kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kızını tüm şefkati ile büyütmüş, evlilik çağına getirmiştir.Le sucede su hija mayor, fruto de este matrimonio.
Bir anda içeri Gerard girer, kızın bir sevgilisi olduğunu anlamıştır.Una noche ella sigue a Pinson y descubre que este tiene una amante.
Joyce, eğer evi terk ederse bir daha asla geri gelmemesini söylemiştir kızına.Joyce le dice que si sale por la puerta no vuelva y su hija se marcha.
Günlerden bir gün, bu rengi bir kızın dudağında gördüm ve o gün ona aşık oldum.Un día me enamoré de ese color, lo llevaba una chica.
İki genç kızın aynı erkeğe aşık olmalarını konu edinir.¿El resultado? las tres mujeres se enamoran del mismo hombre.
Yazılarında kızın, Donghae gibi kâbus gördüğünü ve kâbusların gittikçe kötüleştiğini öğrenirler.En sus entradas, se reveló que había sufrido pesadillas como Donghae, y, finalmente, se puso peor.
Daisy, bunu yaptığında, Perowne kızının hamile olduğunu fark eder.Cuando lo hace, Perowne se da cuenta que está embarazada.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.En el camino se encuentra con un niño pequeño en el otro lado de una puerta cerrada con llave.
Bu evlilikten olan 4 kızından üçü, 1854-1856] arasında öldü.Tuvo cuatro niños de ese segundo matrimonio, entre 1830 a 1835.
Şarkı kızına ithaf edildi.La canción estaba dedicada a su hija.
Mentewabe Dawit hâlâ yaşıyordu ve kızını geri istiyordu.Cuando Alcmeón regresó, rescató a su hija y recuperó a su hijo.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.No lo vemos de nuevo hasta después del suicidio de Johnny.
Van Gogh Sien ve kızının çizimlerini yaptı.Edgar Degas realizó algunos dibujos y pinturas de ella.
Ancak kızının evlenmesi, yalnızlığını pekiştirmiştir.Pero ni siquiera la llegada de su hija la hizo feliz.
Kızgölü ismini almasının sebebi ise Kızgölü'nde bir deniz kızının yaşadığına inanılmasıdır.Perdió su nariz por culpa de una criatura de mar.
Bu durum Bennetlerin erkek delisi olan en küçük iki kızını perişan eder.Será de sus dos hermanos el más bajo de sus esclavos.»
Rick, kendisini toparlar ve yeni doğmuş kızını görmeye gider.Max se decepciona y trata de celebrar su cumpleaños solo.
Coke kızını zorla kaçırdı ve gönülsüz olmasına karşın Villiers ile evlendirdi.Su hermana, Lydia, se ha escapado con el Sr. Wickham sin casarse.
Park Gayoung’un annesi bulunur ve kocasının sarhoşken kızını öldürdüğünü anlatır.La madre de Park Gayoung es rastreada y ella cuenta como su marido había matado Gayoung.
Uçuş, Osmanlı padişahı IV. Murad'ın kızının doğum günü kutlamalarında yapılmıştır.Se decía que el vuelo se llevaría a cabo en el momento del nacimiento de la hija del sultán Murad IV.
Erişim tarihi: 17 Eylül 2018. ^ "Anne Akalın pozlarıyla kızını aratmadı".17 de septiembre de 1850. «Han dejado de figurar en la Guía por fallecimiento».
Cleveland, kısa bir sürede, bu kızın aslında bir su perisi olduğunu anlar.Daniel pronto se da cuenta, que quizás el agua esta literalmente viva.
Kızın elektrik verme gücü vardır.Tiene el poder de la electricidad.
Leiston’da kardeşinin kayınbiraderi olan Suffolk kökenli bir hanın kızına, Louisa Dunnell’a, aşık oldu.Ahí, se enamoró de la cuñada de su hermano, Louisa Dunell, hija de un posadero originario de Suffolk.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Ahora tiene que vivir con la culpa de haber terminado con la vida de una pequeña.
Tarım ile uğraşan bir ailenin dört kızının en büyüğüdür.Es el mayor de cuatro hijos de una familia de agricultores.
Kızının üzerine bahis oynar ve hepsinde kazanır.Ella solo se preocupa de sí misma y de ganar cualquier carrera.
Şarkının sözlerine bakıldığında bir kızın erkek arkadaşı ile yaşadığı bazı sorunlar anlatılmaktadır.Ellos querían escribir una canción sobre un tema que muchas mujeres enfrentan con sus novios.
Elmiro bunun içn kızına karşı büyük kızgınlık göstermiştir.Eso hace que Tamama esté enemistado con ella.
