Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Kız kardeşinle arkadaş olmak istiyorum.I want to make friends with your sister.
O kızı daha önce gördüm.I have seen that girl before.
Şu uzun boylu kızları oldukça iyi tanırım.I know those tall girls quite well.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Bir gün o kızı tekrar görmek istiyorum.I want to see that girl again some day.
Ben kızarmış karidesi severim.I like my shrimps fried.
Açtım ve kızgındım.I was hungry and angry.
Babası avukat olan bir kız tanıyorum.I know a girl whose father is a lawyer.
Kız arkadaşımla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with my girlfriend.
Kek yapan kızı tanıyorum.I know the girl who is making cakes.
Kız kardeşimi burada bekleyeceğim.I will wait for my sister here.
Odayı kız kardeşimle birlikte kullanıyorum.I use the room with my sister.
Ben daha önce böyle güzel bir kız hiç görmemiştim.I had never seen such a beautiful girl before.
Tembel olduğu için çocuğa kızdım.I was annoyed with the boy for being lazy.
Nehirde yüzen kızı gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Kızın nehirde yüzdüğünü gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Ben kıza bir kazak aldım.I bought the girl a sweater.
Kızların her ikisini tanıyorum.I know both of the girls.
Kız için üzülmemek elimde değil.I can't help feeling sorry for the girl.
Kızı işe alacağım çünkü Fransızca konuşabiliyor.I will employ the girl, because she can speak French.
Kızı tanıyorum.I know the girl.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.I advised the shy young man to declare his love for the beautiful girl.
Kadını kızdırdım.I made the woman angry.
Tesadüfen güzel bir kıza rastladım.I chanced on a beautiful girl.
Tenis oynayan kızı tanıyorum.I know the girl playing tennis.
Kız kardeşim yüzme için içeriye girerken ben tenis için içeriye girerim.I go in for tennis while my sister goes in for swimming.
O kızı bir yerde görmüş olabilirim.I may have seen that girl somewhere.
Kızların her ikisini de tanımıyorum.I don't know either girl.
Tom'un onlara kızma nedenini biliyorum.I know the reason why Tom was angry with them.
Tom'a yazdım, ve kız kardeşim de ona yazdı.I wrote to Tom, and my sister also wrote to him.
Ben hiç New York'a gitmedim ve kız kardeşim de.I've never been to New York, and my sister hasn't, either.
Ben, Helen Cartwright'ın kızıyım.I'm Helen Cartwright's daughter.
Tek tekerlekli bisiklete binebilen bir kız tanıyorum.I know a girl who can ride a unicycle.
Bir şey söylemedim, bu durum onu kızdırdı.I said nothing, which made her angry.
Ben resim yapamam ama kız kardeşim büyük bir sanatçıdır.I can't draw, but my sister is a great artist.
Ben senin kız arkadaşınla karşılaştım.I met your girlfriend.
Bir ağabeyim ve bir küçük kız kardeşim var.I have one elder brother and a younger sister.
Evliliğim hakkında kız kardeşimle görüştüm.I consulted with my sister about my marriage.
Ben köpekleri severim, ama kız kardeşim kedileri sever.I like dogs, but my sister likes cats.
Kız kardeşimin mektubu yırttığını gördüm.I saw my sister tear up the letter.
Kız kardeşimin sahip olduğu aynı saatten istiyorum.I want the same watch as my sister has.
Kız kardeşimin giriş sınavını geçeceğini umuyorum.I hope that my sister will pass the entrance examination.
Kız kardeşimle hayvanat bahçesine gittim.I went to the zoo with my sister.
Odayı temizlemede kız kardeşimle işbirliği yaptık.I cooperated with my sister in cleaning the room.
Kız kardeşimle görüştüm.I consulted with my sister.
Önümüzdeki hafta kız kardeşimi görmek için Vancouver'a çıkıyorum.I'm going off to Vancouver next week to see my sister.
Kız kardeşiminkinden daha çok elbisem var.I have more dresses than my sister.
Beni beklettiği için ona kızgındım.I was annoyed with him for keeping me waiting.
Bir arabam yok fakat kız kardeşimin var.I don't have a car, but my sister does.
Kızların kır çiçekleri topladığını gördüm.I saw the girls pick the wild flowers.
Ben hiçbir kıza âşık olmadım.I have never fallen in love with any girl.
Ben kızların neşeli olmasını isterim.I like girls to be cheerful.
Küçük bir kızın ağladığını duydum.I heard a little girl crying.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.I heard the girl crying for help.
Genç bir kızken step dansı yapmayı öğrendim.I learned to tap dance when I was a young girl.
Ben çocukla konuştum, ki o kızdan daha yaşlı görünüyordu.I spoke to the boy, who seemed to be older than the girl.
İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks English well.
Kız kardeşimle bir yatak odasını paylaşıyorum.I share a bedroom with my sister.