kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Я сделала то, чего большинство девушек никогда не делали.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Căci am venit să despart pe fiu de tatăl său, pe fiică de mamă-sa, şi pe noră de soacră-sa.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim."내가 온 것은 사람이 그 아비와, 딸이 어미와, 며느리가 시어미와 불화하게 하려 함이니"
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Lebo som prišiel rozdeliť človeka proti jeho otcovi a dcéru proti jej materi a nevestu proti jej svokre,
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Porque eu vim pôr em dissensão o homem contra seu pai, a filha contra sua mãe, e a nora contra sua sogra;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Prišel sem namreč, da ločim človeka od njegovega očeta in hčer od matere njene in nevesto od tašče njene,
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Sono venuto infatti a separare la nuora dalla suocera
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Ta đến để phân rẽ con trai với cha, con gái với mẹ, dâu với bà gia;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Ta đến để phân_rẽ con_trai với cha , con_gái với mẹ , dâu với bà_gia ;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Защото дойдох да настроя човек против баща му, дъщеря против майка й, и снаха против свекърва й;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.ибо Я пришел разделить человека с отцом его, и дочь с матерью ее, и невестку со свекровью ее.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.כי באתי להפריד איש מאביו ובת מאמה וכלה מחמותה׃
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.فاني جئت لأفرّق الانسان ضد ابيه والابنة ضد امها والكنة ضد حماتها.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.因 為 我 來 、 是 叫 人 與 父 親 生 疏 、 女 兒 與 母 親 生 疏 、 媳 婦 與 婆 婆 生 疏
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.因為 我 來 、 是 叫人 與 父親 生疏 、 女 兒與 母親 生疏 、 媳婦與 婆婆 生疏
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Bởi vì khi một người cha bị giam cầm không có nghĩa là ông bị đứng ngoài cuộc đời con gái của mình.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Dat een vader opgesloten zit, betekent niet dat hij moet worden buitengesloten uit het leven van zijn dochter.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.El hecho de que un padre esté encerrado no quiere decir que deba ser excluido de la vida de su hija.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Ha egy apa börtönben van, még nem jelenti azt, hogy a lánya életéből is ki van zárva.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Jen proto, že je otec zavřený, to neznamená, že by měl být odstřižený od života své dcery.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.아버지가 비록 갇혀있다고 하지만 그것이 딸의 인생으로부터 잠겨져 있어야 한다는 의미는 아니기 때문입니다.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Le fait qu'un père soit enfermé ne signifie pas qu'il doit être exclu de la vie de sa fille.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Nawet jeśli ojciec siedzi w więzieniu, nie znaczy, że trzeba go wyrzucać z życia córki.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.O facto de um pai estar lá dentro não significa que deve ficar fora da vida da sua filha.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Pentru că un tată este închis nu înseamnă că trebuie să fie alungat şi din viaţa fiicei sale.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Perché se un padre è rinchiuso non significa che debba essere tenuto fuori dalla vita di sua figlia.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Samo zato ker je oče zaprt, ne pomeni, da bi moral biti izključen iz hčerinega življenja.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Vaikka isä on kiven sisällä se ei tarkoita sitä, että hänet pitäisi pitää ulkona tyttärensä elämästä.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Γιατί ένας πατέρας φυλακισμένος δεν σημαίνει ότι πρέπει να μείνει μακριά από τη ζωή της κόρης του.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.То, что отец заперт за решёткой, не означает, что его нужно вычеркнуть из жизни его дочери.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Фактът, че един баща е заключен не означава, че той трябва да е извън живота на дъщеря си.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Якщо батько ув'язнений, то це аж ніяк не означає, що його треба усунути із життя його дочки.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.כי זה שהאב נמצא בכלא לא אומר שהוא צריך להשאר כלוא מחוץ לחיים של הבת שלו.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.و لا يعني وجود الأب محبوساً بين أربعة جدران حبسه أيضاً عن حياة ابنته.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.彼等を少女達の人生から 締め出すべきではないのです (拍手)
Çünkü eğer kaçsaydım, babam için bir felaket olurdu; herkes ona geleneğe uymayan kızın babası diyecekti.이유는, 만약 제가 도망간다면, 제 아버지는 모욕을 당할 것이고, 사람들이 의식을 치르지 않은 아이의 아버지라고 불러댈 것이였기 때문이에요.
Çünkü eğer kaçsaydım, babam için bir felaket olurdu; herkes ona geleneğe uymayan kızın babası diyecekti.הסיבה היא, שאילו ברחתי, אבי היה זוכה לאות קלון, אנשים היו מכנים אותו "האבא של הנערה שלא עברה את הטקס".
Çünkü eğer kaçsaydım, babam için bir felaket olurdu; herkes ona geleneğe uymayan kızın babası diyecekti.父は大きな恥をかき 人々に 「儀式から逃げ出した娘の父親」と後ろ指を指されます 汚名を背負って生きていくのは耐えられません
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Des manifestations à Dhaka après le viol et le meurtre d'une jeune fille aborigène.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Protesta en Dhaka contra la violación y asesinato de la jóven indígena.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Πολίτες διαμαρτύρονται στην Dhaka κατά του βιασμού και της δολοφονίας ενός αυτόχθονου κοριτσιού.
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Gelächter) (Applaus)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Râsete) (Aplauze)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Rires) (Applaudissements)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Śmiech) (Brawa)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Smiech) (Potlesk)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Tiếng cười) (Vỗ tay)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Γέλια) (Χειροκρότημα)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler Alkış(Смях) (Ръкопляскане)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler"인어공주"를 중국에 보내야 할지 말지를 논쟁했습니다. (웃음)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmelerהם התדיינו האם לשלוח את בת הים לסין או לא. (צחוק)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmelerكانوا يتناقشون حول ارسال الحورية من عدمه إلى الصين (ضحك)
Deniz Kızını Çin'e gönderip göndermemek konusunda münazara ettiler. gülüşmeler(笑) (拍手)
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.코펜하겐으로 오지마십시오.
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.l'année prochaine, ne venez pas à Copenhague.
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.l'anno prossimo, non venite a Copenhagen.
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.שנה הבאה, אל תבואו לקופנהגן.
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.في السنة القادمة ، فلا تأتي الى كوبنهاغن
Deniz Kızını görmek istiyorsanız Kopenhag'a gelmeyin.彼女は上海にいます
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Au încercat să aprobe o lege împotriva mutării Sirenei.

İlgili Sayfalar