kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Der alte General hörte ein junges Mädchen schreien und sah nach.
Şöyle ki; hiçbir zaman kirve kirvenin kızını alamaz.Taschenbuchausgabe: Ich hab dir nie einen Rosengarten versprochen.
Ancak düğüne saatler kala Stella kızının babası ile kaçar.Jedoch verlässt Stella Ted kurz vor der Zeremonie für den Vater ihrer Tochter.
Children’s Corner (Çocukların Köşesi) adlı eserini kızına adadı.Ihr widmete er die Children’s Corner.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Mattis liebt seine Tochter über alles.
Bu genç adam kasabın kızına aşık olur.Ein Jüngling verliebt sich dort in die Rittertochter.
Kızın adı Esmé'dir ve kendisi bir aristokrattır.Ihr Name ist Arisugawa Arisu und sie ist eine Alice.
Kızını çok sever ve ona zengin bir koca bulmaya çalışır.Ihr wird unterstellt, dass sie einen reichen Ehemann wolle.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Im Lied singt Scherzinger über ihren Liebhaber.
Fakat kızını alamadı.Zum Beispiel hat er sein Ännchen nicht gekriegt.
Babası aynı zamanda BMW hisselerinin %12.50sini kızına bıraktı.Seine Schwester hält seit der Aufteilung 20,94 Prozent der BMW-Aktien.
Kızın babasını bulur.So findet sie der Vater.
Ve bu dilekleri gerçekleştirmek için küçük kızın annesi Seçil'i ikna eder.Jener hatte Tinas Mutter die Erfüllung eines Wunsches versprochen.
Kızına çeşitli görevlilerce sorular sorulur.Es wird genau eine Frage an mehrere Personen gestellt.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.Doch er kann seine Freundschaft zu der Gouvernante nicht vergessen.
Sonuçta damadını tanımamaktadır ve kızını kaybetmekten ve onun zarar görmesinden çok korkmaktadır.Sie mag ihren Onkel sehr und weiß, dass er noch immer unter dem Verlust seiner Schwester leidet.
Bu kızın ismi kaydedilmemiştir.Der Name dieser Frau ist nicht überliefert.
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Er hinterließ seine Ehefrau und seine erwachsene Tochter.
Arkadin'in bir şartı da kızından uzak durmasıdır.Der Skandal veranlasst Karenin, sich von seiner Frau zu trennen.
7 Ekim 2007'de kızını dünyaya getirdi.Am 7. Oktober 2007 brachte sie einen Sohn zur Welt.
Çünkü o zamana kadar bir kızın yanına bile doğru düzgün yanaşamamışlardır.Er hatte mit seinen Vereinswechseln bis dahin nicht wirklich Glück.
Köyün çobanı, çiftlik ağasının kızına aşık olur ve kızı babasından ister.Des Bauern Tochter verliebt sich in den hohen Herrn und will sich für ihn opfern.
Amacı, kızının yaptığı gibi Ayten'e yardım etmektir.Damit schlägt er auch die Hilfe seiner Tochter Maxi aus.
Ayrıca kızını da alarak bir süreliğine şehirden uzaklara giderler.Auch sie mussten die Stadt sofort verlassen.
Bu hareketler, kızın konumunu söz olmadan açıklar.Die Indizien scheinen ausnahmslos gegen die Mutter des Mädchens zu sprechen.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Als sie dort lebte, war sie depressiv.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Sie will stattdessen ihren Mann Johnny wiedersehen.
Enriqueta üç yıl sonra kocasını ve küçük kızını kaybetti.Die Prostituierte Leonora hat vor einigen Jahren ihre Tochter verloren.
Elmiro bunun içn kızına karşı büyük kızgınlık göstermiştir.Der wütende Elmiro führt seine Tochter fort.
(Siyah Kızın Biri...) adlı filmi çekti.Ein Schwarzer gab dem Bild seinen Namen.
Ancak kızının evlenmesi, yalnızlığını pekiştirmiştir.Obwohl ihre Familie sie zum Heiraten drängt, ist sie alleinstehend.
Kızın gönlünü fethetmek isteyen annesinden başlamalı.Celui qui veut conquérir la fille doit commencer par la mère.
Kızın nasıl?Comment va ta fille ?
Kızınız nasıl?Comment va votre fille ?
Mary kızına vurdu.Marie bat sa fille.
Mary'nin kahverengi gözleri var, kızınınkiler yeşil ve küçük oğlununkiler mavi.Marie a les yeux marrons, sa fille les a verts et son petit-fils a les yeux bleus.
Neden unutmaya çalıştığım kızın ismini hatırlayamıyorum?Pourquoi je n'arrive pas à me rappeler le nom de la fille que j'essaie d'oublier ?
Radyocu İsmail artık iki kızın arasında kalmıştır ve ikisini de idare etmektedir.Le Coran qualifie Ismaël par deux fois « d’endurant ».
Haftalar sonra Davis ve iki kızını da öldürdü.En quelques semaines, elle tua Davis et deux de ses filles.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Son enfant s'est sacrifié pour la protéger.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Une femme musulmane ne peut pas épouser un chrétien.
Kral Jingpyeong'un iki kızından en küçüğüydü.Elle était la première des trois filles du roi Jinpyeong.
Eşini ve kızını Nepal'de bir uçak kazasında kaybetmiştir.Il a perdu sa femme et sa fille lors d'un accident d'avion.
Fakat babası kızına bir gitar satın almış ve özel ders ayarlamıştır.C’est son père qui lui acheta une guitare acoustique et lui pris des cours.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Devon en veut énormément à sa tante.
Kızın adını Beatrice koyuyorlar.Son épouse se nomme Beatrix.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Oğlan, kızın erkek kardeşi Charles'tır.Son beau-frère, Charles.
Kızın bırakılması için yalvarması üzerine köylü bu kızı bulduğu yere geri götürüyor.Inquiet, le paysan ramène l'enfant là où il l'avait trouvé.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Il affirme également avoir entendu une jeune femme crier.
Gerçekte durum daha da karmaşık olup kızın öğretmeni olan Dr Romualdo da genç Bellina'ya gizlice aşıktır.Pour compliquer davantage la situation, le Dr Romualdo, tuteur de Bellina, en est lui aussi amoureux.
Bir anda içeri Gerard girer, kızın bir sevgilisi olduğunu anlamıştır.Hélène, une jeune fille, découvre que son père a une maîtresse.
Tarım ile uğraşan bir ailenin dört kızının en büyüğüdür.Il est le plus âgé des quatre enfants d’une famille de fermier.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.Il ne supporte pas la relation entre sa fille et Moskito.
Filmde köydeki çatışmalardan kaçan bir genç kızın şehre kaçış öyküsü anlatılmaktadır.Le film montre une jeune fille tentant d'échapper au conflit.
Anne, usta keşişten kızını iyileştirmesini ister.Une mère vient lui demander de guérir sa fille .
Kızını tek başına büyütmüştür.Elle élève toute seule son fils.
Öldürülen iki kızın babası.Il est le père de deux filles mort-nées.
Küçük bir kızın büyümesini konu almıştır.Elle doit aider un jeune à grandir.
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.Il fait tout pour essayer de sauver les gens présents dans la bibliothèque.