kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün prensleri gelip kızının ıslık çalmasını engellemeleri için davet etti.Поканил всички принцове да дойдат и да победят дъщеря му на подсвиркване.
Bütün prensleri gelip kızının ıslık çalmasını engellemeleri için davet etti.הוא הזמין את כל הנסיכים להגיע ולנצח את ביתו בשריקה.
Bütün prensleri gelip kızının ıslık çalmasını engellemeleri için davet etti.وقام بدعوة كل الامراء الى قصره بهدف هزم ابنته في التصفير
Bütün prensleri gelip kızının ıslık çalmasını engellemeleri için davet etti.「私の娘に勝った者には、王国の半分を譲り渡し
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Aku tidak percaya kakek neneknya jatuh.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Aku tidak percaya kakek neneknya jatuh.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Em không tin là ông lại yêu bà ..
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Ik kan niet geloven dat opa viel voor haar grootmoeder.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum...Các con lấy nhau về là để bóc tỏi hả?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Blev du gift med skræl hvidløg?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Czy ślub do czosnku obrać?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Hast du Knoblauch schälen heiraten?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Hasznosnak férjhez hámozni fokhagymát?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Jste vdát se Oloupeme česnek?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Oletko naimisiin kuoria valkosipulia?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Será que você se casar com alho casca?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Ste vydať sa Olúpeme cesnak?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Te-ai căsătorit cu usturoi coaja?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Μήπως παντρευτεί το σκόρδο φλούδα;
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.Чи знаєте ви одружитися на шкірці часник?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.האם להתחתן עם קליפת שום?
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum. - İnanamıyorum... - Kadın güzel yine de.هل تزوّجت قشرة الثوم؟
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Jag kan inte tro farfar föll för hennes mormor.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Je ne peux pas croire que grand-père soit tombé amoureux de sa grand-mère.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Ne morem verjeti, dedek padel za svojo babico.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Nemůžu uvěřit, že se děda zamiloval do její babičky.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.No puedo creer lo que el abuelo sentía por la abuela.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.No puedo creer que el abuelo se enamoró de su abuela.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Не мога да повярвам, че дядо е харесал баба й.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.Я не могу поверить, что дедушка любил его бабушку. - Не могу поверить в это.
Büyükbabamın kızın büyükannesine aşık olmasına da inanamıyorum.أنا لا أصدّق أن جدها وقعة من أجل جدتها
Bu yüzden bu kızın peşine düştük.Dlatego szukaliśmy tej dziewczyny.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük.Vi fandt frem til pigen.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük.Vi letade upp tjejen-
Bu yüzden bu kızın peşine düştük. Xing alkahestrisinin olanaklarını araştırıyoruz.Daí termos vindo atrás desta rapariga à procura das possibilidades da alkahestry xingesa.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük. Xing alkahestrisinin olanaklarını araştırıyoruz.Etsimme tyttöä, koska alkahestry voi tarjota mahdollisuuksia.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük. Xing alkahestrisinin olanaklarını araştırıyoruz.Por eso buscábamos a esta niña, para averiguar las posibilidades de la Xingese alkahestry.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük. Xing alkahestrisinin olanaklarını araştırıyoruz.Поэтому мы и стали искать девочку, чтобы узнать о возможностях ксингской алкагестрии.
Bu yüzden bu kızın peşine düştük.Για αυτό ψάχναμε αυτό το κορίτσι.
Çikolota kızın yanına oturmalısın.- Deberías sentarte junto a [papa].
Çikolota kızın yanına oturmalısın.Dovresti sederti vicino a Papa.
Çikolota kızın yanına oturmalısın.Er sollte neben Pamela sitzen.
Çikolota kızın yanına oturmalısın.- Ты должен сесть рядом с Папа.
Cinsel tacizin ve okullardaki istismarın sona ermesini diliyorum" İşte Afrikalı kızın hayali.Tôi ước rằng việc lạm dụng tình dục ở trường học sẽ dừng lại đây là mơ ước của những cô gái châu phi
Çocuk, aklı çalışan bir kızla evleniyor. Ancak kızın göğüsleri küçük.Así que el chico se casa con la chica porque es competente mentalmente, pero ella tiene tetas pequeñas
Çocuk, aklı çalışan bir kızla evleniyor. Ancak kızın göğüsleri küçük.Prenons un homme qui se marrie à une femme parce qu'elle lui plait mentalement mais elle a une petite poitrine
Çocuk, aklı çalışan bir kızla evleniyor. Ancak kızın göğüsleri küçük.Un ragazzo sposa una ragazza perché lei è competente mentalmente, ma ha le tette piccole,
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Fiz algo que a maior parte das raparigas nunca tinha feito.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Hice algo que la mayoría de las niñas no habían hecho nunca.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Ho fatto qualcosa che la maggior parte delle ragazze non avrebbe mai fatto.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Ich tat etwas, was die meisten Mädchen nie getan hatten.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Ik deed iets wat de meeste meisjes nog nooit hadden gedaan.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Jag gjorde någonting som de flesta flickor aldrig gjort.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.J'ai fait quelque chose que la plupart des filles n'ont jamais fait.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Saya melakukan sesuatu yang tidak pernah dilakukan kebanyakan gadis.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Urobila som niečo, čo väčšina dievčat nikdy neurobí.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Większość dziewcząt nigdy by się nie odważyła.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Έκανα κάτι το οποίο τα περισσότερα κορίτσια δεν θα έκαναν ποτέ.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Направих нещо, което повечето момичета никога не биха сторили.
Çoğu kızın hiç yapmadığı bir şeyi yaptım.Я зробила те, чого не робила більшість дівчат.