Büyülendiler ve hemen kapılarına gidip bu kızın kendi kulüplerinde sahneye çıkmasını istediklerini söylediler.Se ven obligados a salir de su habitación y se les pregunta si estaban en la manifestación.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Ellos dieron cuerpo a la relación del personaje de Jamie con su hija y su nieta.
Ayrıca kızını da alarak bir süreliğine şehirden uzaklara giderler.También puedes permanecer fuera de la ciudad, sólo por un día.
Dört bir yandan hekimler getirilmiş, kızın derdine bir çare bulsunlar diye.A los tres jóvenes se le permite la entrada para que encuentre la solución a sus traumas.
Damadın ailesi, gelinin ailesine kızın evlenip evlenemeyeceğini sorar.Los padres de la joven contestaban al casamentero si aceptaban o no la propuesta.
Fakat Behzat sonunda kızının katilini bulur.Al finalizar la batalla encontró el cadáver de su hermano.
Bir baba, küçük kızına veda eder ve sandal ile suya açılır.Un padre le dice adiós a su hija y se marcha.
Burada Gordon'u yarı çıplak halde öldüresiye döver ve ona zorla kızının çıplak fotoğraflarını gösterir.Trata siempre de ser atractiva para Duke, enviándole fotos de ella desnuda.
Bildiri "Ey, Siyon, Babil'in kızından kaç," ile başlayıp "Yahudiler!Comenzaba con el siguiente texto: "Oh, Sion, huid, hijos de Babilonia", y concluía con lo siguiente: "Judíos!
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.La maestra les explicó que deberían ir a la biblioteca.
İlk eşinin kızını evlatlık edindi ve aynı zamanda ikilinin 4 çocuğu daha oldu.Dio a luz a su primera hija, Melissa, luego tuvo otros dos hijos.
Eğer kızının yaşlılıkta ne olacağını görmek istersen, anasına bakabilirsin.Se volete vedere come sarà la figlia da vecchia, guardate sua madre.
Anasına bak, kızını al.Guarda la madre e sposa la figlia.
Kızını tek başına büyütmüştür.Cresce suo figlio da sola.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Dopo la sua morte entrò in depressione.
Van Gogh Sien ve kızının çizimlerini yaptı.Van Gogh realizzò un gran numero di disegni di Sien e della bambina.
Kızın ailesinin de ağzını arar.Ma la testa della ragazza continua a parlare.
Fakat kızını alamadı.La fidanzata non ce l'aveva.
Bir süre sonra kızın okulunda bir cinayet işlendiği öğrenilir.Il giorno dopo si viene a sapere che una ragazza del college è stata assassinata.
Ancak takip edince görür ki New Jersey'deki kendi evine değil, kızının babasının evine gitmektedir.Cara, non sapendo dove andare, torna a casa di sua sorella maggiore.
Patricia Hearst, Randolph Apperson Hearst ile Catherine Wood Campbell'in beş kızından üçüncüsüdür.Era la terza di cinque figlie, nata da Apperson Randolph Hearst e Catherine Wood Campbell.
Kızını çok sever; ama sosyal konumun daha önemli olduğunu düşünür.Ama sinceramente la figlia, ma pensa che per il bene della famiglia sia più importante la sicurezza economica.
Kızın babası başlangıçta bu evliliğe karşı çıktı.Ma il padre di lei si era opposto a quel matrimonio.
Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler.I Cinesi versano quindi aceto sulla roccia e gli danno fuoco.
Ancak kızın sır gibi tuttuğu bir adı vardır; Lucita Toel Ul Laputa.Sheeta rivela a Pazu il suo nome completo, un nome segreto: Lusheeta Toel Ul Laputa.
Arkadan sola doğru görülen genç kızın da o olduğu düşünülmektedir.In questa famiglia il lato oculare è il sinistro.
Bir gün komşularından birini ziyaret eder ve üç kızından biriyle evlenmek istediğini bildirir.Una notte un uomo va a visitare la sua ex moglie e scopre che intende sposare un suo vecchio amico.
Mustafa İtalyan kızından iyi bir ders almıştır; İtalyan kızlarına olan zaafından vazgeçer.Mustafà si dichiara pronto a tornare all'amore della moglie: basta con le italiane.
İkinci kızının ölümü.Morte di una figlia.
Ama kızın babası inatçı hancı bunu kabul etmez.Entrambi i genitori del ragazzo, purtroppo, non la prenderanno molto bene.
Bu kızın böyle iyi yapabileceğini düşünmüyordum.Non sapevo fossi in grado di comporre in modo così grazioso.