kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.Plus loin gisent deux cadavres de femmes à moitié dévorés.
İki genç kızın aynı erkeğe aşık olmalarını konu edinir.Deux marins sont amoureux de la même fille.
Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider.Elle décide de trouver une fiancée à son fils et de venir à Londres.
Vücut yapısı geometrik şemaya uygundur, çok ince belle genç bir kızın nazik görünümü verilmektedir.Ce démon destructeur a l'apparence d'une fort belle jeune femme.
Oyunun amacı Maça Kızını ve Kupaları almamaktır.Le but du jeu n'est pas la capture des pièces adverses.
Kızının adı ise Nerkez’dir.Son nom de jeune fille est Alnorell.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.Mais l'enfant n'a qu'une chose dans la tête : s'enfuir.
"Bir Türk Kızının Amerika Yolculuğu".Sur le thème de la jeune américaine en voyage.
Onun kızını kurtarması için yardım ister.Il appelle sa femme au secours.
Lavinium ismi Kral Latinus'un Aeneas ile evlenen Lavinia adlı kızından gelir.Le roi Latinus lui offre sa fille Lavinia en mariage.
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Elle ne sait pas où est sa fille.
Aylar sonra, olay henüz çözülememişken, kızın nişanlısı da intihar etti.Des mois après, l'enquête court toujours quand son fiancé est retrouvé mort, après s'être suicidé.
Şaşırır; çuvalı açar ve ağır yaralı ama daha ölmemiş olan kızını görür.Surprise et furieuse, elle poignarda la malheureuse qui succomba à ses blessures.
Kızının ölümü onu günden güne sıkıntılı bir hale sokar.Leur différence d'âge est pour lui un challenge de tous les jours.
Bunu Kont da bilmektedir ve kızının gayet kıymet verdiği Lindoro'yu bir oğlu olarak kabul etmeye başlamıştır.La comtesse l'adopte comme fille et le comte accepte enfin Léon comme fils.
Ailenin dört kızından biridir.L'une des quatre grandes familles.
Robert teklifi kabul etti ve kızını Konstantinopolis'e yolladı.Guiscard accepta et envoya sa fille à Constantinople.
"Kara kızın kara talihi".Titre : La Noire de...
Köye geldiklerinde kızın öldüğünü öğrenirler.Arrivé au village où elle se trouve, il apprend qu'elle est morte.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Il essaie d'enseigner à son copain robot à quoi ressemble la vie d'un petit garçon.
Broker sadece tek bir şey düşünür ve o da kızını korumaktır.Jane ne pense plus qu'à une seule chose : venger sa sœur.
Arkadin'in bir şartı da kızından uzak durmasıdır.Nick lui ordonne de rester loin de sa fille.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.Nous suivons alors le quotidien de ces quatre jeunes filles.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Il imagine l'histoire d'une femme qui se bat pour sa propre survie.
Charlie de kızın evine gider ama onu hasta bulur.Ils se rendent chez Peterson et le trouvent malade.
Miler gelir ölmekte olan kızını rahatlatmaya çalışır.Elle l'utilisera une autre fois pour soulager sa fille mourante.
Heriki kızın mavi gözleri var.Las dos chicas tienen los ojos azules.
Kızının giyinmesine yardım etti.Ella ayudó a su hija a vestirse.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.Yo oí a la chica gritar por ayuda.
Kızınızın adı nedir?¿Cómo se llama vuestra hija?
O, kızına bir elbise aldı.Ella le compró un vestido a su hija.
Kızına yeni bir elbise satın aldı.Le compró un vestido nuevo a su hija.
Kızın adı neydi?¿Cómo llamaban a la chica?
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.Él quiere a su hija, pero su esposa no.
Ben senin kızın değilim.No soy tu hija.
Festivalde gördüğümüz kızın adı ne?¿Cómo se llama la chica que vimos en el festival?
Kızınız kaç yaşında?¿Cuántos años tiene su hija?
Neden unutmaya çalıştığım kızın ismini hatırlayamıyorum?¿Por qué no logro acordarme del nombre de la chica que intento olvidar?
Onun kızını seviyorum.Quiero a su hija.
Leyla, kızını okula götürdü.Leila llevó a su hija a la escuela.
Haftalar sonra Davis ve iki kızını da öldürdü.En cuestión de semanas también mató a Davis y a dos de sus hijas.
Sahne 3: Miller'in evi Mıller kızına Rodolfo'nun kim olduğunu açıklar.Escena 3: Casa de Miller Miller le dice a su hija quién es Rodolfo en realidad.
Kızınız, oğlunuz var.Mujer, Ahí tienes a tu hijo.
Li'nin iki kızının eğitim sistemi için Singapuru seçtiği söylenmiştir.Se dice que ha elegido Singapur por su sistema de educación para sus dos hijos.
Pforzheim'de yedi yaşındaki bir kızın cesedi nehirde bir balıkçı tarafından bulundu.En Pforzheim, Baden, el cuerpo de una niña de siete años fue encontrado en el río por unos pescadores.
Üç yüz kızın ırzına geçilmişti.Fueron violadas trescientas niñas.
Pitchfork iki kızın ırzına geçip onları öldürmüştür.Pitchfork violó y asesinó a dos mujeres.
I. Mariamne'nin annesi Aleksandra duruşmaya katıldı ve öz kızını suçladı.La madre de Mariamna I, Alejandra, también incriminó a su propia hija.
Yeğeninin kızın bir başkasına nişanlı olduğunu bildirip Tonio'yu reddeder.Declara que su sobrina está comprometida con otro hombre y despide a Tonio.
Karısı bir mağazada çalışırken kızını yetiştirdi.Crio a su hija mientras su mujer trabajaba en una tienda por departamentos.
Yanında çalışan kızın o gün nişanı vardır.Su presencia allí esa noche tiene una explicación.
Gerçekte durum daha da karmaşık olup kızın öğretmeni olan Dr Romualdo da genç Bellina'ya gizlice aşıktır.Complica las cosas aún más el doctor Romualdo, tutor de Bellina, que también está enamorado de ella.
Annesi, balerin olmasını istiyordu fakat balerin olmak kızının hayali değildi.Su madre deseaba que fuese bailarina pero ese nunca había sido su sueño.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Una depresión es cuando tú pierdes el tuyo.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Un pequeño grupo de amigos lloró la muerte del joven.
Magnifico böyle bir yaşayan kızının olduğunu inkar eder.Magnifico niega que ella viva aún.
Ramiro buna şaşırır; çünkü Aldiro ona Magnifico'nun kizini çok övüp göklere çıkaratmıştır.Ramiro queda confundido, pues Alidoro ha hablado bien de una de las hijas de Magnifico.
Drupada kızını evlendirmek için bir yarışma düzenledi.Drupada convocó a un concurso para encontrar una pareja adecuada para su hija.
Film farklı sosyal sınıflardan gelen iki genç kızın yakınlaşmasını anlatmaktadır.La película explora la relación entre dos mujeres jóvenes de diferentes clases.
Hermia'nın babası Egeus (Grant Mitchell) ise kızının Demetrius ile evlenmesini ister.Egeo: padre de Hermia, a la que quiere casar con Demetrio.