends.
Tom kızışmış ve biraz gergin oldu.Tom became flustered and a bit nervous.
Ben zaten bir kız arkadaşım olduğunu sana söyledim.I told you I already have a girlfriend.
Tom, kızı Mary'yi okula götürdü.Tom took his daughter Mary to school.
Tom'un ne kadar kızgın hissetmesi gerektiğini anlıyorum.I understand how angry Tom must feel.
Tom'a Mary'nin ona kızdığını söyledim.I told Tom that Mary was mad at him.
Bizim o okulda bir kızımız var.We have a daughter at that school.
Ben Tom'un kız arkadaşına aşığım.I'm in love with Tom's girlfriend.
Artık bir kız arkadaşım yok.I don't have a girlfriend anymore.
Bana kızgınsın, değil mi?You're angry with me, aren't you?
Annenin kızlık soyadı nedir?What's your mother's maiden name?
Annenizin kızlık soyadı nedir?What's your mother's maiden name?
Tom'u kızdırmamaya çalışıyorum.I'm trying not to make Tom angry.
Bana kızgın olabileceğini düşündüm.I thought you might be mad at me.
Tom Mary'nin neden kızgın olduğunu merak ediyordu.Tom wondered why Mary was angry.
Karınızın kızlık soyadı nedir?What's your wife's maiden name?
Ben ciddi olarak Tom'a kızgınım.I'm seriously annoyed with Tom.
Kızgın olduğunu anlıyorum.I understand that you're angry.
Kız arkadaşının adı ne?What's your girlfriend's name?
Tom'un neden bu kadar kızgın olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was so angry.
Neden kızgın olduğunu anlıyorum.I understand why you're angry.
Tom kızgın ve mahcup.Tom is angry and embarrassed.
Mary adında bir kızla çıkıyorum.I'm dating a girl named Mary.
Kızgındın, değil mi?You were angry, weren't you?
Tom'un kızgın göründüğünü düşündüm.I thought Tom sounded angry.
Neden Tom'a kızgınsın?Why are you angry with Tom?