kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Cercarono di far passare una legge contro lo spostamento della sirenetta.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Họ đã cố gắng đưa ra một luật mới chống lại sự di dời Cô Người Cá.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Ils ont tenté de créer une loi contre le transfert de la Sirène.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.그들은 "인어공주" 반출방지법을 통과시키려 했습니다.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Megpróbáltak átvinni egy törvényt a Hableány elmozdítása ellen.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Pokúsili sa zaviesť zákon zakazujúci presun Malej morskej víly.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Sie versuchten, ein Gesetz gegen das Bewegen der Meerjungfrau zu verabschieden.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Starali się wprowadzić prawo zakazujące przenoszenia Syrenki.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Tentaram aprovar uma lei contra a saída da Sereia.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Ze probeerden een wet tegen de verplaatsing aan te nemen.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Προσπάθησαν να περάσουν ένα νόμο κατά της μετακίνησης της Γοργόνας.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.Опитаха се да прокарат закон срещу преместването на Русалката.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.הם ניסו להעביר חוק נגד הזזת בת הים.
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.حاولوا تمرير قانون يعارض نقل الحورية
Deniz Kızını taşımamıza engel olan bir yasa çıkarmaya çalıştılar.僕は初めて国会で意見を述べるよう呼び出されました
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.A Dietrich-kötet egy visszaemlékezés volt, a lánya által írt életrajz.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Boken om Dietrich var en observation gjord av hennes dotter; en biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Buku Dietrich adalah sebuah pengamatan yang dilakukan putrinya; sebuah biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Cartea despre Dietrich era o relatare a fiicei sale; era o biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Còn cuốn về Dietrich lại thiên về quan sát hơn quan sát của con gái bà ấy; đó là một cuốn tiểu sử.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Das Dietrich-Buch war eine Betrachtung durch ihre Tochter; es war eine Biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Dietrich-bogen var en observation af hendes datter; det var en biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Dietrichovej kniha bola pozorovaním jej dcéry; bola to biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.El de Dietrich era las observaciones de su hija en forma de biografía.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Het Dietrich-boek was een observatie door haar dochter, een biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Il libro sulla Dietrich era un'osservazione per mano di sua figlia; era una biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Knížka o Dietrichové byla pozorování její dcery, byla to biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.디트리히의 책은 그녀의 딸에 의해 관찰된 것이었습니다 전기였거든요
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Książka o Dietrich zawierała obserwacje autorstwa córki. Typowa biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Le livre de Dietrich était le point de vue de sa fille, c'était une biographie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.O livro sobre a Dietrich era uma reflexão feita pela filha dela; era uma biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Το βιβλίο της Ντίντριχ ήταν μία καταγραφή από την κόρη της. Μία βιογραφία.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книга о Дитрих же представляла собой наблюдения, сделанные её дочерью; это была биография.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книгата за Дитрих бяха впечатления на дъщеря й, беше биография.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книжку про Дітріх написала її донька; це була біографія.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.הספר של דיטריך היה התבוננת של ביתה; זה היה ביוגרפיה.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.وكتاب ديتريش كان تأملا من طرف ابنتها؛ لقد كان سيرة ذاتية.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.伝記です ヘップバーンの物語は言葉であり
Doğru, ben her zaman gurur duyduğun kızın oldum.C'est vrai. J'ai toujours été une fille dont tu puisses être fière.
Doğru, ben her zaman gurur duyduğun kızın oldum.Mindig olyan lányod voltam, akire büszke lehettél.
Doğru, ben her zaman gurur duyduğun kızın oldum.Σωστά. Ήμουν πάντα η κόρη που υπερηφανευόσουν.
Doğru, ben her zaman gurur duyduğun kızın oldum.معك حق ان الابنة التي يجب ان تفخري بها
Ee, yani? İlk defa bir kuru temizlemecinin kızını görüyorum.E allora? questa e' la prima volta che vedo la figlia di un lavasecco
Efendi Dirhael. Kızınızın evliliğini istemek için geldimLorde Dírhaeli, přišel jsem tě požádat o ruku tvé dcery.
Eğer benim ya da sizin kızınız,Canadá.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.A keby niekto predal svoju dcéru za slúžku, nevyjde, jako vychádzajú sluhovia.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Als een man zijn dochter als slavin verkoopt, zal zij na zes jaar niet vrij zijn zoals een mannelijke slaaf.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Če kdo proda svojo hčer za deklo, ne odide, kakor odhajajo hlapci.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Dacă un om îşi va vinde fata ca roabă, ea să nu iasă cum ies robii.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.És ha valaki az õ leányát szolgálóul adja el, ne úgy menjen el, mint a szolgák mennek.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Jos joku myy tyttärensä orjaksi, älköön tämä pääskö vapaaksi, niinkuin miesorjat pääsevät.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Když by pak prodal někdo dceru svou, aby byla děvkou, nevyjdeť tak, jako vycházejí služebníci.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.사람이 그 딸을 여종으로 팔았으면 그는 남종 같이 나오지 못할 지며
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Når en Mand sælger sin Datter som Trælkvinde, skal hun ikke frigives som Trællene.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Når nogen selger sin datter til trælkvinne, da skal hun ikke gis fri som trælene.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Nếu ai bán con gái mình làm con đòi, con gái đó không được ra như các đầy tớ kia.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Nếu ai bán con_gái mình làm con_đòi , con_gái đó không được ra như các đầy_tớ kia .
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Om någon säljer sin dotter till trälinna, så skall hon icke givas fri såsom trälarna givas fria.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Quando un uomo venderà la figlia come schiava, essa non se ne andrà come se ne vanno gli schiavi
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Se um homem vender sua filha para ser serva, ela não saira como saem os servos.