Ana içeriğe geç
Sözlük

kız ile cümle

kız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kızını görmek için çok sabırsızdı.He was impatient to see his daughter.
Kız çocuğunu görmek için sabırsızdı.He was impatient to see his daughter.
O, oğluna kızmıştı.He was angry with his son.
O, çok güzel bir kız ile evlendi.He married a very pretty girl.
O, utançla kızardı.He blushed with shame.
O, kaybedince kızmaz.He is a good loser.
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.He has the habit of standing up when he is angry.
O kızgındı, ama sabırla beni dinledi.He was angry, but he listened to me patiently.
Kızınca ağzını bozar.He uses foul language whenever he gets angry.
Her ne zaman kızsa, bozuk dil kullanır.He uses foul language whenever he gets angry.
Kızgın olduğunda her zaman bana bağırıyor.He always yells at me when he is angry.
O kızgın olmalı.He should be angry.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Hayatı pahasına küçük kızı kurtardı.He rescued the little girl at the cost of his life.
O, onların teşviklerinin eksikliği tarafından kızdırıldı.He was incensed by their lack of incentives.
O, onların ona yaptıklarına kızgın.He is furious at what they have done to him.
O, arkadaşlarının cinayetiyle kızdırıldı.He was angered by the murder of their comrades.
O, o kızar korkusuyla gerçeği söylemedi.He didn't tell the truth for fear she should get angry.
Onun ona çok kızgın olduğu hususunda bir görüşü vardı.He had a notion that she was very angry with him.
Kız arkadaşı ile Cumartesi günleri buluşmaktadır.He meets his girlfriend Saturdays.
O, onun kız kardeşi ile evlendi.He was married to her sister.
Onu kızdıracak bir şey söylemedi.He said nothing that would make her angry.
O, aşağılanmasına kızdı.He got angry at being insulted.
O bana kızgın gibi görünüyor.It appears to me that he is angry.
O, kızgın bir şekilde ona baktı.He looked at her angrily.
Annesine ve kız kardeşine bakmak zorunda.He has to support his mother and his sister.
Ona hakaret ettiğim için kızgındı.He was angry that I had insulted him.
O beni güzel bir kızla tanıştırdı.He introduced me to a pretty girl.
Onun bir kız kardeşi yok.He doesn't have a sister.
O, kız kardeşinden soğuk algınlığı kaptı.He got a cold from his sister.
O, onu kız kardeşi için yaptı.He made it for his sister.
Onu kız kardeşi için yaptı.He made it for his sister.
O, kız kardeşine hoş bir kalemlik yaptı.He made his sister a nice pen tray.
O, kız kardeşine bir parça ekmek kesti.He cut his sister a piece of bread.
O kız kardeşinden çikolatasını kaptı.He grabbed the chocolate away from his sister.
Onun kız kardeşi için kanını verdi.He gave his blood to help his sister.
O, kız kardeşini yanında götürdü.He took his sister along.
Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.He broke down completely on hearing of his daughter's death.
O, kızının mağaza soygunculuğu yaptığını duyduğuna şok oldu.He was shocked to hear that his daughter had shoplifted.
O onun kızına oldukça çok para verdi.He gave his daughter quite a lot of money.
O, kızına bir elbise aldı.He bought his daughter a dress.
Kızına yeni bir elbise satın aldı.He bought his daughter a new dress.
Kızına büyük bir servet bıraktı.He left his daughter a great fortune.
O, kızına öfkeliydi.He was angry with his daughter.
Kızını alnından öptü.He kissed his daughter on the forehead.
Her ay, kızı için gelirinden on bin yen tasarruf etti.Every month, he saved ten thousand yen out of his income for his daughter.
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.He loves his daughter, but his wife doesn't.
Kızını zengin bir adamla evlendirdi.He married his daughter to a rich man.
Kızını bana tanıttı.He introduced his daughter to me.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.He argued his daughter out of marrying Tom.
Nadiren kızgın ya da sinirli olur.He seldom gets angry or irritated.
O, sözünden döndü, bu durum eşini kızdırdı.He broke his word, which made his wife angry.
Hem o hem de onun kız kardeşleri partiye davet edilirler.Both he and his sister are invited to the party.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onların ikiz kızları var.They have twin daughters.
Onların iki kız çocuğu var.They have two daughters.
Onlar Hindistanlı bir kıza ve İtalyalı bir oğlana bakıyorlardı.They were taking care of a girl from India and a boy from Italy.
Kızı minyon tipli olarak tanımladılar.They described the girl as being small.
Onlar kızı bulmaya çalıştılar.They searched for the girl.
Kaleyi kızıl derililere terk etti.They abandoned the fort to the Indians.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod