Ana içeriğe geç
Sözlük

kız ile cümle

kız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım o kızgındı.I think he was angry.
O, kız arkadaşı tarafından terkedildi.He was dumped by his girlfriend.
Ona kız arkadaşı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his girlfriend.
O, kızmaya eğilimlidir.He is inclined to get mad.
O, Kanadalı bir kızla evlendi.He married a Canadian girl.
Sadece o değil fakat aynı zamanda onun kız kardeşleri de sinemaya gitti.Not only he but also his sisters went to the movies.
O güzel bir kız ile evlendi.He married a pretty girl.
O güzel bir kız gördü.He saw a pretty girl.
O çok kolay kızar.He gets mad very easily.
Kızın güzelliğinden mest oldu.He is enchanted by the girl's beauty.
Kızı dürüstlüğü için övdü.He praised the girl for her honesty.
O, çaktırmadan kıza baktı.He stole a glance at the girl.
O, küçük kızı evlatlık aldı.They adopted the little girl.
O kızla tokalaştı.He shook hands with the girl.
Ona baktı ve onun kızgın olduğunu gördü.He glanced at her and saw she was angry.
O çok kızgın.He is very angry.
Çok kızgın.He is very angry.
O, kızlarla konuşamayacak kadar çok utangaçtır.He is too shy to talk to girls.
Onun nasıl kızdığı önemli değil, o asla şiddete başvurmaz.No matter how angry he was, he would never resort to violence.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.He finally made up his mind to marry the girl he had met in Paris.
O, davranışın için hâlâ sana kızgın.He is still angry with you for your conduct.
O hâlâ kızgın.He is still angry.
O sık sık insanları kızdırır.He often makes people angry.
İlk görüşte kıza âşık oldu.He fell in love with the girl at first sight.
O, kızının ağladığını bir bakışta gördü.He saw at a glance that his daughter had been crying.
Hiçbir şey söylemedi, bu durum onu kızdırdı.He said nothing, which made her angry.
O, kızgın bir ruh hali içinde.He is in an angry mood.
O, zengin bir kızla evlendi.He married a rich girl.
O size çok kızgın.He's very angry with you.
O sana kızgın.He is angry with you.
Ben onun seni sevdiğini sanıyordum, ama gerçekte, o başka bir kız seviyordu.I thought he loved you, but as it is, he loved another girl.
O, erkek kardeşine kızdı.He got angry with his brother.
Güzel kıza dönüp baktı.He looked back at the pretty girl.
O konuşamadı, çok kızgındı.He could not speak, he was so angry.
Güzel bir kızla evlenmek için iyi şansı vardı.He had the good fortune to marry a pretty girl.
Onun güzel bir kızla evlenme şansı vardı.He had the fortune to marry a nice girl.
O ne zaman başı derde girse kız kardeşinin yardımına sığınır.When he is in trouble, he always turns to his sister for help.
O bugünlerde kolayca kızar.He easily gets angry nowadays.
O, karısına kızgındı.He was angry with his wife.
Dün eve giderken kızla tanıştı.He met the girl on his way home yesterday.
O, kız kardeşleriyle birlikte Jack'i ziyaret edeceğini söyledi.She said that she would visit Jack with her sisters.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
O beni kız kardeşi sanıyor gibi görünüyor.It seems that he took me for my sister.
O bana yalan söyledi. Bu nedenle ona kızgınım.He lied to me. That is why I am angry with him.
O bana kızgın.He is angry with me.
O benim kız kardeşim ile evlendi.He married my sister.
O, küçük kız kardeşimle nişanlıdır.He is engaged to my younger sister.
O benim kız kardeşimi oyuncaklarından etti.He deprived my little sister of all her toys.
Onun beni kız kardeşimle karıştırdığına eminim.I'm sure he mistook me for my sister.
O öndeki kızdan kopya çekerek testte hile yaptı.He cheated on the test by copying from the girl in front.
O, kızı ile gurur duyuyordu.He was proud of his daughter.
O, kendisine kızmıştı.He was angry with himself.
Genç kızlarla çevrili olarak oturuyordu.He sat surrounded by young girls.
Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.He rescued a girl from drowning and was given a reward.
O her zaman kızların peşinde.He's always chasing girls.
Tek yaptığı kızların önünde hava atmak.He's just showing off in front of the girls.
O sadece kızların önünde gösteriş yapıyor.He's just showing off in front of the girls.
Kızların tenis oynamalarını izledi.He watched the girls playing tennis.
O bir kız lisesinde öğretmenlik yapıyor.He teaches in a girls' high school.
Kızın üzerine eğildi ve onu öptü.He bent over the girl and kissed her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod