kızım ile cümle
kızım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Men om I icke viljen lyssna till oss och låta omskära eder, så skola vi taga vår syster och draga bort.»
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Mutta jos te ette kuule meitä ettekä ympärileikkauta itseänne, niin me otamme sisaremme ja menemme tiehemme."
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Pakli neuposlechnete nás, abyste se obřezali, vezmeme zase dceru svou a odejdeme.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Pero si no nos hacéis caso en circuncidaros, tomaremos a nuestra hermana y nos iremos
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››εαν ομως δεν μας ακουσητε να περιτμηθητε, τοτε θελομεν λαβει την θυγατερα ημων και θελομεν αναχωρησει.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››а если не послушаетесь нас в том, чтобы обрезаться, то мы возьмем дочь нашу и удалимся.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Но, ако не приемете условието ни да се обрежете, тогава ще вземем дъщеря си и ще си отидем.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››ואם לא תשמעו אלינו להמול ולקחנו את בתנו והלכנו׃
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››وان لم تسمعوا لنا ان تختتنوا نأخذ ابنتنا ونمضي
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››為 一 樣 的 人 民 。 倘 若 你 們 不 聽 從 我 們 受 割 禮 、 我 們 就 帶 著 妹 子 走 了
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››為一樣 的 人民 。 倘若 你 們不聽從 我 們受 割禮 、 我們 就 帶著 妹子 走了
En can alıcı nokta da birbuçuk sene sonra, Bu muhteşem genç bayan, kızım, evlendiğinde oradaydım.De clou is dat anderhalf jaar later, ik erbij was toen deze prachtige jonge vrouw, mijn dochter, trouwde.
En can alıcı nokta da birbuçuk sene sonra, Bu muhteşem genç bayan, kızım, evlendiğinde oradaydım.Insomma, un anno e mezzo dopo ero presente il giorno in cui questa magnifica ragazza, mia figlia, si sposava.
En can alıcı nokta da birbuçuk sene sonra, Bu muhteşem genç bayan, kızım, evlendiğinde oradaydım.Nejlepší bylo, že o rok a půl později jsem mohl přihlížet tomu, když se tato úžasná žena, má dcera vdávala.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenAdor să mă uit la filmele preferate cu copiii mei.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIch liebe es, meine eigenen Lieblingsfilme mit meinen Kindern anzuschauen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIk deel mijn favoriete films graag met mijn kinderen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken저는 아이들과 제가 좋아하는 영화를 함께 보는 것을 매우 좋아합니다. 제 딸이 네 살일 때
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenRád sa delím o svoje obľúbené filmy s mojimi deťmi.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenSaya senang menonton film-film favority saya bersama anak-anak saya.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenZelo rad gledam moje najljubše filme z mojimi otroci.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenאני אוהב לחלוק את הסרטים האהובים עלי עם ילדיי וכשבתי הייתה בת ארבע,
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenأنا أحب مشاركة أطفالي مشاهدة الأفلام المفضلة لدي، وعندما كانت ابنتي في الرابعة من العمر ،
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken娘が4歳の時 「オズの魔法使い」を見ました
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.제 아내가 딸아이의 첫 번째 생일에 제가 아이를 안고 있는 이 사진을 찍어주었습니다.
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.lors de son premier anniversaire.
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.Moja žena je posnela tole fotografijo, kjer držim svojo hčer na njen prvi rojstni dan.
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.Soția m-a pozat ținând-o pe fiica mea în brațe de ziua ei.
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.Vaimoni otti tämän kuvan, jossa tyttäreni on sylissäni hänen ensimmäisenä syntymäpäivänään.
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.ואשתי צילמה את התמונה הזו מחזיק את בתי
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.وقد التقطت زوجتي هذه الصورة لي وانا أحمل طفلتنا
Eşim benim bu fotoğrafımı, kızımın birinci doğum gününde ben kızımı tutarken çekti.妻が写真に撮った時でした 57丁目と5番街の角のところです
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Ho una moglie e una figlia che mi aspettano a casa.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Jag har en fru och dotter som väntar på mig hemma.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Jeg har en kone og datter, der venter på mig derhjemme.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Mi mujer y mi hija están esperándome en casa.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Minulla on vaimo ja tytär kotona odottamassa.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Tenho mulher e uma filha à minha espera, em casa.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.W domu czeka na mnie żona i córka.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Έχω γυναίκα και κόρη που με περιμένουν στο σπίτι.
Evde beni bekleyen bir karım ve kızım var.Дома меня ждут жена и дочь.
Fakat kızımı değil.Ale nedlžím ti svoju dcéru.
Fakat kızımı değil.Ale nie córkę.
Fakat kızımı değil.De a lányommal nem.
Fakat kızımı değil.Mais je ne vous dois pas ma fille.
Fakat kızımı değil.Ma non vi devo mia figlia.
Fakat kızımı değil.Mas eu não lhe devo minha filha.
Fakat kızımı değil.Meine Tochter schulde ich Euch jedoch nicht!
Fakat kızımı değil.Men jag är inte skyldig dig min dotter.
Fakat kızımı değil.Men jeg skylder Dem ikke min datter.
Fakat kızımı değil.Pero no te debo a mi hija.
Fakat kızımı değil.Αλλά δε σου οφείλω την κόρη μου.
Fakat kızımı değil.彼女を愛しています
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladım2008년 저는 폭풍을 따라다니기 시작했습니다.
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladım "Anne, bunu yapmalısın"Tôi bắt đầu theo đuổi những cơn bão từ năm 2008 sau khi nghe con gái tôi nói, " Mẹ. mẹ nên làm như vậy"
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladım "Anne, bunu yapmalısın"Zaczęłam fotografować burze w 2008, po tym, jak moja córka powiedziała:
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladımluego de que mi hija me dijera:
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladımהתחלתי לרדוף אחרי סערות בשנת 2008
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladımبدأت في ملاحقة العواصف في عام 2008
Fırtına avcılığına 2008'de kızım şöyle dedikten sonra başladım娘に言われたからです "ママ あれ撮らなきゃ"